1967 yılında Erzincan’da dünyaya gelen Bekir Aksun, ilk, orta ve lise öğrenimini Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde tamamladı. 1987 yılında Atatürk Üniversitesi Erzincan Eğitim Yüksekokulu’ndan mezun olan Aksun, ardından Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdi.
1988-2006 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmenlik yapan Aksun, 2006 yılında ticaret hayatına atıldı. Siyasi yaşamına Milliyetçi Hareket Partisi’nde başlayan Aksun; Erzincan’da MHP Yönetim Kurulu Üyeliği, Basın Danışmanlığı, İl Genel Meclis Üyeliği, İl Başkan Vekilliği ve MHP Erzincan İl Başkanlığı görevlerinde bulundu. Ayrıca MHP Üst Kurul Delegeliği görevini üstlendi ve 2018 Genel Seçimlerinde MHP Erzincan Milletvekili Adayı oldu.
31 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirilen Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisi’nden Erzincan Belediye Başkanı seçilen Bekir Aksun, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde de güven tazeleyerek yeniden seçilmiştir.
Evli ve üç çocuk babası olan Aksun, Erzincan Belediye Başkanı olarak görevini sürdürmektedir.
Gençlik bizim gücümüzdür yarınlarımızdır
107 yıl önce bugün 19 Mayıs 1919 da Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, Aziz Türk Milleti bağımsızlığın ve millet iradesinin hakimiyetinin temellerini attılar. 19 Mayıs tarihinde ulaşılan bu zaferi Gazi Mustafa Kemal Atatürk gençlere armağan etmiştir. Çünkü gençlik bizim gücümüzdür yarınlarımızdır.
Bilmeliyiz ki Türk Milleti var olduğu günden bu güne kadar tarihe adını altın harflerle yazdırmayı başarmış güçlü ve inançlı bir millettir. Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Tarihini bilmeyen bir millet, yok olmaya mahkumdur” sözünü görev bilip ceddimizin yaşadığı tüm zorlukları öğrenmek ve bunlardan ders çıkartmalıyız. Tarihini bilen, özüne sahip çıkan ve bunu nesilden nesile aktarmayı başaran milletler tarihin sonuna kadar var olmayı başaracak olan milletlerdir.
Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanan bu tarihi günde; geleceğimizin teminatları sevgili gençlerin, kendilerini çağın gerekleri doğrultusunda yetiştireceklerine inancım tamdır.
Asırlardır Türk Milletinin karşı karşıya olduğu tehditler devam ettiği gibi şimdide devam etmektedir. Ama asırlar önce karşılarında buldukları korkusuz, vatansever, Şanlı Türk Milleti şimdide aynı korkusuz, vatansever Şanlı Türk Milletidir. Bunu hıyanet emeli taşıyanlar çok iyi bilmelidir.
Bu düşüncelerle, 19 Mayıs 1919’un 107’nci yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve aziz şehitlerimizi şükranla, minnetle ve rahmetle bir kez daha anıyor, Türk gençliğinin ve Türk milletinin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı yürekten kutluyorum.
23 Nisan geleceğe duyulan güvenin ve verilen değerin en önemli simgelerinden biridir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, millet iradesinin sarsılmaz kararlılığıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamanın gururunu yaşıyoruz. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği tarihi bir dönüm noktasıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği bu anlamlı gün, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza duyduğumuz inancın en güçlü ifadesidir.
Ancak bu yıl bayram sevincimizi derinden yaralayan acı olaylar yaşadık. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen menfur saldırılarda hayatını kaybeden kıymetli öğrencilerimizi ve fedakâr öğretmenimizi rahmetle anıyor; ailelerine ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Bu tür acıların bir daha yaşanmaması, çocuklarımızın güven içinde, huzurla ve umutla büyüyebileceği bir gelecek için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, tüm çocuklarımızın ve aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, gazilerimizi ve kahraman şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
İstiklal Marşı’mızı 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edilerek ayakta okunmasından bugüne bütün bir millet, milyonlarca kez bu marşı ayakta okuyarak istiklaline ne kadar düşkün olduğunu, istiklalinden asla hiçbir şart altında vazgeçmeyeceğini bütün cihana haykırmıştır.
Bugün her defasından daha gür bir ses ve imanla, daha içtenlik ve sorumluluk bilinciyle, daha derin bir öz güven ve aşkla marşımızı tekrar etmeli; bu marşın doğduğu şartları ve kararlılığı içimizde hissetmeliyiz.
İstiklalimize uzanacak her türlü karanlık eli daha silahına uzanmadan kırmalı, Türk’ün asla istiklalsiz yaşayamayacağını cihana asrın idrakiyle donanmış olarak yeniden göstermeliyiz.
Allah bir daha bu memleketin, bu milletin istiklalini tehlikeye düşürmesin ve bir daha onu İstiklal Marşı yazmaya mecbur etmesin. Mehmet Akif’in o gün ne demek istediği bugün daha iyi anlaşılmaktadır.
Bizi milletçe birleştiren İstiklal Marşımızın ifade ettiği madde ve mana etrafında birlik olmak ve İstiklal Marşımızın ruhunda milli bağımsızlığımıza sahip çıkmak zorundayız.
Milletimizin tüm hissiyatına tercüman olan İstiklal Marşı’mızı yazan Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunuyor, Allah’tan rahmet diliyorum.
Rahmet ve bereketin simgesi, mübarek Ramazan ayına bir kez daha kavuşmanın ve karşılamanın sevinci ve mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız. Tüm insanları huzur ikliminde buluşturarak, milletimizin paylaşma, yardımlaşma, birlik ve beraberlik gibi hasletlerinin artmasına vesile olan Ramazan ayının yuvalarımıza bolluk bereket, huzur getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.
Ramazan ayı, kardeşlik duygularının en güçlü şekilde yaşandığı, insani değerlerin ve kadim kültürün nesilden nesile aktarıldığı bir zaman dilimi. Yardımseverliğin ve dayanışmanın ön planda olduğu bu dönemde, Erzincan halkının ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım eli uzatacağına gönülden inanıyorum.
Ramazan ayının Erzincan, Türkiye ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, vatandaşlarımızın sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde bir Ramazan geçirmelerini diliyorum.
Erzincan’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümünü kutluyor olmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Biz tarihimizle iftihar ediyoruz ve onu gelecek kuşaklara aktarmanın da en önemli vazifemiz olduğunun bilincindeyiz. Bugün bize emanet edilen bu kadim coğrafyada, birbirimizi hazmedebilme kültürünün geliştiği, eşitlik ve sosyal adaletin hız kazandığı bir Erzincan hedefimizdir.
1. Dünya Savaşı sonunda birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış Erzincan ve birçok doğu ilimiz Ruslar tarafından işgal edilip Ermeni eşkıyalarına teslim edilmiştir. 1918 yılında başlatılan Milli Mücadele ile toprağı uğruna canını ortaya koyan “önce vatan” diyen aziz Türk Milletimiz Rus ve Ermeni eşkıyalarını durdurmuş topraklarımızdan def etmiştir.
Al Bayrağın semada dalgalandığı Türkiye Cumhuriyetinin temelleri, kurtuluş yıllarında atılmış o dönemde kanla yazılan zaferler bugün ve bundan sonra da topraklarımıza göz dikeceklere büyük bir ders olmuştur. Unutulmaması gereken bir şey var ki karşılarında her daim Al Bayrağı için kanını son damlasına kadar akıtacak nice Mehmetçikler nice Alparslanlar nice Alperenler var.
Kurtuluş mücadelesinin tüm komutanlarını ve devlet adamlarını minnetle yâd ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Erzincan’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılında, Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, 1918 yılında şehrimizdeki işgali sona erdiren müdahalenin komutanı Kazım Karabekir Paşa ve emirlerindeki her bir nefere şükranlarımı sunuyor, tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 87. yıldönümünde bir kez daha şükran ve özlemle anmaktayız.
Mustafa Kemal Atatürk, bir ulusun ve hatta tüm dünyanın kaderini değiştiren ölümsüz bir kahraman, bütün hayatı mücadelelerden ve savaşlardan ibaret olan, ömrünü vatanına ve milletine vakfetmiş, adını tarihe altın harflerle yazdırmış dünya lideridir.
Hayatını vatanına ve milletine adayan Türk’ün son Ata’sı, ülkenin içinde bulunduğu zor şartlara ve sahip olduğu sınırlı imkânlara rağmen, milletinden aldığı güç ve destekle bağımsız ve millet egemenliğine dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna liderlik etmiştir.
Türk Milleti’nin istiklaline ve istikbaline adanan 57 yıllık ömrün sona erdiği 10 Kasım’ı matem günü olmaktan ziyade, Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerini, eserlerini ve fedakârlıklarını anma günü olarak idrak ediyoruz. Mustafa Kemal Atatürk; “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.” diyerek fikirlerini anlamanın önemini vurgulamıştır.
Mustafa Kemal Atatük’ün en büyük ideali, Türkiye’yi birlik ve beraberlik içinde, güçlü bir ülke olarak muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaktı. Bizler de Atatürk’ün gösterdiği istikamet doğrultusunda Cumhuriyetimizin kuruluş ilkelerine, fikir ve ideallerine bağlı kalarak, Cumhuriyetimizin temel değerlerini koruyarak, kazanımlarını arttırarak, ülkemizi ve milletimizi hak ettiği seviyelere çıkarma gayreti içerisinde yolumuza kararlılıkla devam etmeliyiz.
10 Kasım 1938 tarihinde aramızdan ayrılan Türk’ün son Ata’sını, bugün itibariyle ebediyete intikalinin 87. yıldönümünü idrak etmekteyiz. Aramızdan ayrılmasının derin üzüntüsünü hissettiğimiz bugünde kendisini saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.
Bu vesileyle İstiklal Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve milli mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle anıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifini müjdeleyen Mevlid Kandili’ne ulaşmanın huzuru ve mutluluğu içerisindeyiz.
Peygamber Efendimizin doğumu insanlık için hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan sevgili Peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir.
Peygamberimiz hayatı boyunca insanlara iyilik, adalet, hoşgörü, kardeşlik ve güzel ahlakı öğütlemiştir. Tüm insanlar için sevginin, barışın ve huzurun olması dileğiyle, Erzincanlı hemşerilerimin ve İslam Âlemi’nin Mevlid Kandili’ni kutluyorum.
Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan ve Cumhuriyetimizin temellerini atan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıl dönümünü bir kez daha gurur ve sevinçle kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan 30 Ağustos Zaferi; Anadolu’nun ebediyen Türk yurdu olduğunun, Türk Milletinin ise esarete asla boyun eğmeyeceğinin tüm dünyaya ilanıdır. Bu zafer, milletimizin vatanı uğruna gözünü kırpmadan canını feda ettiği destansı bir mücadelenin sonucudur.
Cumhuriyetimizin kuruluşunu hazırlayan, Milli Mücadele’yi zaferle taçlandıran ve milletimize özgürlük kazandıran kahramanlarımızla ne kadar gurur duysak azdır.
30 Ağustos Zafer Bayramı, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesidir. Bu özel günde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.
YÖNETMELİK
Zabıtanın görev ve yetkileri :
5393 Sayılı Belediye Kanunun 51. maddesinde yer alan, Belediye zabıtası, beldede esenlik, huzur, sağlık ve düzenin sağlanmasıyla görevli olup bu amaçla, belediye meclisi tarafından alınan ve belediye zabıtası tarafından yerine getirilmesi gereken emir ve yasaklarla bunlara uymayanlar hakkında mevzuatta öngörülen ceza ve diğer yaptırımları uygular.
Görevini yaparken zabıtaya karşı gelenler, kolluk kuvvetlerine karşı gelenler gibi cezalandırılır.
Belediye zabıta teşkilâtının çalışma usûl ve esasları, çalışanların görev ve yetkileri, memurluğa alınması için taşımaları gereken nitelikler, alacakları meslek içi eğitim, görevde yükselme, meslekten çıkarılma, giyecekleri kıyafet ve savunma amaçlı olarak kullanacakları aletler ile zabıta teşkilâtında hizmet gereklerine göre oluşturulacak birimler, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Belediye, bu yönetmeliğe aykırı olmamak üzere ek düzenlemeler yapabilir.
Zabıta hizmetleri kesintisiz olarak yürütülür. Zabıta personelinin çalışma süresi ve saatleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde düzenlenir. Belediye zabıta ve özel güvenlik hizmetlerinde fiilen çalışanlara, fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.
Zabıta teşkilatı Erzincan halkının sabah saat 08.00 dan 23.00 a kadar ALO 153 saat 23.00 dan sabah saat 08.00 a kadar 24 saat hizmet vermektedir.
Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır.
Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.
Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda özürlü, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.
Belediye meclisinin kararı ile mücavir alanlara da belediye hizmetleri götürülebilir.
Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:
a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak. Bu hizmetlerin yürütülmesinde Zabıta Müdürlüğü üzerine düşen görevleri yasalar çerçevesinde hızlı ve etkin bir şekilde yerine getirir.
b) Kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak ve uygulamak, kanunlarda belirtilen cezaları vermek. Belediyenin bu doğrultuda çıkardığı yönetmeliklerin yerine getirilmesini sağlar.
c) Gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetleri ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen izin veya ruhsatı vermek. Yasaların tanımış olduğu yetkiler doğrultusunda 10.08.2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, İşyeri Açma ve Çalıştırma yönetmeliğinde belirtilen esaslar doğrultusunda işyerlerini ruhsatlandırmak Zabıta Müdürlüğünün yetkisine verilmiştir.
d) Özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak. Bu maddede geçen alacakların tahsilatına yardımcı olmak.
e) 5393 Sayılı Belediye Kanunun 15. maddesinin I bendinde yer alan Gayrisıhhî müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemek. Yasalar çerçevesinde İşyeri Açma ve Çalıştırma yönetmeliğine uygun olan işyerlerini ruhsatlandırmak ve bu doğrultuda işyerlerini Zabıta Müdürlüğü denetler.
f) Beldede ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi ve kayıt altına alınması amacıyla izinsiz satış yapan seyyar satıcıları faaliyetten men etmek, izinsiz satış yapan seyyar satıcıların faaliyetten men edilmesi sonucu, cezası ödenmeyerek iki gün içinde geri alınmayan gıda maddelerini gıda bankalarına, cezası ödenmeyerek otuz gün içinde geri alınmayan gıda dışı malları yoksullara vermek.
g) Reklam panoları ve tanıtıcı tabelalar konusunda standartlar getirmek. Şehrin tanıtımı ve görünümü bozacak şekilde olan tanıtıcı tabela ve reklam panolarını kontrol ederek olumsuz durumlara müdahale etmek. Şehir merkezinde ana caddeler ve sokaklardaki görünüm tertip ve düzeni sağlamak, kaldırım işgallerini önlemek ve denetlemek.
Belediye mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş sayılır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi hükümleri belediye taşınmazları hakkında da uygulanır. Bu bağlamda da Zabıta Müdürlüğü yasaların ve Belediye Başkanının verdiği yetkileri kullanmak korumakla yükümlüdür.
Yine yasaların verdiği yetkiler doğrultusunda Şehir içi Trafik hizmetlerin yürütülmesinde Belediyenin yapmış olduğu yollarda Trafik düzenini sağlamak amacı ile Trafik işaret ve ikaz levhalarının ile Sinyalizasyon hizmetlerini yürütmekte Zabıta müdürlüğü yetkisine verilmiştir. Bu hizmetlerin yürütülmesinde Trafik Şefliği kurulmuş Zabıta Müdürlüğü bu görevi de yerine getirmektedir.
Hayvan Zabıtası görevi de Zabıta Müdürlüğü bünyesinde 1 Veteriner Hekim ile birlikte yürütülmekte ve aynı zamanda 1 adet de hayvan toplama ekibi şehir merkezinde hayvan toplama görevi yerine getirmektedir.
Şehrin merkezinde kullanılan katı yakıtların kontrol edilerek giriş yapılmasını sağlayan Kömür Kontrol Noktası 24 saat İl merkezine getirilen kömürlerin kontrol ve denetimini yaparak hava kirliliğinin önlenmesinde büyük rol almaktadır.
Ayrıca Zabıta ekipleri çevre ve toplum sağlığını olumsuz yönden etkileyecek hava kirliliği ve çevre kirliliğini önleyecek tedbirleri almak ve aldırtmakla da büyük bir görev üstlenmiştir. Bu görevi yerine getirmek içinde gece ve gündüz hiç durmadan tüm halkımıza hizmet vermekte ve vermeye de devam edecektir.