İstiklal Marşı’mızı 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edilerek ayakta okunmasından bugüne bütün bir millet, milyonlarca kez bu marşı ayakta okuyarak istiklaline ne kadar düşkün olduğunu, istiklalinden asla hiçbir şart altında vazgeçmeyeceğini bütün cihana haykırmıştır.
Bugün her defasından daha gür bir ses ve imanla, daha içtenlik ve sorumluluk bilinciyle, daha derin bir öz güven ve aşkla marşımızı tekrar etmeli; bu marşın doğduğu şartları ve kararlılığı içimizde hissetmeliyiz.
İstiklalimize uzanacak her türlü karanlık eli daha silahına uzanmadan kırmalı, Türk’ün asla istiklalsiz yaşayamayacağını cihana asrın idrakiyle donanmış olarak yeniden göstermeliyiz.
Allah bir daha bu memleketin, bu milletin istiklalini tehlikeye düşürmesin ve bir daha onu İstiklal Marşı yazmaya mecbur etmesin. Mehmet Akif’in o gün ne demek istediği bugün daha iyi anlaşılmaktadır.
Bizi milletçe birleştiren İstiklal Marşımızın ifade ettiği madde ve mana etrafında birlik olmak ve İstiklal Marşımızın ruhunda milli bağımsızlığımıza sahip çıkmak zorundayız.
Milletimizin tüm hissiyatına tercüman olan İstiklal Marşı’mızı yazan Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunuyor, Allah’tan rahmet diliyorum.
Rahmet ve bereketin simgesi, mübarek Ramazan ayına bir kez daha kavuşmanın ve karşılamanın sevinci ve mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız. Tüm insanları huzur ikliminde buluşturarak, milletimizin paylaşma, yardımlaşma, birlik ve beraberlik gibi hasletlerinin artmasına vesile olan Ramazan ayının yuvalarımıza bolluk bereket, huzur getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.
Ramazan ayı, kardeşlik duygularının en güçlü şekilde yaşandığı, insani değerlerin ve kadim kültürün nesilden nesile aktarıldığı bir zaman dilimi. Yardımseverliğin ve dayanışmanın ön planda olduğu bu dönemde, Erzincan halkının ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım eli uzatacağına gönülden inanıyorum.
Ramazan ayının Erzincan, Türkiye ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, vatandaşlarımızın sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde bir Ramazan geçirmelerini diliyorum.
Erzincan’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümünü kutluyor olmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Biz tarihimizle iftihar ediyoruz ve onu gelecek kuşaklara aktarmanın da en önemli vazifemiz olduğunun bilincindeyiz. Bugün bize emanet edilen bu kadim coğrafyada, birbirimizi hazmedebilme kültürünün geliştiği, eşitlik ve sosyal adaletin hız kazandığı bir Erzincan hedefimizdir.
1. Dünya Savaşı sonunda birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış Erzincan ve birçok doğu ilimiz Ruslar tarafından işgal edilip Ermeni eşkıyalarına teslim edilmiştir. 1918 yılında başlatılan Milli Mücadele ile toprağı uğruna canını ortaya koyan “önce vatan” diyen aziz Türk Milletimiz Rus ve Ermeni eşkıyalarını durdurmuş topraklarımızdan def etmiştir.
Al Bayrağın semada dalgalandığı Türkiye Cumhuriyetinin temelleri, kurtuluş yıllarında atılmış o dönemde kanla yazılan zaferler bugün ve bundan sonra da topraklarımıza göz dikeceklere büyük bir ders olmuştur. Unutulmaması gereken bir şey var ki karşılarında her daim Al Bayrağı için kanını son damlasına kadar akıtacak nice Mehmetçikler nice Alparslanlar nice Alperenler var.
Kurtuluş mücadelesinin tüm komutanlarını ve devlet adamlarını minnetle yâd ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Erzincan’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılında, Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, 1918 yılında şehrimizdeki işgali sona erdiren müdahalenin komutanı Kazım Karabekir Paşa ve emirlerindeki her bir nefere şükranlarımı sunuyor, tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 87. yıldönümünde bir kez daha şükran ve özlemle anmaktayız.
Mustafa Kemal Atatürk, bir ulusun ve hatta tüm dünyanın kaderini değiştiren ölümsüz bir kahraman, bütün hayatı mücadelelerden ve savaşlardan ibaret olan, ömrünü vatanına ve milletine vakfetmiş, adını tarihe altın harflerle yazdırmış dünya lideridir.
Hayatını vatanına ve milletine adayan Türk’ün son Ata’sı, ülkenin içinde bulunduğu zor şartlara ve sahip olduğu sınırlı imkânlara rağmen, milletinden aldığı güç ve destekle bağımsız ve millet egemenliğine dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna liderlik etmiştir.
Türk Milleti’nin istiklaline ve istikbaline adanan 57 yıllık ömrün sona erdiği 10 Kasım’ı matem günü olmaktan ziyade, Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerini, eserlerini ve fedakârlıklarını anma günü olarak idrak ediyoruz. Mustafa Kemal Atatürk; “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.” diyerek fikirlerini anlamanın önemini vurgulamıştır.
Mustafa Kemal Atatük’ün en büyük ideali, Türkiye’yi birlik ve beraberlik içinde, güçlü bir ülke olarak muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaktı. Bizler de Atatürk’ün gösterdiği istikamet doğrultusunda Cumhuriyetimizin kuruluş ilkelerine, fikir ve ideallerine bağlı kalarak, Cumhuriyetimizin temel değerlerini koruyarak, kazanımlarını arttırarak, ülkemizi ve milletimizi hak ettiği seviyelere çıkarma gayreti içerisinde yolumuza kararlılıkla devam etmeliyiz.
10 Kasım 1938 tarihinde aramızdan ayrılan Türk’ün son Ata’sını, bugün itibariyle ebediyete intikalinin 87. yıldönümünü idrak etmekteyiz. Aramızdan ayrılmasının derin üzüntüsünü hissettiğimiz bugünde kendisini saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.
Bu vesileyle İstiklal Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve milli mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle anıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifini müjdeleyen Mevlid Kandili’ne ulaşmanın huzuru ve mutluluğu içerisindeyiz.
Peygamber Efendimizin doğumu insanlık için hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan sevgili Peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir.
Peygamberimiz hayatı boyunca insanlara iyilik, adalet, hoşgörü, kardeşlik ve güzel ahlakı öğütlemiştir. Tüm insanlar için sevginin, barışın ve huzurun olması dileğiyle, Erzincanlı hemşerilerimin ve İslam Âlemi’nin Mevlid Kandili’ni kutluyorum.
Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan ve Cumhuriyetimizin temellerini atan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıl dönümünü bir kez daha gurur ve sevinçle kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan 30 Ağustos Zaferi; Anadolu’nun ebediyen Türk yurdu olduğunun, Türk Milletinin ise esarete asla boyun eğmeyeceğinin tüm dünyaya ilanıdır. Bu zafer, milletimizin vatanı uğruna gözünü kırpmadan canını feda ettiği destansı bir mücadelenin sonucudur.
Cumhuriyetimizin kuruluşunu hazırlayan, Milli Mücadele’yi zaferle taçlandıran ve milletimize özgürlük kazandıran kahramanlarımızla ne kadar gurur duysak azdır.
30 Ağustos Zafer Bayramı, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesidir. Bu özel günde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.
Sevgili Öğrenciler,
2024-2025 Eğitim-Öğretim yılının sonuna gelerek başarı dolu bir Eğitim Öğretim yılını tamamladınız. Karne heyecanıyla dolu bu günde, tüm öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyor, yavrularımız için emek veren Öğretmenlerimize ise teşekkür ediyorum.
Öğrencilerimiz için güzel bir tatil döneminin tadını çıkarmanın zamanı geldi. Bu tatil döneminde bolca dinlenin, keyifli zamanlar geçirin ve unutulmaz anılar biriktirin.
2024-2025 Eğitim-Öğretim yılının sonuna gelindi ve öğrenciler heyecanla karnelerini alacaklar. Öğrenciler ve eğitimciler birlikte çalışarak başarılı bir eğitim öğretim yılı geçirdiler, yavrularımız şimdi aldıkları eğitimin meyvelerini toplamanın heyecanını yaşıyorlar.
Başarılarını, notlarını ve katkılarını gösteren karneleri alarak yaz tatiline girecekler. Her bir öğrencinin başarısı, aynı zamanda onların emeklerinin ve çabalarının da bir göstergesidir. Bu karneler, gelecek eğitim yıllarına ve kariyerlerine yönelik hedefler belirlemelerine de yardımcı olacak.
Öğrencilerin karnelerini alacakları bu dönem, hem öğrenciler hem de eğitimciler için bir sonuçtur. Çocuklarımız için emek veren tüm öğretmenlerimize ve idarecilerimize de ayrıca teşekkür ediyorum.
Tüm öğrencilerimize keyifli bir yaz tatili diliyorum.
İyi tatiller.
Bizi birbirimize bağlayan manevi değerlerimizden olan Kurban Bayramı’nın rahmet ve bereketinde buluşmanın mutluluğu içerisindeyiz. Bizleri bir bayrama daha kavuşturan Yüce Allah’a şükürler olsun,
Bayramlar, birlikteliğimizin ve kardeşliğimizin pekiştirilmesi için bir fırsattır. Toplumsal hayata mana ve değer katan Kurban Bayramı sevincinin en iyi şekilde yaşanmasını diliyorum.
Bayram tatili nedeniyle şehir dışına çıkacak vatandaşlarımızın trafik kurallarına uyarak, dikkatli olmalarını rica ediyorum.
Başta Erzincanlı hemşehrilerim olmak üzere tüm İslam aleminin mübarek Kurban Bayramı’nı kutluyorum.
İnsanlarda çevre kirliliğine yönelik farkındalık yaratabilmek ve çevreye duyarlı bir nesil yetiştirilebilmesi için her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanan “Dünya Çevre Günü” tüm insanlığın bugününü olduğu gibi geleceğini de yakından ilgilendirmektedir.
Doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesi, dünyamızın düşüncesizce kirletilmesi, şüphesiz ki yaşamın sürekliliğini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyecektir. Temiz bir dünyada yaşayabilmek ve gelecek nesillerimize temiz bir çevre bırakabilmek, devletin olduğu kadar bireylerinde temel ilkesi olmalıdır. Bunun için herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Temiz bir çevrede yaşamak için öncelikle çevremizi kirletmekten kaçınmalı ve temiz tutmalıyız.
Erzincan Belediyesi olarak temiz çevre, yaşanılabilir ve daha yeşil bir Erzincan için çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü, bu hedefleri konuşmak, değerlendirmek ve birlikte hareket etmek adına önemli bir fırsat olarak düşünüyor, daha güzel, daha sağlıklı ve daha temiz bir gelecek temennisiyle 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü kutluyor, bütün vatandaşlarımıza güzel, temiz bir çevrede mutlu ve sağlıklı bir ömür diliyorum.
Emeğiyle, alın teriyle, üretimiyle ülkemiz için değer üreten, milli gelire büyük katkılar sağlayan milyonlarca emektar işçilerimizin, tüm dünyada birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü olarak kutlanan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum.
Emek veren, çalışan, yorulan, değer üreten işçilerimize, ‘İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz’ diye buyuran Peygamberin ümmeti olarak sahip çıkmak, değer vermek bizim büyük sorumluluğumuzdur.
Bu duygu ve düşüncelerle 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü içtenlikle kutluyor, tüm işçi kardeşlerimizin aileleriyle birlikte huzur, mutluluk ve esenlik içinde bir ömür geçirmelerini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
İslam âleminin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.
Bayramlar dini ve milli duyguların pekiştiği, dargınlıkların sona erdiği, yardımlaşma ve dayanışma duygularının zirveye çıktığı önemli günlerdir. Ramazan Bayramı, milletleri bir arada tutan milli birlik ve beraberlik bilincinin güçlendiği bir dönemdir.
On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’i büyük bir birliktelikle tamamlamanın ve sevgiyle, muhabbetle kucaklaşacağımız Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlar, insanların birbirlerine daha yakın olmasına, yardımlaşmaya, hoşgörüye vesile olan özel zamanlardır. Yüce Allah, hoşgörünün, birlik ve beraberliğin pekiştiği ramazan ayına tekrar kavuşmayı bizlere nasip etsin inşallah.
Bin aydan daha hayırlı mübarek Kadir Gecesi'ne kavuşmuş olmanın mutluluğu içerisindeyiz.
Manevi lütuf ve bereket kapılarının ardına kadar açık olduğu bu mübarek gecenin yolumuzu ve ruhumuzu hidayet ışığıyla buluşturması en büyük dileğim.
Müjdelerle dolu Kadir Gecesi umutsuzluğa, bezginliğe ve karamsarlığa tüm kapıları kapatan, nefsi mücadelelere hazırlanmak için sunulan bulunmaz bir fırsat gecesidir.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve tüm İslam dünyasının Kadir Gecesini tebrik ediyor, Yüce Mevla'dan barış ve huzur içinde hepimizi Ramazan Bayramı'na kavuşturmasını niyaz ediyorum.
Bereketin, beklentilerin, huzurun ve mutluluğun başlangıcı olan Nevruz Bayramınız kutlu olsun. Nevruz, içerdiği güçlü anlamlarla, yeni bir uyanışa, barışa, dostluğa, birlik ve beraberliğe yapılan bir çağrıdır.
Orta Asya’dan Balkanlara kadar uzanan geniş coğrafyada doğanın uyanışıyla birlikte kutlanan Nevruz, zengin kültürümüzün değerlerini ve çeşitliliğini yansıtan, kardeş Türk Cumhuriyetleriyle ile aramızdaki milli ve kültürel bağlarımızı pekiştiren, geçmişten günümüze büyük bir coşkuyla taşıdığımız önemli zenginliğimizdir. Türk dünyasında ve ülkemizde yıllardan beri bayram olarak kutlanan Nevruz, millet olarak bir arada huzur içerisinde yaşama arzusunun kuvvetlendiği karşılıklı sevgi, dayanışma ve hoşgörünün yaşandığı ortak bir kültür mirasımızdır.
Baharın başlangıcı olarak yeniden doğuşu simgeleyen Nevruz, geleceğe dair umut, arzu ve temennileri de içinde barındırmaktadır. Nevruz ile yeniden doğan ve coşkuyla yenilenen sadece doğa ve tabiat değildir. İnsan da bedenen ve ruhen kendini temizler ve yeniler; böylece duygular ve fikirler de yenilenir. Bu yüzden Nevruz, doğadaki dirilişle birlikte bir bayram sevincini ve coşkusunu yaşatmanın yanı sıra, insana dair umutları ve dilekleri de temsil etmektedir.
Bu vesile ile Nevruzun, bolluğa, berekete, birlik ve beraberliğe vesile olması temennilerimle, tüm milletimizin Nevruz Bayramını en içten dileklerimle kutlar aziz hemşehrilerime sevgi ve muhabbetlerimi sunarım.
3 Kasım 1914 – 18 Mart 1915 yılları arasında Çanakkale Boğazı’nda meydana gelen deniz savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran bir zafer destanıdır.
Çanakkale Savaşları, maneviyatın maddiyatı yendiği yer olma özeliği ile dünya tarihi üzerinde büyük etkilere neden olmuş, asırlardır Avrupalılar tarafından sömürülen ülkelerin bağımsızlık fikrinin kuvvetlenmesine yardımcı olmuştur.
Çanakkale Zaferi hiç kuşkusuz sonuçları itibari ile tarihin akışını ve her şeyden önemlisi Türk ulusunun kaderini değiştiren çok önemli bir başarıdır. Çanakkale Zaferi, vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin neleri başarabileceğinin en büyük kanıtıdır.
Tarihte eşine az rastlanır çok uluslu bir güce kanları ve canları pahasına dur diyen ve tüm dünyaya “Çanakkale geçilmez” dedirten büyük Türk milleti ve onun bağrından çıkan kahraman Türk askeri, dün Çanakkale’de olduğu gibi bugünde Çanakkale muharebelerini kazandıran yüksek ruha sahip olarak, ülkesine ve milletine yönelik her türlü tehdit ve tecavüzü bertaraf edebilecek güç ve kararlılıktadır.
Cumhuriyetimizin temeli olan Çanakkale Zaferi, vatan uğruna canından, canlarından vazgeçmiş muhterem şehitlerimizin azmiyle gelecek nesillere armağan edilmiş sonucunda bize kalan şanlı al bayrağımız bu topraklarda her birimize emanet edilmiştir.
Hem ecdadımıza hem de geleceğimize borcumuz büyük. Bu kutsal emanetleri son nefesimizi verene kadar korumalı ve bizden sonraki nesillerimize daha güzel şartlar altında teslim etmeliyiz.
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanı uğruna şehitlik mertebesine ulaşan bütün aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet, ruhları şad olsun.
13 Mart 1992 yılında Erzincan’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyorum.
Depremlerle birçok kez yıkılıp yeniden inşa edilen ve Kuzey Anadolu fay hattında yer alan ilimizde, bir daha deprem yaşamamak, olası bir depremde can ve mal kaybına uğramamak en büyük temennimizdir.
Erzincan’ın tarihi boyunca gerçekleşen büyük depremler bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. Depremler geçmişte olduğu gibi gelecekte de olabilir. Depremlerde can ve mal kaybını en aza indirmek, depremlere hazırlıklı olmak ve şehir yapılanmasını deprem riskine göre yapmak hepimize düşen hayati bir görevdir. Bu gerçeği göz ardı etmeden şehrimizde yatay mimariye devam edeceğiz.
Göreve geldiğimiz günden itibaren özellikle kentsel dönüşüm alanında çok önemli çalışmaları gerçekleştirdik. Allah nasip ederse görev süremiz boyunca bu çalışmalarımızı aksatmadan devam ettireceğiz.
Bu duygu ve düşünceler ile 13 Mart 1992 ve 27 Aralık 1939 yılında Erzincan’da, 06 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizde ve Ülkemizde şimdiye kadar yaşanan bütün depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, saygıyla anıyorum.
İstiklal Marşı’mızı 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edilerek ayakta okunmasından bugüne bütün bir millet, milyonlarca kez bu marşı ayakta okuyarak istiklaline ne kadar düşkün olduğunu, istiklalinden asla hiçbir şart altında vazgeçmeyeceğini bütün cihana haykırmıştır.
Bugün her defasından daha gür bir ses ve imanla, daha içtenlik ve sorumluluk bilinciyle, daha derin bir öz güven ve aşkla marşımızı tekrar etmeli; bu marşın doğduğu şartları ve kararlılığı içimizde hissetmeliyiz.
İstiklalimize uzanacak her türlü karanlık eli daha silahına uzanmadan kırmalı, Türk’ün asla istiklalsiz yaşayamayacağını cihana asrın idrakiyle donanmış olarak yeniden göstermeliyiz.
Allah bir daha bu memleketin, bu milletin istiklalini tehlikeye düşürmesin ve bir daha onu İstiklal Marşı yazmaya mecbur etmesin. Mehmet Akif’in o gün ne demek istediği bugün daha iyi anlaşılmaktadır.
Bizi milletçe birleştiren İstiklal Marşımızın ifade ettiği madde ve mana etrafında birlik olmak ve İstiklal Marşımızın ruhunda yeniden milli bağımsızlığımıza sahip çıkmak zorundayız.
Milletimizin tüm hissiyatına tercüman olan bu İstiklal Marşı’mızı yazdığı için Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunuyor, Allah’tan rahmet diliyorum.
Rahmet ve bereketin simgesi, mübarek Ramazan ayına bir kez daha kavuşmanın ve karşılamanın sevinci ve mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız.
Tüm insanları huzur ikliminde buluşturarak, milletimizin paylaşma, yardımlaşma, birlik ve beraberlik gibi hasletlerinin artmasına vesile olan Ramazan ayı yuvalarımıza bolluk bereket, huzur getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.
Manevi huzuru bulduğumuz Ramazan ayının ruhu ile kardeşlik duygularını asırlar boyunca en iyi şekilde yaşamış, insani hasletlerimizi, kadim değerlerimizi nesilden nesile aktaran bir milletin mensupları olarak, maddi ve manevi güzelliklerin yaşandığı bu ayda halkımızın ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yardım elini uzatarak, onlarla dayanışma içerisinde olacaklarına inanıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan ayının ilimiz, ülkemiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni eder, tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde bir Ramazan ayı geçirmelerini diliyorum.
Tefekkür ve şükür vesilesi mübarek Berat Kandili, bizlere kırılan kalpleri onarma, dargın duvarları yıkma, kinden nefretten uzaklaşma imkânı sunuyor.
Ramazan-ı Şerif’i müjdeleyen bu anlamlı gece, birliğimizi, beraberliğimizi ve gönül bağlarımızı güçlendirme imkânı veriyor.
Mübarek Berat Kandili, Yüce Allah’ın huzurunda yenilenme gecesidir. Ramazan-ı Şerif’e günah ve yüklerimizden beraat ederek girme gecesidir.
Merhametin, iyiliğin, umudun ve huzurun gecesi, on bir ayın sultanı Ramazan’ın habercisi Berat Kandilinizi tebrik ediyor, beraberlik, barış ve huzur dolu bir ramazan ayına sizlerle ulaşmayı diliyorum.
Erzincan’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 107. Yıl dönümünü kutluyor olmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Biz tarihimizle iftihar ediyoruz ve onu gelecek kuşaklara aktarmanın da en önemli vazifemiz olduğunun bilincindeyiz. Bugün bize emanet edilen bu kadim coğrafyada, birbirimizi hazmedebilme kültürünün geliştiği, eşitlik ve sosyal adaletin hız kazandığı bir Erzincan hedefimizdir.
1. Dünya Savaşı sonunda birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış Can Erzincan ve birçok doğu ilimiz Ruslar tarafından işgal edilip Ermeni eşkıyalarına teslim edilmiştir. 1918 yılında başlatılan Milli Mücadele ile toprağı uğruna canını ortaya koyan “önce vatan” diyen aziz Türk Milletimiz Rus ve Ermeni eşkıyalarını durdurmuş topraklarımızdan def etmiştir.
Bir asrı aşkın bir süre geçse de yüreğimizde ki sızı ilk günkü gibi taze ve kapanmayacak kadar da derindir. Türkiye Cumhuriyetinin tek dostu yine kendi yine Türk devletleridir. Al Bayrağın semada dalgalandığı Türkiye Cumhuriyetinin temelleri, kurtuluş yıllarında atılmış o dönemde kanla yazılan zaferler bugün ve bundan sonra da topraklarımıza göz dikeceklere büyük bir ders olmuştur.
Milletimiz o zorlu günlerde el ele vermiş bütün zorlukların üstesinden gelmiştir. Asırlar öncesine de baksak şimdiye de baksak bizim yükselmemizi varlığımızı kabullenemeyen gelecekte de karşımıza çıkacak düşmanlarımızın olduğu aşikâr. Ama unutulmaması gereken bir şey var ki karşılarında her daim Al Bayrağı için kanını son damlasına kadar akıtacak nice Mehmetçikler nice Alparslanlar nice Alperenler var. Bu kutlu günde, bu topraklar için hayatını veren, canını feda eden kahraman şehitlerimizin manevi huzurlarında saygıyla eğiliyorum.
Kurtuluş mücadelesinin tüm komutanlarını ve devlet adamlarını minnetle yâd ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Erzincan’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 107’nci yılında, Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, 1918 yılında şehrimizdeki işgali sona erdiren müdahalenin komutanı Kazım Karabekir Paşa ve emirlerindeki her bir nefere şükranlarımı sunuyor, tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Miraç kandiline ulaşmanın mutluluğu ve huzuru içerisindeyiz. Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin Miraç Kandili’ni içtenlikle kutluyorum.
Miraç, Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) Cebrail Aleyhisselam'ın rehberliğinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükselişidir.
Bu gece insanlığa dinin direği namaz hediye edildi. Namaz her mümine ikram edilmiş bir nimettir. Namaz, Müminin Allah’ın huzuruna çıkışı, bir nevi miracıdır. Bu gece her zamankinden daha çok ellerimizi semaya açıp kendimize, ailemize, memleketimize, milletimize ve tüm İslam alemine Yüce Yaratandan hayırlar niyaz edelim, ülkemizdeki barış, huzur ve sükun ortamına kastedenlere hidayet niyaz edelim.
Bu duygu ve düşüncelerle İdrak edeceğimiz Miraç Kandilinin yediden yetmişe tüm milletimize, İslam Alemine ve tüm insanlığa hayır ve mutluluk getirmesini diliyor, tüm hemşehrilerimin bu aydınlık gecelerini tebrik ediyorum.
Mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan ve milletin sesi olan Basın mensuplarımız; demokratik bir toplumun öncelikli unsurlarından biri olan halkın doğru ve tarafsız haber alma ve bilgi edinme hakkını etkin olarak kullanmasına aracılık ederek oldukça önemli bir kamu hizmetini yerine getirmektedir. Basın, her zaman ve her yerde doğru, tarafsız, ilkeli haber vererek, objektif davranarak haber alma özgürlüğümüzü sağlayan en etkili araçtır.
Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, “Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.” sözü ile basının tarafsız, doğru ve ilkeli habercilik anlayışının önemine dikkat çekmiştir.
Günümüz şartlarında bilgiye ve habere erişimin kolaylaştığı, internet ve sosyal medyada da halkı doğru ve tarafsız haberle hızlı bir şekilde buluşturan gazetecilerimizin yaptıkları görevin önemi daha da artmaktadır.
Bu duygu ve düşüncülerle, mesleğin gerektirdiği etik ve ahlak kuralları doğrultusunda görevlerini özveriyle yerine getiren Basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü içtenlikle kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Üç ayların manevi iklimine girildiği müjdesini taşıyan Regaip Kandili’ ne ulaşmanın heyecanı ve mutluluğu içerisindeyiz.
Rahmet ve bereket ayları olan üç ayların başlangıcını müjdeleyen mübarek Regaib Kandilimizin sevgi ve birlik hislerimizi kuvvetlendirmesini diliyor ve dünyadaki tüm Müslüman kardeşlerimizin Regaip Kandili'ni kutluyorum.
Regaip Kandilinde Allahü Teâla müminlere ihsanlar ve ikramlar yapar bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur.
Bu mübarek gecede ibadet şuuru içinde kalp kırmaktan kaçınmalı, kardeşlik ve beraberliğimizi güçlendirmeye, birlik ve beraberliğimizi korumaya gayret göstermeli, elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalıyız. Regaibi ve üç ayları gerçek anlamda değerlendirmek de ancak bu yolla mümkün olur.
Bu duygu ve düşüncelerle Aziz Milletimizin ve bütün İslam âleminin Regaip Kandilini tebrik ediyor, bu gecenin Milletimizin ve İslam âleminin birlik ve dirliğine, insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.
Çok değerli Erzincanlı hemşehrilerim, 2025 yılının sizlere, ailenize, Erzincan’ımıza, ülkemize, gönül coğrafyamıza ve tüm insanlık alemine huzur getirmesini yüce mevladan niyaz ediyorum. Erzincan Belediyesi olarak 2025 yılında da Can Erzincan'ımıza hizmet etmeye devam edeceğiz.”
Birlik ve beraberliğimizin daim olması dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
İyi ki varsınız.
27 Aralık 1939 yılında Erzincan’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle yad ediyorum.
Depremlerle birçok kez yıkılıp yeniden inşa edilen ve Kuzey Anadolu fay hattında yer alan ilimizde, bir daha deprem yaşamamak, olası bir depremde can ve mal kaybına uğramamak en büyük temennimizdir.
Erzincan’ın tarihi boyunca gerçekleşen büyük depremler bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. Depremler geçmişte olduğu gibi gelecekte de olabilir. Bu gerçeği göz ardı etmeden şehirleşmek, yapılaşmak ve yaşamak zorundayız. Depremlerde can ve mal kaybını en aza indirmek, depremlere hazırlıklı olmak ve şehir yapılanmasını deprem riskine göre yapmak hepimize düşen hayati bir görevdir.
Göreve geldiğimiz günden itibaren özellikle kentsel dönüşüm alanında önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Kızılay ve Hocabey Mahallelerinde yapmış olduğumuz çalışmaların yanı sıra ilimizde bulunan riskli binaların ise büyük oranda dönüşümünü sağladık. Kentsel Dönüşüm ile ilgili çalışmalarımıza devam etmekteyiz.
Erzincan’da binaların deprem riskini değerlendirmek üzere Erzincan Valiliği, Erzincan Belediyesi, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nden alanında uzman kişiler tarafından oluşturulan deprem bilim komisyonu kurulmuştur.
2 aşama olmak üzere süreç belirlenmiş olup ilk aşama değerlendirme sürecinde Erzincan’da 2000 yılından önce yapılan eski binalar öncelikli olmak ve Erzincan’daki tüm mahalleler dahil olmak üzere binaların ilk etap deprem riski değerlendirilmesi gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde belirlenmiştir.
İkinci aşama çalışmaları için Erzincan Belediyesi öncülüğünde Deprem Bilim Komisyonu toplantılarını yapmış olup gerekli analizler ve raporlar hazırlanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderilmiş ve iş birliği için teklif hazırlanarak cevap beklenmektedir.
Allah nasip ederse görev süremiz boyunca çalışmalarımızı aksatmadan devam ettireceğiz.
Bu duygu ve düşünceler ile 27 Aralık 1939 yılında ilimizde yaşanan depremde ve ülkemizde meydana gelen depremlerde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.
Birleşmiş Milletler 1992 yılında, 3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan edilmiş, kararın sonrasında da BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerin bugünü “engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla tanınmasını istemiştir.
Engelli yurttaşlarımıza yönelik gerekli olanaklar sağlandığında spor, sanat, eğitim, siyaset ve iş dünyasındaki başarıları ortadadır. Engellilik, sosyal hayatı engelleyen bir kusur olarak algılanmamalıdır.
Engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmak, onların sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak ve hayatlarını kolaylaştırıcı önlemler almak hem insanlık görevimiz hem de toplumsal sorumluluktur. Engelli olmak bir kusur değildir, engellilik insani bir halin özetidir. En büyük engel körelmiş kalplere sahip olan zihniyetlerdir.
İnsana insan olduğu için kıymet veren bir medeniyetin mensupları olarak, engellilere yardım etmenin Allah’a olan sadakatimizi gösteren bir davranış olduğunu bildiren bir peygamberin ümmetiyiz.
Erzincan Belediyesi olarak engelli vatandaşlarımızın hayatlarını huzur içinde geçirebilmeleri için üzerimize düşen ne varsa yapmak boynumuzun borcudur. Ulaşımdan eğitime, çalışma hayatından sağlık hizmetlerine varıncaya kadar her alanda engellilerimize insanca bir hayat sunmak, insani ve hukuki mükellefiyettir.
Bu duygu ve düşüncelerle 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde tüm engelli yurttaşlarımıza sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yaşam sürmelerini diliyorum."
Ahilik kültürü Anadolu'da asırlardır süregelen bir dayanışma ve kardeşlik anlayışı olup, bu önemli hafta esnaf ve sanatkârlar için derin bir anlam taşımaktadır.
Ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evran’ın öğretilerinin bugün de esnaf teşkilatlarına rehber olmaktadır. Ahilik, sadece bir meslek örgütü değil, aynı zamanda dürüstlüğü, yardımlaşmayı, paylaşmayı ve ahlaki değerleri esas alan bir yaşam biçimidir. Bugün de bu değerleri yaşatmak, hem ekonomimizin hem de toplumsal dayanışmamızın temelini oluşturmaktadır.
Ecdadımızın Anadolu’yu yurt yapmasına yardımcı olan tarihteki en önemli sivil toplum kuruluşlarından Ahilik teşkilatı, 13. yüzyılda temelleri atılan ve iyi ahlak, doğruluk, kardeşlik, yardımseverlik gibi değerler üzerinden yüzümüzü ağartan, başımızı dik kılan bir medeniyet projesidir.
Ahilik; bilginin hikmetle, ticaretin ahlakla buluşmasıdır. Ahilikte hamd vardır, şükür vardır, kanaat vardır. Ahilik sadece ticari bir meşguliyet değil, manevi değerlerimizin, geleneklerimizin ve kültürümüzün muhafızıdır. Toplumsal dokunun, sosyal dayanışma ve adaletin teminatıdır. En önemlisi de esnafımız, güvenirliliğin, dürüstlüğün emin olma simgesidir
Erzincan esnafının, Ahilik geleneğinden aldığı ilhamla dürüst ve ilkeli ticaret anlayışını sürdürdüğünü belirterek, “Ahilik ruhu, esnafımızın günlük yaşamında, ticaretinde ve toplumsal ilişkilerinde rehber olmaya devam etmektedir. Bizler de bu değerlerin yaşatılması için her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz.
Ahilik, sadece geçmişimizin bir mirası değil, geleceğimizin de yol göstericisidir. Bu değerlerin gençlerimize aktarılması ve onların da bu bilinçle yetişmesi en büyük temennimizdir. Tüm esnaf ve sanatkârların Ahilik Haftası kutlu olsun.
Gaziler günü istiklalimizi, özgürlüğümüzü, birlik ve beraberliğimizi borçlu olduğumuz gazilerimizin hatırasını yâd etme ve onlara şükranlarımızı bir kez daha ifade etme günüdür.
Şehitlik ve Gazilik, milletimiz için şereflerin en yücesidir. Türk Milleti vatanı, bayrağı ve onuru için canını bir an bile tereddüt etmeden feda etmiş ve asırlardır bunun örneklerini vererek kahramanlık destanları yazmıştır. Bugün üzerinde huzur ve kardeşlik ortamı içinde yaşadığımız bu ülke şehitlerimiz ve gazilerimizin bizlere emanetidir. Bu mukaddes emaneti hassasiyetle korumak ve gelecek nesillere gurur duyacakları bir Türkiye bırakmak şehit ve gazilerimize vefa borcumuzdur.
Bu minnet ve şükran duyguları içinde bugün de aynı azim ve kararlılıkla milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını ortaya koyan, 19 Eylül 1921’de Gazilik unvanını alan Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tarih boyunca vatanı, bayrağı ve onuru için mücadele eden kahramanlarımıza, aziz şehitlerimize ve ebediyete intikal eden gazilerimize Allah’tan rahmet, hayatta olan gazilerimize ise aileleriyle birlikte sağlıklı uzun ömürler diliyorum.
Yeni bir eğitim öğretim yılına başlamanın heyecanını ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Sevgili çocuklarımızın, değerli öğretmenlerimizin, bütün eğitim camiamızın ve velilerimizin heyecanını yürekten paylaşıyor, yeni eğitim öğretim yılının eğitim camiasına hayırlı olmasını temenni ediyor, huzurlu ve başarılı bir ders yılı diliyorum.
Hayatımızın vazgeçilmez unsuru, geleceğimizi şekillendiren en büyük faktörlerden biri olan okul, bizleri hayata hazırlayan, gelişme ve çağdaşlaşma çabalarını başarıya ulaştıran sistemli bir eğitim yuvasıdır.
Yeni bir eğitim öğretim yılına başlayan çocuklarımızın azim ve kararlılık içinde yeni bilgi ve beceriler kazanacaklarına, bunun sonucunda başarılı olacaklarına tüm kalbimizle inanıyor ve onlara güveniyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle sevgili öğrencilerimiz başta olmak üzere meslektaşlarım olan öğretmenlerimizin ve tüm eğitim camiamızın İlköğretim Haftası’nı kutluyor, 2024-2025 eğitim öğretim yılının Erzincan’ımıza ve ülkemize başarılar getirmesini temenni ediyorum.
15 Temmuz 2016 gecesi ülkemizin birliğine, bütünlüğüne kast etmek isteyen hainlere karşı aziz Türk Milleti 7’den 70’e ayağa kalkmış ve dünyaya büyük bir demokrasi dersi vermiştir.
Meydanlara çıkan kahraman milletimiz, minarelerden yükselen sala sesleri ile milli iradeye ve demokrasiye olan bağlılığını tüm dünyaya göstermiş, akıllarını dış güçlere satmış ve ordumuzun içerisine sızmış olan terör mensuplarına gereken dersi vermiştir.
15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişimi, tarih boyunca Türk Milletini bulunduğu coğrafyadan atmaya çalışan ve bunun için türlü oyunlara başvuranların sergilediği çirkin emellerin bir parçasıdır.
Bu çirkin emellerin peşinde olanlar dün nasıl hüsran içerisinde oldularsa, 15 Temmuz gecesinde de hüsrana uğramışlardır ve bundan sonra da milletimizin birlik ve beraberliği ile devletimizin gücü karşısında yok olacaklardır.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, gazilerimize ise şükranlarımı sunuyorum. Bu aziz millet, sizlerin kahramanlığını ve fedakârlığını asla unutmayacak ve unutturmayacaktır.
Erzincan’ımızın Kemaliye İlçesine bağlı Başbağlar Köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde hain terör örgütü tarafından gerçekleştirilen katliamın yıl dönümünü ilk günkü acı ile anmaktayız. Bu gecede 28 vatandaşımız kurşuna dizilerek, 5 vatandaşımızda ateşe verilen evlerde hayatını kaybetti.
Bu olay tarihe kara bir sayfa, kara bir gün olarak geçmiş insani hiçbir açıklaması olmayan, 33 masum vatandaşımızın canına kıyarak, terörün en aşağılık yüzünü Başbağlar’da sergilemişlerdir.
Yaşattıkları acıyla bizleri sindirebileceklerini, bölebileceklerini sanan hainler her zaman yanıldıkları gibi o gün de yanıldılar.
Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne göz diken hain odaklar Başbağlar’da da kardeşlik hukukumuzu bozmaya yeltenmiş fakat yaşanan büyük acılara rağmen başarılı olamamışlardır. Tarihte ülkemizi parçalamak isteyen hainler asla emellerine ulaşamadı ve ulaşamayacaktır.
31 yıldır Başbağlar milletimizin ortak acısı, ortak yasının adı olmuştur. Her karışına kanını, canını feda etmiş şehitlerimizin, gazilerimizin emaneti olan bu toprakların neferi olan bir milletiz biz.
Birlik ve beraberliğe her şeyden çok ihtiyacımız olan bu günlerde, vatanımıza göz diken hainlere her bir ağızdan diyoruz ki; Madımak’ta yanan canda bizim, Başbağlar’da dökülen kanda bizim. Biz bir ölürsek bin diriliriz.
Bu duygu ve düşüncelerle bu menfur katliamın mağdurlarına sabır, kaybettiğimiz canlara ise Allah’tan rahmet diliyorum.
Bizi birbirimize bağlayan manevi değerlerimizden olan Kurban Bayramı’nın rahmet ve bereketinde buluşmanın mutluluğu içerisindeyiz. Bizleri bir bayrama daha kavuşturan Yüce Allah’a şükürler olsun.
Bayramlar paylaşmanın en çok hissedildiği ve hissettirildiği özel günlerdir. Birlikteliğimizin ve kardeşliğimizin pekiştirilmesi için de bir fırsattır. Huzur içerisinde idrak edilmesini temenni ettiğimiz, toplumsal hayata mana ve değer katan Kurban Bayramı sevincinin en iyi şekilde yaşanmasını diliyorum.
Bayramların arttırdığı hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma duygularından yararlanarak bu kutlu günlerde birlik ve beraberliğimizi perçinlemeli, sevgi dolu günler geçirmek için elimizden geleni yapmalıyız.
Kıymetli hemşehrilerim, bayram tatilinin uzun bir süre olması sebebi ile memleketine ve şehir dışına gidecek olan vatandaşlarımızın trafik kurallarına uyarak araç kullanmalarını isteyerek, Kurban Bayramı’nın ülkemize birlik, beraberlik, sevgi, kardeşlik ve huzur getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.
Başta Erzincan’lı hemşehrilerim olmak üzere tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Sevgili Öğrenciler,
2023-2024 Eğitim-Öğretim yılının sonuna gelerek başarı dolu bir Eğitim Öğretim yılını tamamladınız. Karne heyecanıyla dolu bu günde, tüm öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyor, yavrularımız için emek veren Öğretmenlerimize ise teşekkür ediyorum.
Öğrencilerimiz için güzel bir tatil döneminin tadını çıkarmanın zamanı geldi. Bu tatil döneminde bolca dinlenin, keyifli zamanlar geçirin ve unutulmaz anılar biriktirin.
2023-2024 Eğitim-Öğretim yılının sonuna gelindi ve öğrenciler heyecanla karnelerini alacaklar. Öğrenciler ve eğitimciler birlikte çalışarak başarılı bir eğitim öğretim yılı geçirdiler, yavrularımız şimdi aldıkları eğitimin meyvelerini toplamanın heyecanını yaşıyorlar.
Başarılarını, notlarını ve katkılarını gösteren karneleri alarak yaz tatiline girecekler. Her bir öğrencinin başarısı, aynı zamanda onların emeklerinin ve çabalarının da bir göstergesidir. Bu karneler, gelecek eğitim yıllarına ve kariyerlerine yönelik hedefler belirlemelerine de yardımcı olacak.
Öğrencilerin karnelerini alacakları bu dönem, hem öğrenciler hem de eğitimciler için bir sonuçtur. Çocuklarımız için emek veren tüm Öğretmenlerimize ve idarecilerimize de ayrıca teşekkür ediyorum.
Tüm öğrencilerimize keyifli bir yaz tatili diliyorum.
İyi tatiller.
İnsanlarda çevre kirliliğine yönelik farkındalık yaratabilmek ve çevreye duyarlı bir nesil yetiştirilebilmesi için her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanan “Dünya Çevre Günü” tüm insanlığın bugününü olduğu gibi geleceğini de yakından ilgilendirmektedir.
Doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesi, dünyamızın düşüncesizce kirletilmesi, şüphesiz ki yaşamın sürekliliğini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyecektir. Temiz bir dünyada yaşayabilmek ve gelecek nesillerimize temiz bir çevre bırakabilmek, devletin olduğu kadar bireylerinde temel ilkesi olmalıdır. Bunun için herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Temiz bir çevrede yaşamak için öncelikle çevremizi kirletmekten kaçınmalı ve temiz tutmalıyız.
Erzincan Belediyesi olarak temiz çevre, yaşanılabilir ve daha yeşil bir Erzincan için çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü, bu hedefleri konuşmak, değerlendirmek ve birlikte hareket etmek adına önemli bir fırsat olarak düşünüyor, daha güzel, daha sağlıklı ve daha temiz bir gelecek temennisiyle 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü kutluyor, bütün vatandaşlarımıza güzel, temiz bir çevrede mutlu ve sağlıklı bir ömür diliyorum.
105 yıl önce bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, Aziz Türk Milleti bağımsızlığın ve millet iradesinin hakimiyetinin temellerini attılar. 1919’un 19 Mayısında, topraklarımızın işgal ve istilaya uğradığı bir dönemde, kahramanlarımız Türk milletinin asaletinden doğan manevi kudretine inançla başladı bu mücadeleye.
19 Mayıs tarihi Türkiye Cumhuriyeti için çok şey ifade etmektedir. Tarih bu günü gösterdiğinde ilk kıvılcım ateşlenmiş Türk Milleti kenetlenmiş ve sönmek üzere olan umutlar yeniden canlanmıştır. Ve sonucunda ulaşılan bu zaferi Gazi Mustafa Kemal Atatürk gençlere armağan etmiştir.
Çünkü gençlik bizim gücümüzdür yarınlarımızdır. Özellikle bizim gibi nüfusunun büyük bir bölümü genç ve dinamik olan bir ülke için daha da büyük bir önem arz etmektedir.
Bilmeliyiz ki Türk Milleti var olduğu günden bu güne kadar tarihe adını altın harflerle yazdırmayı başarmış güçlü ve inançlı bir millettir. Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Tarihini bilmeyen bir millet, yok olmaya mahkumdur” sözünü görev bilip ceddimizin yaşadığı tüm zorlukları öğrenmek ve bunlardan ders çıkartmalıyız. Tarihini bilen, özüne sahip çıkan ve bunu nesilden nesile aktarmayı başaran milletler tarihin sonuna kadar var olmayı başaracak olan milletlerdir.
Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanan bu tarihi günde; geleceğimizin teminatları sevgili gençlerin, kendilerini çağın gerekleri doğrultusunda yetiştireceklerine inancım tamdır.
Asırlardır Türk Milletinin karşı karşıya olduğu tehditler devam ettiği gibi şimdide devam etmektedir. Ama asırlar önce karşılarında buldukları korkusuz, vatansever, Şanlı Türk Milleti şimdide aynı korkusuz, vatansever Şanlı Türk Milletidir. Bunu hıyanet emeli taşıyanlar çok iyi bilmelidir.
Bu düşüncelerle, 19 Mayıs 1919’un 105’inci yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aziz şehitlerimizi şükranla, minnetle ve rahmetle bir kez daha anıyor, Türk gençliğinin ve Türk milletinin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı yürekten kutluyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde millet iradesinin kararlılığıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamanın gururunu yaşıyoruz.
Büyük Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ile taçlanmış, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilan edilmiştir.
23 Nisan 1920 egemenliğin millet iradesine bırakıldığı, demokrasinin temelinin atıldığı Cumhuriyetimizin yapı taşı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun yanı sıra, geleceğimizin teminatı çocuklarımızın da bayramıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı gelecek nesillere verilen önemin ve güvenin de simgesi olmuştur. Daha güçlü ve daha huzurlu yarınlar için geleceğimizin güvencesi, teminatı çocuklarımızı çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak, en iyi şekilde yetiştirmek, geleceğe hazırlamak hepimizin ortak hedefidir.
Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar önemli bir vesiledir.
Egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 104. yılında tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı içtenlikle kutluyor, büyük Türk milleti için büyük anlam taşıyan bugünde Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, gazilerimizi ve kahraman şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde millet iradesinin kararlılığıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamanın gururunu yaşıyoruz.
Büyük Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ile taçlanmış, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilan edilmiştir.
23 Nisan 1920 egemenliğin millet iradesine bırakıldığı, demokrasinin temelinin atıldığı Cumhuriyetimizin yapı taşı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun yanı sıra, geleceğimizin teminatı çocuklarımızın da bayramıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı gelecek nesillere verilen önemin ve güvenin de simgesi olmuştur. Daha güçlü ve daha huzurlu yarınlar için geleceğimizin güvencesi, teminatı çocuklarımızı çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak, en iyi şekilde yetiştirmek, geleceğe hazırlamak hepimizin ortak hedefidir.
Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar önemli bir vesiledir.
Egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 104. yılında tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı içtenlikle kutluyor, büyük Türk milleti için büyük anlam taşıyan bugünde Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, gazilerimizi ve kahraman şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Bayramlar, dini ve milli duyguların perçinleştiği, dargınlıkların ve kırgınlıkların son bulduğu, yardımlaşma ve dayanışma duygularının en üst seviyelere çıktığı, milletleri var eden milli birlik ve beraberlik şuurunun güçlendiği önemli günlerdir.
On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’i büyük bir birliktelikle tamamlamanın ve sevgiyle, muhabbetle kucaklaşacağımız Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Yüce Allah, hoşgörünün, birlik ve beraberliğin pekiştiği ramazan ayına tekrar kavuşmayı bizlere nasip etsin inşallah.
Ramazan Bayramı’nın bütün insanlığa barış ve huzur getirmesini diliyor, Türk İslam âleminin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.
Bin aydan daha hayırlı mübarek Kadir Gecesi'ne kavuşmuş olmanın mutluluğu içerisindeyiz.
Manevi lütuf ve bereket kapılarının ardına kadar açık olduğu bu mübarek gecenin yolumuzu ve ruhumuzu hidayet ışığıyla buluşturması en büyük dileğim.
Müjdelerle dolu Kadir Gecesi umutsuzluğa, bezginliğe ve karamsarlığa tüm kapıları kapatan, nefsi mücadelelere hazırlanmak için sunulan bulunmaz bir fırsat gecesidir.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve tüm İslam dünyasının Kadir Gecesini tebrik ediyor, Yüce Mevla'dan barış ve huzur içinde hepimizi Ramazan Bayramı'na kavuşturmasını niyaz ediyorum.
Bereketin, beklentilerin, huzurun ve mutluluğun başlangıcı olan Nevruz Bayramınız kutlu olsun. Nevruz, içerdiği güçlü anlamlarla, yeni bir uyanışa, barışa, dostluğa, birlik ve beraberliğe yapılan bir çağrıdır.
Orta Asya’dan Balkanlara kadar uzanan geniş coğrafyada doğanın uyanışıyla birlikte kutlanan Nevruz, zengin kültürümüzün değerlerini ve çeşitliliğini yansıtan, kardeş Türk Cumhuriyetleriyle ile aramızdaki milli ve kültürel bağlarımızı pekiştiren, geçmişten günümüze büyük bir coşkuyla taşıdığımız önemli zenginliğimizdir. Türk dünyasında ve ülkemizde yıllardan beri bayram olarak kutlanan Nevruz, millet olarak bir arada huzur içerisinde yaşama arzusunun kuvvetlendiği karşılıklı sevgi, dayanışma ve hoşgörünün yaşandığı ortak bir kültür mirasımızdır.
Baharın başlangıcı olarak yeniden doğuşu simgeleyen Nevruz, geleceğe dair umut, arzu ve temennileri de içinde barındırmaktadır. Nevruz ile yeniden doğan ve coşkuyla yenilenen sadece doğa ve tabiat değildir. İnsan da bedenen ve ruhen kendini temizler ve yeniler; böylece duygular ve fikirler de yenilenir. Bu yüzden Nevruz, doğadaki dirilişle birlikte bir bayram sevincini ve coşkusunu yaşatmanın yanı sıra, insana dair umutları ve dilekleri de temsil etmektedir.
Bu vesile ile Nevruzun, bolluğa, berekete, birlik ve beraberliğe vesile olması temennilerimle, tüm milletimizin Nevruz Bayramını en içten dileklerimle kutlar aziz hemşehrilerime sevgi ve muhabbetlerimi sunarım.
3 Kasım 1914 – 18 Mart 1915 yılları arasında Çanakkale Boğazı’nda meydana gelen deniz savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran bir zafer destanıdır.
Çanakkale Savaşları, maneviyatın maddiyatı yendiği yer olma özeliği ile dünya tarihi üzerinde büyük etkilere neden olmuş, asırlardır Avrupalılar tarafından sömürülen ülkelerin bağımsızlık fikrinin kuvvetlenmesine yardımcı olmuştur.
Çanakkale Zaferi hiç kuşkusuz sonuçları itibari ile tarihin akışını ve her şeyden önemlisi Türk ulusunun kaderini değiştiren çok önemli bir başarıdır. Çanakkale Zaferi, vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin neleri başarabileceğinin en büyük kanıtıdır.
Tarihte eşine az rastlanır çok uluslu bir güce kanları ve canları pahasına dur diyen ve tüm dünyaya “Çanakkale geçilmez” dedirten büyük Türk milleti ve onun bağrından çıkan kahraman Türk askeri, dün Çanakkale’de olduğu gibi bugünde Çanakkale muharebelerini kazandıran yüksek ruha sahip olarak, ülkesine ve milletine yönelik her türlü tehdit ve tecavüzü bertaraf edebilecek güç ve kararlılıktadır.
Cumhuriyetimizin temeli olan Çanakkale Zaferi, vatan uğruna canından, canlarından vazgeçmiş muhterem şehitlerimizin azmiyle gelecek nesillere armağan edilmiş sonucunda bize kalan şanlı al bayrağımız bu topraklarda her birimize emanet edilmiştir.
Hem ecdadımıza hem de geleceğimize borcumuz büyük. Bu kutsal emanetleri son nefesimizi verene kadar korumalı ve bizden sonraki nesillerimize daha güzel şartlar altında teslim etmeliyiz.
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde; Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanı uğruna şehitlik mertebesine ulaşan bütün aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet, ruhları şad olsun.
13 Mart 1992 yılında Erzincan’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyorum.
Depremlerle birçok kez yıkılıp yeniden inşa edilen ve Kuzey Anadolu fay hattında yer alan ilimizde, bir daha deprem yaşamamak, olası bir depremde can ve mal kaybına uğramamak en büyük temennimizdir.
Erzincan’ın tarihi boyunca gerçekleşen büyük depremler bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. Depremler geçmişte olduğu gibi gelecekte de olabilir. Depremlerde can ve mal kaybını en aza indirmek, depremlere hazırlıklı olmak ve şehir yapılanmasını deprem riskine göre yapmak hepimize düşen hayati bir görevdir. Bu gerçeği göz ardı etmeden şehrimizde yatay mimariye devam edeceğiz.
Göreve geldiğimiz günden itibaren özellikle kentsel dönüşüm alanında çok önemli çalışmaları gerçekleştirdik. Allah nasip ederse görev süremiz boyunca bu çalışmalarımızı aksatmadan devam ettireceğiz.
Bu duygu ve düşünceler ile 13 Mart 1992 ve 27 Aralık 1939 yılında Erzincan’da, 06 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizde ve Ülkemizde şimdiye kadar yaşanan bütün depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, saygıyla anıyorum.
İstiklal Marşı’mızı 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edilerek ayakta okunmasından bugüne bütün bir millet, milyonlarca kez bu marşı ayakta okuyarak istiklaline ne kadar düşkün olduğunu, istiklalinden asla hiçbir şart altında vazgeçmeyeceğini bütün cihana haykırmıştır.
Bugün her defasından daha gür bir ses ve imanla, daha içtenlik ve sorumluluk bilinciyle, daha derin bir öz güven ve aşkla marşımızı tekrar etmeli; bu marşın doğduğu şartları ve kararlılığı içimizde hissetmeliyiz.
İstiklalimize uzanacak her türlü karanlık eli daha silahına uzanmadan kırmalı, Türk’ün asla istiklalsiz yaşayamayacağını cihana asrın idrakiyle donanmış olarak yeniden göstermeliyiz.
Allah bir daha bu memleketin, bu milletin istiklalini tehlikeye düşürmesin ve bir daha onu İstiklal Marşı yazmaya mecbur etmesin. Mehmet Akif’in o gün ne demek istediği bugün daha iyi anlaşılmaktadır.
Bizi milletçe birleştiren İstiklal Marşımızın ifade ettiği madde ve mana etrafında birlik olmak ve İstiklal Marşımızın ruhunda yeniden milli bağımsızlığımıza sahip çıkmak zorundayız.
Milletimizin tüm hissiyatına tercüman olan bu İstiklal Marşı’mızı yazdığı için Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunuyor, Allah’tan rahmet diliyorum.
Rahmet ve bereketin simgesi, mübarek Ramazan ayına bir kez daha kavuşmanın ve karşılamanın sevinci ve mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız.
Tüm insanları huzur ikliminde buluşturarak, milletimizin paylaşma, yardımlaşma, birlik ve beraberlik gibi hasletlerinin artmasına vesile olan Ramazan ayı yuvalarımıza bolluk bereket, huzur getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.
Manevi huzuru bulduğumuz Ramazan ayının ruhu ile kardeşlik duygularını asırlar boyunca en iyi şekilde yaşamış, insani hasletlerimizi, kadim değerlerimizi nesilden nesile aktaran bir milletin mensupları olarak, maddi ve manevi güzelliklerin yaşandığı bu ayda halkımızın ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yardım elini uzatarak, onlarla dayanışma içerisinde olacaklarına inanıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan ayının ilimiz, ülkemiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni eder, tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde bir Ramazan ayı geçirmelerini diliyorum.
Kadınlarımız, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır.
Fedakârlığın, özverinin ebedi temsilcisi olan ve aile kurumunun kutsiyetinin temel öğesi olan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.
Hayatımızın her anında varlıklarıyla onurlandığımız, sevgi, fedakârlık ve hoşgörünün sembolü olan kadınlarımız, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır. Toplumun ve ailenin temeli olan kadınlarımız, insanlık mektebinin de ilk hocalarıdır. Bu mektebi sevgi ve hoşgörüyle inşa edip, insanlığın emeği ve merhameti olmuşlardır.
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Dünyada her şey kadının eseridir” diyerek kadınların değerini vurgulayan en önemli lider olmuş, tüm başarılarının ortağı olarak da kadınları görmüştür.
Fedakârlığı, sevecenliği, çalışkanlığı ve üretkenliğiyle her zaman ailesine ve topluma önemli katkılar sunan kadınları, hayatın her alanında etkin bir şekilde görmek bizleri sevindirmektedir. Günümüzde kadınlarımıza reva görülen her türlü şiddeti nefretle kınıyor, hastalıklı düşünceleri reddediyoruz.
Bu duygularla özverinin, sevginin ve asaletin kaynağı olmuş başta şehit ve gazi anneleri ile şehit ve gazi eşleri olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sevgi ve şefkati hiç bir karşılık beklemeden veren tüm annelerimizi ve kadınlarımızı en kalbi duygularla selamlıyor, sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.
6 Şubat 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizde meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyorum.
06 Şubat tarihi karşılaştığımız ve hafızalarımıza kazınan acılarla dolu bir felaketin yıl dönümündeyiz. Birçok felaketle yüzleşmiş, her defasında omuz omuza vererek karşılaştığımız bütün zorlukların üstesinden gelmeyi başarmış bir milletin evlatlarıyız.
06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin hemen ardından Ülkemizin her bir köşesinde olduğu gibi, Deprem Felaketlerini yaşamış bir şehrin evlatları olarak hemen Belediyemiz ve tüm Kamu Kurum ve Kuruluşları, STK larımız ile beraber vatandaşlarımız ile el ele vererek hep birlikte deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın yardımına koştuk, kapılarımızı depremzede vatandaşlarımıza açtık.
06 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizde ve şehrimiz ile beraber ülkemizde şimdiye kadar yaşanan bütün depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Rabbim, güzel ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın
Miraç kandiline ulaşmanın mutluluğu ve huzuru içerisindeyiz. Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin Miraç Kandili’ni içtenlikle kutluyorum.
Miraç, Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) Cebrail Aleyhisselam'ın rehberliğinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükselişidir.
Bu gece insanlığa dinin direği namaz hediye edildi. Namaz her mümine ikram edilmiş bir nimettir. Namaz, Müminin Allah’ın huzuruna çıkışı, bir nevi miracıdır. Bu gece her zamankinden daha çok ellerimizi semaya açıp kendimize, ailemize, memleketimize, milletimize ve tüm İslam alemine Yüce Yaratandan hayırlar niyaz edelim, ülkemizdeki barış, huzur ve sükun ortamına kastedenlere hidayet niyaz edelim.
Bu duygu ve düşüncelerle İdrak edeceğimiz Miraç Kandilinin yediden yetmişe tüm milletimize, İslam Alemine ve tüm insanlığa hayır ve mutluluk getirmesini diliyor, tüm hemşehrilerimin bu aydınlık gecelerini tebrik ediyorum.
Üç ayların manevi iklimine girildiği müjdesini taşıyan Regaip Kandili'ne ulaşmanın heyecanı ve mutluluğu içerisindeyiz.
Rahmet ve bereket ayları olan üç ayların başlangıcını müjdeleyen mübarek Regaib Kandilimizin sevgi ve birlik hislerimizi kuvvetlendirmesini diliyor ve dünyadaki tüm Müslüman kardeşlerimizin Regaip Kandili'ni kutluyorum.
Regaip kandilinde Allahü Teâla müminlere ihsanlar ve ikramlar yapar bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur.
Bu mübarek gecede ibadet şuuru içinde kalp kırmaktan kaçınmalı, kardeşlik ve beraberliğimizi güçlendirmeye, birlik ve beraberliğimizi korumaya gayret göstermeli, elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalıyız. Regaibi ve üç ayları gerçek anlamda değerlendirmek de ancak bu yolla mümkün olur.
Bu duygu ve düşüncelerle Aziz Milletimizin ve bütün İslam âleminin Regaip Kandilini tebrik ediyor, bu gecenin Milletimizin ve İslam âleminin birlik ve dirliğine, insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.
Mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan ve milletin sesi olan Basın mensuplarımız; demokratik bir toplumun öncelikli unsurlarından biri olan halkın doğru ve tarafsız haber alma ve bilgi edinme hakkını etkin olarak kullanmasına aracılık ederek oldukça önemli bir kamu hizmetini yerine getirmektedir. Basın, her zaman ve her yerde doğru, tarafsız, ilkeli haber vererek, objektif davranarak haber alma özgürlüğümüzü sağlayan en etkili araçtır.
Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, “Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.” sözü ile basının tarafsız, doğru ve ilkeli habercilik anlayışının önemine dikkat çekmiştir.
Günümüz şartlarında bilgiye ve habere erişimin kolaylaştığı, internet ve sosyal medyada da halkı doğru ve tarafsız haberle hızlı bir şekilde buluşturan gazetecilerimizin yaptıkları görevin önemi daha da artmaktadır.
Bu duygu ve düşüncülerle, mesleğin gerektirdiği etik ve ahlak kuralları doğrultusunda görevlerini özveriyle yerine getiren Basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü içtenlikle kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
2024 yılının sağlık, huzur, bereket getirmesini diliyorum.
Çok değerli Erzincanlı hemşehrilerim 2024 yılının sizlere ailenize Erzincanımıza, ülkemize, gönül coğrafyamıza ve tüm insanlık alemine huzur getirmesini yüce mevladan niyaz ediyorum.
Erzincan Belediyesi olarak 2024 yılında da Can Erzincan'ımıza hizmet etmeye devam edeceğiz.
Birlik ve beraberliğimizin daim olması dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
İyi ki varsınız.
27 Aralık 1939 yılında Erzincan’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyorum.
Depremlerle birçok kez yıkılıp yeniden inşa edilen ve Kuzey Anadolu fay hattında yer alan ilimizde, bir daha deprem yaşamamak, olası bir depremde can ve mal kaybına uğramamak en büyük temennimizdir.
Erzincan’ın tarihi boyunca gerçekleşen büyük depremler bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. Depremler geçmişte olduğu gibi gelecekte de olabilir. Bu gerçeği göz ardı etmeden şehirleşmek, yapılaşmak ve yaşamak zorundayız. Depremlerde can ve mal kaybını en aza indirmek, depremlere hazırlıklı olmak ve şehir yapılanmasını deprem riskine göre yapmak hepimize düşen hayati bir görevdir.
Göreve geldiğimiz günden itibaren özellikle kentsel dönüşüm alanında önemli çalışmaları gerçekleştirdik. Allah nasip ederse görev süremiz boyunca bu çalışmalarımızı aksatmadan devam ettireceğiz.
Bu duygu ve düşünceler ile 27 Aralık 1939 yılında ilimizde yaşanan depremde ve ülkemizde meydana gelen depremlerde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.
Sarıkamış Harekatı sırasında Allahuekber Dağları’nda şehit olan Askerlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Mehmetçiklerimizin gösterdiği kahramanlık ve fedakarlık, ülkemizde her zaman saygı ve minnet duygularıyla hatırlanacak hatıraları sonsuza kadar yaşatılacaktır.
Sarıkamış Harekâtı, Mehmetçiğin vatan topraklarını düşman işgalinden kurtarabilmek amacıyla Allahuekber Dağlarında şehadete ulaştığı büyük bir fedakârlık örneğidir.
Birinci Dünya Savaşında mücadele ettiğimiz Doğu Cephesi, Sarıkamış’ta Ruslar tarafından işgal edilen Kars, Ardahan ve Batum’u geri alabilmek, Doğu Anadolu’yu düşman işgaline karşı savunabilmek amacıyla açılmıştı.
Ağır kış şartlarında eksi 30 dereceye varan dondurucu soğukta Allahuekber Dağlarını aşarak Sarıkamış’a ulaşabilmek için yılmadan mücadele eden vatan evlatlarına; kar, fırtına ve soğuk geçit vermemiş, binlerce kahraman Askerimiz şehit düşmüştür.
Bu toprakları bizlere vatan kılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, kahramanlığın, kardeşliğin, gayretin, büyük bir azmin destanı olan Sarıkamış Harekatı’nın yıl dönümünde; donarak, hastalığa yenik düşerek, göğüs göğüse çarpışarak şehit düşen Sarıkamış şehitlerimiz, vatan uğruna canlarından geçerek Hakk’a yürüyen, bütün şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum.”
Kişi özü ile yaşayacak, yaşatılacak ise insan hakları hususunda hiç ödün verilmemelidir. İnsanı insan yapan ona verilen değerdir. Bu değerler herkese eşit olunca kıymetlidir. Tüm insanlar hiçbir ayrım gözetilmeksizin yalnızca insan oluşlarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahiptir.
Demokratik bir hukuk devleti olan ülkemizde, insan hakları alanında atılan her olumlu adım vatandaşlarımıza verilen saygı ve önemin bir ifadesidir.
İnsan haklarının korunmasında her bir bireyin üzerine büyük bir görev düşmektedir. İnsan haklarının korunması görevi sadece hükümetlerin değil bütün kuruluşların, bütün insanların görevidir. Nitekim insan hakları bilincinin ve insan haklarının tam olarak benimsenerek, uygulanması için gerekli sorumluluk duygusunun toplumda ve bütün insanlarda bulunması büyük önem taşımaktadır.
Biz insan haklarının sadece taraftarı değil aynı zamanda taviz vermez savunucusuyuz. Her nerede bir hak ihlali varsa biz hakkı ihlal edilmiş o insanların yanındayız ve olmaya da devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm insanların karşılıklı hoşgörü ve anlayış içinde yaşadığı bir dünya diliyor, vatandaşlarımızın 10 Aralık İnsan Hakları Gününü ve İnsan Hakları ve Demokrasi Haftasını kutluyorum.
Birleşmiş Milletler 1992 yılında, 3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan edilmiş, kararın sonrasında da BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerin bugünü “engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla tanınmasını istemiştir.
Engelli yurttaşlarımıza yönelik gerekli olanaklar sağlandığında spor, sanat, eğitim, siyaset ve iş dünyasındaki başarıları ortadadır. Engellilik, sosyal hayatı engelleyen bir kusur olarak algılanmamalıdır.
Engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmak, onların sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak ve hayatlarını kolaylaştırıcı önlemler almak hem insanlık görevimiz hem de toplumsal sorumluluktur. Engelli olmak bir kusur değildir, engellilik insani bir halin özetidir. En büyük engel körelmiş kalplere sahip olan zihniyetlerdir.
İnsana insan olduğu için kıymet veren bir medeniyetin mensupları olarak, engellilere yardım etmenin Allah’a olan sadakatimizi gösteren bir davranış olduğunu bildiren bir peygamberin ümmetiyiz.
Erzincan Belediyesi olarak engelli vatandaşlarımızın hayatlarını huzur içinde geçirebilmeleri için üzerimize düşen ne varsa yapmak boynumuzun borcudur. Ulaşımdan eğitime, çalışma hayatından sağlık hizmetlerine varıncaya kadar her alanda engellilerimize insanca bir hayat sunmak, insani ve hukuki mükellefiyettir.
Bu duygu ve düşüncelerle 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde tüm engelli yurttaşlarımıza sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yaşam sürmelerini diliyorum.
Milletimizin ruh ve karakterine biçim veren, bugünün mimarı, yarınların hazırlayıcısı muhterem öğretmenlerimize çok şey borçlu olduğumuz iyi bilinmelidir.
Sahip oldukları bilgi, kültür ve deneyimi kuşaklara aktaran öğretmenlerimiz, sosyolojik sürekliliğin sağlanmasına da büyük bir katkı sağlamaktadır. Gelecek nesillerin yetişmesinde en önemli rol öğretmenlerimizindir. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın çağın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip olmaları, tarihimize ve milli kültüre bağlı, evrensel değerlere açık, aklı hür, vicdanı hür kişiler olarak yetişmeleri için bin bir fedakârlık gösterdiğiniz için sizlere şükran duygularımı ifade etmek istiyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere hayatını kaybeden tüm öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli olan ve görevine devam eden tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü en içten duygularımla kutluyorum.
Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 85. yıldönümünde bir kez daha şükran ve özlemle anmaktayız.
Mustafa Kemal Atatürk, bir ulusun ve hatta tüm dünyanın kaderini değiştiren ölümsüz bir kahraman, bütün hayatı mücadelelerden ve savaşlardan ibaret olan, ömrünü vatanına ve milletine vakfetmiş, adını tarihe altın harflerle yazdırmış dünya lideridir.
Hayatını vatanına ve milletine adayan Türk’ün son Ata’sı, ülkenin içinde bulunduğu zor şartlara ve sahip olduğu sınırlı imkânlara rağmen, milletinden aldığı güç ve destekle bağımsız ve millet egemenliğine dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna liderlik etmiştir.
Türk Milleti’nin istiklaline ve istikbaline adanan 57 yıllık ömrün sona erdiği 10 Kasım’ı matem günü olmaktan ziyade, Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerini, eserlerini ve fedakârlıklarını anma günü olarak idrak ediyoruz. Mustafa Kemal Atatürk; “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.” diyerek fikirlerini anlamanın önemini vurgulamıştır.
Mustafa Kemal Atatük’ün en büyük ideali, Türkiye’yi birlik ve beraberlik içinde, güçlü bir ülke olarak muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaktı. Bizler de Atatürk’ün gösterdiği istikamet doğrultusunda Cumhuriyetimizin kuruluş ilkelerine, fikir ve ideallerine bağlı kalarak, Cumhuriyetimizin temel değerlerini koruyarak, kazanımlarını arttırarak, ülkemizi ve milletimizi hak ettiği seviyelere çıkarma gayreti içerisinde yolumuza kararlılıkla devam etmeliyiz.
10 Kasım 1938 tarihinde aramızdan ayrılan Türk’ün son Ata’sını, bugün itibariyle ebediyete intikalinin 85. yıldönümünü idrak etmekteyiz. Aramızdan ayrılmasının derin üzüntüsünü hissettiğimiz bugünde kendisini saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.
Bu vesileyle İstiklal Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve milli mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle anıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 19 Mayıs 1919’da başlatılan Milli Mücadele’nin Büyük Zafer ile noktalanmasını takiben ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Türk Milleti’nin tabiat ve şiarına en uygun irade Cumhuriyet iradesidir” dediği Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü kutlamanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Her türlü zorluğa ve imkânsızlığa rağmen aziz milletimizin bağımsızlığına kavuşabilmek için kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle topyekûn inanç ve kararlılıkla giriştiği Kurtuluş Savaş’ımız, her safhası eşsiz kahramanlık destanlarıyla dolu büyük bir zaferle sonuçlanmıştır.
Milletimizin yeniden özgür bir şekilde birlik ve beraberlik içerisinde yaşamasını sağlayan Cumhuriyetin kuruluşu tarihimizdeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Milletimizin ortak eseri ve atalarımızdan bize en büyük miras olan Cumhuriyeti korumak ve sonsuza dek yaşatmak hepimizin görevidir. İstiklalimiz ve istikbalimiz uğruna; yediden yetmişe verdiğimiz çetin mücadelenin zafer ile taçlandırıldığı Kurtuluş Savaşı’nın akabinde ilan edilen Cumhuriyetimiz; ilelebet tarihteki ve gönlümüzdeki yerini muhafaza edecektir.
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümünde büyük Türk milletinin sahip olduğu tüm değerlerle hissettiği bu coşku ve heyecanının hiç eksik olmamasını temenni ediyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimizi de şükranla selamlıyorum.
Büyük Türk milletinin Cumhuriyet Bayramını içtenlikle kutluyor, en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Muhtarlık müessesesi, kültürümüzün ve toplumsal hayatımızın önemli yapı taşlarından biridir. Halkımızın tercihi ve seçimle göreve gelen muhtarlarımız, son derece önemli bir vazife üstlenmektedir. Devletimizin vatandaşlarımıza ulaşmasında her zaman en ön saflarda olan muhtarlarımız, halkımızın kendi içlerinden biri olarak gördükleri, her türlü sorun, sıkıntı ve taleplerini rahatlıkla ilettikleri temsilcileridir.
Biz Erzincan Belediyesi olarak muhtarlara verdiğimiz değeri ilk geldiğimiz günden ifade ettik ve Muhtarlık İşleri Müdürlüğünü kurduk, Muhtarlık İşleri Müdürlüğümüz münasebetiyle iletişim içerisinde olduğumuz tüm muhtarlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak için ivedi bir şekilde hareket etmekteyiz.
Toplumda çok önemli işlevleri olan ve yerel yönetimin temel taşlarından biri olan muhtarlarımıza hizmetlerinden ve gayretlerinden dolayı şükranlarımı sunarım. Bu vesile ile geçmişten bugüne öncelikle hayatlarını kaybetmiş muhtarlarımıza rahmet diliyorum. Şehrimize büyük emek ve katkıları olan ve bugün muhtarlık görevini sürdüren tüm muhtarlarımızın bu anlamlı gününü kutluyor, hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum.
Yaşlılarımız kültürümüzü, değerlerimizi, gelecek nesillere taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımızdır. Toplumumuza ve Ülkemize hizmetle geçirmiş insanların yaşlandıklarında bakım ve ilgi isteme hakları vardır. Bizleri bugünlere hazırlayan yaşlılarımız için hayatlarını kolaylaştırmak onlara sahip çıkmak, sevgi ve saygı göstermek en büyük görevlerimiz arasında yer almaktadır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; “ Bir Milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu, o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Mazide muktedir bütün kuvveti ile çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, istikbale güvenle bakma hakkı yoktur” sözünden de anlaşılacağı gibi yaşlılarımıza her daim sahip çıkıp onlara her zaman destek vermek, sevgi ve saygıya dayalı ilişkiler kurup onlara sahip çıkmamız gerekmektedir.
Unutulmamalıdır ki bugün onların olduğu terde yarın bizler olacağız. Yaşlılarımıza sahip çıkalım, dertleri derdimiz sevinçleri sevincimiz olsun. Her yaşlı vatandaşımızda kendimizi bulabileceğimizi unutmamamız gerekmektedir. Her insan yaşlılığa doğru adım atar. Milletimizin yaşlısına duyduğu sevgi saygı ve sahiplenme duygusu kültürümüzün en güzel örneklerinden bir tanesi olarak dünyadaki diğer ülkelere örnek olmaktadır.
1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü vesilesi ile bütün büyüklerimizin gününü kutluyor, kendilerine sevgi ve saygılarımı sunarak ellerinden öper, sağlıklı mutluluk dolu yıllar diliyorum
Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin dünyayı teşrifini müjdeleyen Mevlid Kandili’ne ulaşmanın huzuru ve mutluluğu içerisindeyiz.
Peygamberimizin doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştır. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan sevgili Peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir.
Peygamberimiz, yaşamı boyunca insanlara iyiliği, adaleti, hoşgörüyü, kardeşliği ve güzel ahlakı tavsiye etmiştir. Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizi anlama, anlatma, yaşama ve genç nesillere anlatmak için en önemli zamandır. Bununla beraber, O‘nun ahlak ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir.
Tüm insanlar için sevginin, barışın ve huzurun olması dileğiyle, Erzincanlı hemşerilerimin ve tüm İslam Âlemi’nin Mevlid Kandili’ni kutluyorum.
Geçmişi yüzyıllara dayanan ve bugün yıldönümünü kutladığımız itfaiye teşkilatımızın çalışmalarında büyük bir özveri ve fedakârlıklarla vatandaşlarımız ve diğer canlıların yardımına koşan İtfaiye personeline teşekkür ediyor, bu anlamlı haftalarını kutluyorum.
İtfaiye teşkilatımız, her türlü felaket ve acil durumlarda kendi hayatlarını gözlerini bile kırpmadan tehlikeye atarak, ailelerini geride bırakıp zaman kavramı gözetmeksizin çalışmaktadır. Modern teçhizat ve personeli ile sadece yangınlarda değil, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için 24 saat canla başla çalışan İtfaiye teşkilatımız, kutsal bir vazife ifa etmektedir. Karşılaştıkları olaylar karşısında göstermiş oldukları gayret her türlü takdirin üzerindedir.
Bu vesile ile vatandaşlarımız için gece gündüz demeden, 24 saat boyunca her koşulda görevi başında olan, başta Erzincan Belediyesi İtfaiye mensupları olmak üzere bu hayati sorumluluğu büyük bir gayret göstererek üstlenen tüm İtfaiyecilerimizin haftasını kutluyor, kazasız belasız çalışmalar diliyorum.
Gaziler günü istiklalimizi, özgürlüğümüzü, birlik ve beraberliğimizi borçlu olduğumuz gazilerimizin hatırasını yâd etme ve onlara şükranlarımızı bir kez daha ifade etme günüdür.
Şehitlik ve Gazilik, milletimiz için şereflerin en yücesidir. Türk Milleti vatanı, bayrağı ve onuru için canını bir an bile tereddüt etmeden feda etmiş ve asırlardır bunun örneklerini vererek kahramanlık destanları yazmıştır. Bugün üzerinde huzur ve kardeşlik ortamı içinde yaşadığımız bu ülke şehitlerimiz ve gazilerimizin bizlere emanetidir. Bu mukaddes emaneti hassasiyetle korumak ve gelecek nesillere gurur duyacakları bir Türkiye bırakmak şehit ve gazilerimize vefa borcumuzdur.
Bu minnet ve şükran duyguları içinde bugün de aynı azim ve kararlılıkla milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını ortaya koyan, 19 Eylül 1921’de Gazilik unvanını alan Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tarih boyunca vatanı, bayrağı ve onuru için mücadele eden kahramanlarımıza, aziz şehitlerimize ve ebediyete intikal eden gazilerimize Allah’tan rahmet, hayatta olan gazilerimize ise aileleriyle birlikte sağlıklı uzun ömürler diliyorum.
Ecdadımızın Anadolu’yu yurt yapmasına yardımcı olan tarihteki en önemli sivil toplum kuruluşlarından Ahilik teşkilatı, 13. yüzyılda temelleri atılan ve iyi ahlak, doğruluk, kardeşlik, yardımseverlik gibi değerler üzerinden yüzümüzü ağartan, başımızı dik kılan bir medeniyet projesidir.
Ahilik; bilginin hikmetle, ticaretin ahlakla buluşmasıdır. Ahilikte hamd vardır, şükür vardır, kanaat vardır. Ahilik sadece ticari bir meşguliyet değil, manevi değerlerimizin, geleneklerimizin ve kültürümüzün muhafızıdır. Toplumsal dokunun, sosyal dayanışma ve adaletin teminatıdır. En önemlisi de esnafımız, güvenirliliğin, dürüstlüğün emin olma simgesidir.
Selçuklu Devleti’nde, Osmanlı Devleti’nde ve Türkiye Cumhuriyeti’nde de esnaf ve sanatkârlarımız toplumun ana omurgası, kültürümüzün taşıyıcı kolonları olmuş ve olmayı da sürdürmektedirler. Her daim hakka ve hakikate tanıklık eden ve daima iyiliğin gören gözü, tutan eli olan ecdadımızdan aldığımız bu kutsal emaneti daha da zenginleştirerek, sonraki nesillere aktarmak için çalışmaya devam edeceğiz.
Bu duygularla, Ahilik geleneğini yaşatan ve yaşatılması için gayret gösteren herkese şükranlarımı sunuyorum.
Yeni bir eğitim öğretim yılına başlamanın heyecanını ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Sevgili çocuklarımızın, değerli öğretmenlerimizin, bütün eğitim camiamızın ve velilerimizin heyecanını yürekten paylaşıyor, yeni eğitim öğretim yılının eğitim camiasına hayırlı olmasını temenni ediyor, huzurlu ve başarılı bir ders yılı diliyorum.
Hayatımızın vazgeçilmez unsuru, geleceğimizi şekillendiren en büyük faktörlerden biri olan okul, bizleri hayata hazırlayan, gelişme ve çağdaşlaşma çabalarını başarıya ulaştıran sistemli bir eğitim yuvasıdır.
Her çocuğumuzun eğitim öğretime kavuşmasını sağlamak, evlatlarımızı bir sonraki öğretim kademesine hazırlamak, ilgi ve kabiliyetlerini geliştirmesine fırsat verecek ortamları oluşturmak, nihayetinde ülkesine bağlı, milletini seven, değerlerine sahip çıkan mutlu bireyler yetiştirmek hepimizin asil görevidir.
Yeni bir eğitim öğretim yılına başlayan çocuklarımızın azim ve kararlılık içinde yeni bilgi ve beceriler kazanacaklarına, bunun sonucunda başarılı olacaklarına tüm kalbimizle inanıyor ve onlara güveniyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle sevgili öğrencilerimiz başta olmak üzere meslektaşlarım olan öğretmenlerimizin ve tüm eğitim camiamızın İlköğretim Haftası’nı kutluyor, 2023-2024 eğitim öğretim yılının Erzincan’ımıza ve ülkemize başarılar getirmesini temenni ediyorum.
Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yıl dönümünü bir kez daha gururla ve sevinçle kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Anadolu’nun ebediyen Türk yurdu olduğunun ve Türk Milletinin esarete asla boyun eğmeyeceğinin ilan edildiği 30 Ağustos Zaferi, Türk Milletinin vatanı uğruna gözünü kırpmadan canını feda ettiği bir mücadelenin sonucudur.
Cumhuriyetimizin kuruluşunu hazırlayan, Milli Mücadeleyi zaferle taçlandıran, milletimize özgürlük kazandıran, bayrağımızın onurla dalgalandığı vatan topraklarını bizlere bırakan kahramanlarımızla ne kadar gurur duysak azdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde milletçe kazanılan zaferlerle bize emanet edilen bu vatana gözümüz gibi bakmak ve daha ileriye taşımak hepimizin en önemli sorumluluğudur.
Aziz milletimiz, geçmişten aldığı ilhamla, şehitlerimizin bize bıraktığı mukaddes emanetin sorumluluğunun idrakinde, milli birlik ve beraberlik şuuru içinde, hür ve bağımsız yaşama azim ve kararlılığını ilelebet sürdürecektir.
Büyük Zafer’in yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi saygı, minnet, şükran ile anıyor, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.
15 Temmuz 2016 gecesi ülkemizin birliğine, bütünlüğüne kast etmek isteyen hainlere karşı aziz Türk Milleti 7’den 70’e ayağa kalkmış ve dünyaya büyük bir demokrasi dersi vermiştir.
Meydanlara çıkan kahraman milletimiz, minarelerden yükselen sala sesleri ile milli iradeye ve demokrasiye olan bağlılığını tüm dünyaya göstermiş, akıllarını dış güçlere satmış ve ordumuzun içerisine sızmış olan terör mensuplarına gereken dersi vermiştir.
15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişimi, tarih boyunca Türk Milletini bulunduğu coğrafyadan atmaya çalışan ve bunun için türlü oyunlara başvuranların sergilediği çirkin emellerin bir parçasıdır.
Bu çirkin emellerin peşinde olanlar dün nasıl hüsran içerisinde oldularsa, 15 Temmuz gecesinde de hüsrana uğramışlardır ve bundan sonra da milletimizin birlik ve beraberliği ile devletimizin gücü karşısında yok olacaklardır.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle 15 Temmuz şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, gazilerimize ise şükranlarımı sunuyorum. Bu aziz millet, sizlerin kahramanlığını ve fedakârlığını asla unutmayacak ve unutturmayacaktır.
Erzincanımızın Kemaliye İlçesine bağlı Başbağlar Köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde hain terör örgütü tarafından gerçekleştirilen katliamın yıl dönümünü ilk günkü acı ile anmaktayız. Tarihe kara olarak geçen bu gecede 28 vatandaşımız kurşuna dizilerek, 5 vatandaşımızda ateşe verilen evlerde hayatını kaybetti.
Başbağlar katliamı ile birlikte terör en aşağılık yüzünü bir kez daha sergilemiştir. Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne göz diken hain odaklar Başbağlar’da da kardeşlik hukukumuzu bozmaya yeltenmiş fakat yaşanan büyük acılara rağmen başarılı olamamışlardır. Tarihte ülkemizi parçalamak isteyen hainler asla emellerine ulaşamadı ve ulaşamayacaktır.
30 yıldır Başbağlar milletimizin ortak acısı, ortak yasının adı olmuştur. Her karışına kanını, canını feda etmiş şehitlerimizin, gazilerimizin emaneti olan bu toprakların neferi olan bir milletiz biz.
Birlik ve beraberliğe her şeyden çok ihtiyacımız olan bu günlerde, vatanımıza göz diken hainlere her bir ağızdan diyoruz ki; Madımak’ta yanan canda bizim, Başbağlar’da dökülen kanda bizim. Biz bir ölürsek bin diriliriz.
Bu duygu ve düşüncelerle bu menfur katliamın mağdurlarına sabır, kaybettiğimiz canlara ise Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın
Baş Komutan, Büyük Devlet Adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Erzincan'a gelişinin 104. yıl dönümündeyiz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Amasya Genelgesini yayımladıktan sonra Erzurum kongresine katılmak için yola çıktığında 1 Temmuz 1919’da Erzincan’ımızı şereflendirmiş şehrimizde 1 gece konaklayıp bu esnada hemşehrilerimize vakit ayırarak bu kadim şehre verdiği değeri göstermiştir. Atatürk Erzincan ziyareti esnasında kendisini karşılayan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinden İstiklal Madalyası sahibi Hacı Fevzi Efendi'yi Erzurum ve Sivas Kongrelerinde yanı başından ayırmamıştır.
Bu kutlu davada Erzincan’ın ve Erzincanlıların desteği Milli Mücadeleye güç katmış, ümit vermiştir. Vatanperverliğin, kardeşliğin şehri Erzincan, geçmişte olduğu gibi aynı milli ruh ve aynı inanç ile milli bir müdafaa gerektiğinde hazır ve nazırdır.
Ülkemizin her köşesinde olduğu gibi Erzincanımızda kulağı mazide, gözü atide, Ulu önderin izinde, gösterdiği hedefe belirlediği ilkeler çerçevesinde muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için gayret etmektedir.
Kıymetli hemşehrilerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki Anadolu coğrafyası olarak dünyanın en kıymetli topraklarındayız. Ve bu topraklarda olmak dün hiç kolay olmadı, çok bedel ödedik ve bu bedel ya kan ya gözyaşı oldu. Tabiî ki bu toraklarda kalmanın bugünde bedelleri var. Ama biz bir olursak, birlikte olursak, kardeşlik hukukumuzu güçlendirirsek hiçbir güç bizi örseleyemez. İhtiyacımız olan tek şey bir olmak! iri olmak! ve diri olmaktır.
Geleceğin güçlü Türkiye’sini bu birliktelik oluşturacaktır. Can Erzincanımız ülkemiz adına bunun en güzel örneğidir.
Bu duygu ve düşüncelerle Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzincan’ımıza gelişinin 104. yıl dönümünü o günkü ruhla, heyecanla yaşıyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere milli mücadelemizden bugüne kadar Vatan ve Millet uğruna canını veren tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor hepinizi saygı ile selamlıyorum. Ne Mutlu Türk'üm Diyene!
Bizi birbirimize bağlayan manevi değerlerimizden olan Kurban Bayramı’nın rahmet ve bereketinde buluşmanın mutluluğu içerisindeyiz. Bizleri bir bayrama daha kavuşturan yüce Allah’a şükürler olsun.
Bayramlar paylaşmanın en çok hissedildiği ve hissettirildiği özel günlerdir. Birlikteliğimizin ve kardeşliğimizin pekiştirilmesi için de bir fırsattır. Huzur içerisinde idrak edilmesini temenni ettiğimiz, toplumsal hayata mana ve değer katan Kurban Bayramı sevincinin en iyi şekilde yaşanmasını diliyorum.
Bayramların arttırdığı hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma duygularından yararlanarak bu kutlu günlerde birlik ve beraberliğimizi perçinlemeli, barış ve sevgi dolu günler geçirmek için elimizden geleni yapmalıyız.
Kıymetli hemşehrilerim, bayram tatilinin uzun bir süre olması sebebi ile memleketine ve şehir dışına gidecek olan vatandaşlarımızın trafik kurallarına uyarak araç kullanmalarını isteyerek, Kurban Bayramı’nın ülkemize birlik, beraberlik, sevgi, barış, kardeşlik ve huzur getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Başta Erzincanlı hemşehrilerim olmak üzere tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Aileyi oluşturan yapı taşlarından olan anne ve babalar, aile değerlerimizin korunmasında, adalet, paylaşma, sorumluluk, sevgi, saygı ve otorite gibi değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılmasında belirleyici bir rol üstlenmektedir.
Hayatımızın her alanında varlıklarıyla bizleri onurlandıran babalarımız ise aile içerisinde üstlenmiş oldukları görev ve sorumlulukları büyük bir özveriyle yerine getirmektedirler.
Yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren, ailenin mutluluğu için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan babalarımız, çocuklarını geleceğe güvenle hazırlamak için ellerinde gelen tüm gayreti sarf etmektedirler.
Babaların sadece bugünde değil, her zaman gönüllerinin hoş tutulması, sevgi, saygı ve vefa duygusunun bir gereğidir.
Bu vesileyle başta şehit babaları olmak üzere koca yürekli tüm babaların Babalar Günü’nü kutluyor, aileleri ile birlikte sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hayat geçirmelerini diliyorum.
İnsanlarda çevre kirliliğine yönelik farkındalık yaratabilmek ve çevreye duyarlı bir nesil yetiştirilebilmesi için her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanan “Dünya Çevre Günü” tüm insanlığın bugününü olduğu gibi geleceğini de yakından ilgilendirmektedir.
Doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesi, dünyamızın düşüncesizce kirletilmesi, şüphesiz ki yaşamın sürekliliğini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyecektir. Temiz bir dünyada yaşayabilmek ve gelecek nesillerimize temiz bir çevre bırakabilmek, devletin olduğu kadar bireylerinde temel ilkesi olmalıdır. Bunun için herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Temiz bir çevrede yaşamak için öncelikle çevremizi kirletmekten kaçınmalı ve temiz tutmalıyız.
Erzincan Belediyesi olarak temiz çevre, yaşanılabilir ve daha yeşil bir Erzincan için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü, bu hedefleri konuşmak, değerlendirmek ve birlikte hareket etmek adına önemli bir fırsat olarak düşünüyor, daha güzel, daha sağlıklı ve daha temiz bir gelecek temennisiyle 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü kutluyor, bütün vatandaşlarımıza güzel, temiz bir çevrede mutlu ve sağlıklı bir ömür diliyorum.
104 yıl önce bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, Aziz Türk Milleti bağımsızlığın ve millet iradesinin hakimiyetinin temellerini attılar. 1919’un 19 Mayısında, topraklarımızın işgal ve istilaya uğradığı bir dönemde, kahramanlarımız Türk milletinin asaletinden doğan manevi kudretine inançla başladı bu mücadeleye.
19 Mayıs tarihi Türkiye Cumhuriyeti için çok şey ifade etmektedir. Tarih bu günü gösterdiğinde ilk kıvılcım ateşlenmiş Türk Milleti kenetlenmiş ve sönmek üzere olan umutlar yeniden canlanmıştır. Ve sonucunda ulaşılan bu zaferi Gazi Mustafa Kemal Atatürk gençlere armağan etmiştir.
Çünkü gençlik bizim gücümüzdür yarınlarımızdır. Özellikle bizim gibi nüfusunun büyük bir bölümü genç ve dinamik olan bir ülke için daha da büyük bir önem arz etmektedir.
Bilmeliyiz ki Türk Milleti var olduğu günden bu güne kadar tarihe adını altın harflerle yazdırmayı başarmış güçlü ve inançlı bir millettir. Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Tarihini bilmeyen bir millet, yok olmaya mahkumdur” sözünü görev bilip ceddimizin yaşadığı tüm zorlukları öğrenmek ve bunlardan ders çıkartmalıyız. Tarihini bilen, özüne sahip çıkan ve bunu nesilden nesile aktarmayı başaran milletler tarihin sonuna kadar var olmayı başaracak olan milletlerdir.
Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanan bu tarihi günde; geleceğimizin teminatları sevgili gençlerin, kendilerini çağın gerekleri doğrultusunda yetiştireceklerine inancım tamdır.
Asırlardır Türk Milletinin karşı karşıya olduğu tehditler devam ettiği gibi şimdide devam etmektedir. Ama asırlar önce karşılarında buldukları korkusuz, vatansever, Şanlı Türk Milleti şimdide aynı korkusuz, vatansever Şanlı Türk Milletidir. Bunu hıyanet emeli taşıyanlar çok iyi bilmelidir.
Bu düşüncelerle, 19 Mayıs 1919’un 104’üncü yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, milliyetçi kahramanları ve aziz şehitlerimizi şükranla, minnetle ve rahmetle bir kez daha anıyor, Türk gençliğinin ve Türk milletinin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı yürekten kutluyorum.
Dünyaya gözlerimizi ilk açtığımız andan itibaren sevgisiyle, merhametiyle bizleri kucaklayan, hayatını evlatlarına adayan her anımızda yanımızda olan ve hakkı hiç ödenmeyecek olan annelerimizin bu özel gününü kutluyorum.
Ülkemize ve insanlığa faydalı nesiller yetiştirmek için her türlü zorluğa göğüs gererek fedakârca çalışan anneler, aile değerlerinin yaşatılması ve geleceğe taşınmasının da en önemli güvencesidir.
En mutlu anlarımızda olduğu gibi, tüm sıkıntılarda sığındığımız liman olan annelerimizin tek beklentisi, bizlere gösterdikleri sevgi ve ilgiyi onlara da hissettirmektir.
Hiçbir hediye anne sevgisinin üzerinde değildir. Peygamber Efendimizin “Cennet annelerin ayakları altındadır” hadis-i şerifi ile payelendirdiği anne sevgisi dünyadaki en değerli sevgidir.
Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit anneleri olmak üzere eşim, annem ve tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, ebediyete intikal eden annelerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
Engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmak, onların sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak ve hayatlarını kolaylaştırıcı önlemler almak hem insanlık görevimiz hem de toplumsal sorumluluktur.
Engelli olmak bir kusur değildir, engellilik insani bir halin özetidir. En büyük engel körelmiş kalplere sahip olan zihniyetlerdir.
İnsana insan olduğu için kıymet veren bir medeniyetin mensupları olarak, engellilere yardım etmenin Allah’a olan sadakatimizi gösteren bir davranış olduğunu bildiren bir peygamberin ümmetiyiz.
Erzincan Belediyesi olarak engelli vatandaşlarımızın hayatlarını huzur içinde geçirebilmeleri için üzerimize düşen ne varsa yapmak boynumuzun borcudur. Şayet ulaşımdan eğitime, çalışma hayatından sağlık hizmetlerine varıncaya kadar her alanda engellilerimize insanca bir hayat sunmak, insani ve hukuki mükellefiyettir.
Bu duygu ve düşüncelerle 10-16 Mayıs Engelliler Haftasının; engellilerle ilgili sorumluluk, duyarlılık, bilinç ve farkındalık düzeylerinin yeniden değerlendirilmesine, yeni baştan gözden geçirilmesine vesile olmasını, engelliler ve karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik hassasiyetin ve bilincin artmasına vesile olmasını temenni ediyor, tüm engelli bireylerimize aileleri ile birlikte sağlıklı, mutlu ve başarılı bir hayat diliyorum
Tüm işçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum. İşçi varsa iş vardır. İş Varsa huzur vardır. Huzur varsa mutluluk vardır. Mutluluk varsa barış, birlik ve kardeşlik hakimdir.
Emeğiyle, alın teriyle, üretimiyle ülkemiz için değer üreten, milli gelire büyük katkılar sağlayan milyonlarca emektar işçilerimizin, tüm dünyada birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü olarak kutlanan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum.
Yediğimizden içtiğimize, giydiğimiz ayakkabıdan yaktığımız kömüre kadar her şey de emekleri olan, olmazsa olmazlarımız emekçilerimizin sosyal ve ekonomik hayatta büyük payları var.
Türkiye’nin gelişme ve kalkınma mücadelesinde büyük önem arz eden, emek veren, çalışan, yorulan, değer üreten işçilerimize, “İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz” diye buyuran Peygamberin ümmeti olarak sahip çıkmak, değer vermek bizim büyük sorumluluğumuzdur.
Bu duygu ve düşüncelerle emekçilerimizin, dayanışmanın ve emeğin bayramı olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü içtenlikle kutluyor, aileleriyle birlikte huzur, mutluluk ve esenlik içinde bir ömür geçirmelerini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde millet iradesinin kararlılığıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamanın gururunu yaşıyoruz.
Büyük Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ile taçlanmış, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilan edilmiştir.
23 Nisan 1920 egemenliğin millet iradesine bırakıldığı, demokrasinin temelinin atıldığı Cumhuriyetimizin yapı taşı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun yanı sıra, geleceğimizin teminatı çocuklarımızın da bayramıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı gelecek nesillere verilen önemin ve güvenin de simgesi olmuştur. Daha güçlü ve daha huzurlu yarınlar için geleceğimizin güvencesi, teminatı çocuklarımızı çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak, en iyi şekilde yetiştirmek, geleceğe hazırlamak hepimizin ortak hedefidir.
Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar önemli bir vesiledir.
Egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 103. yılında tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı içtenlikle kutluyor, büyük Türk milleti için büyük anlam taşıyan bugünde Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, gazilerimizi ve kahraman şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
İslam âleminin ve Erzincanlı hemşerilerinin Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Bayramlar, dini ve milli duyguların perçinleştiği, dargınlıkların ve kırgınlıkların son bulduğu, yardımlaşma ve dayanışma duygularının en üst seviyelere çıktığı, milletleri var eden milli birlik ve beraberlik şuurunun güçlendiği önemli günlerdir.
On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’i büyük bir birliktelikle tamamlamanın ve sevgiyle, muhabbetle kucaklaşacağımız Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Yüce Allah, hoşgörünün, birlik ve beraberliğin pekiştiği ramazan ayına tekrar kavuşmayı bizlere nasip etsin inşallah.
Ramazan Bayramı’nın bütün insanlığa barış ve huzur getirmesini diliyor, milletimizin ve İslam âleminin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.
Bin aydan daha hayırlı mübarek Kadir Gecesi'ne kavuşmuş olmanın mutluluğu içerisindeyiz. Manevi lütuf ve bereket kapılarının ardına kadar açık olduğu bu mübarek gecenin yolumuzu ve ruhumuzu hidayet ışığıyla buluşturması en büyük dileğim.
Müjdelerle dolu Kadir Gecesi umutsuzluğa, bezginliğe ve karamsarlığa tüm kapıları kapatan, nefsi mücadelelere hazırlanmak için sunulan bulunmaz bir fırsat gecesidir.
Türk-İslam âleminin yeniden dirilişe geçmesi, birlik ve bekasını kardeşlik bağlarıyla güçlendirmesini, Yüce Allah’tan dilerim. Bu bilinçle birlik ve beraberliğimizi muhafaza ederek nifak tohumlarına karşı tek vücut olarak karşı durması gerekmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve tüm İslam dünyasının Kadir Gecesini tebrik ediyor, Yüce Mevla'dan barış ve huzur içinde hepimizi Ramazan Bayramı'na da eriştirmesini niyaz ediyorum.
Rahmet ve bereketin simgesi, mübarek Ramazan ayına bir kez daha kavuşmanın ve karşılamanın sevinci ve mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız.
Tüm insanları huzur ikliminde buluşturarak, milletimizin paylaşma, yardımlaşma, birlik ve beraberlik gibi hasletlerinin artmasına vesile olan Ramazan ayı yuvalarımıza bolluk bereket, huzur getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.
Manevi huzuru bulduğumuz Ramazan ayının ruhu ile kardeşlik duygularını asırlar boyunca en iyi şekilde yaşamış, insani hasletlerimizi, kadim değerlerimizi nesilden nesile aktaran bir milletin mensupları olarak, maddi ve manevi güzelliklerin yaşandığı bu ayda halkımızın ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yardım elini uzatarak, onlarla dayanışma içerisinde olacaklarına inanıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan ayının ilimiz, ülkemiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni eder, tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde bir Ramazan ayı geçirmelerini diliyorum.
Bereketin, beklentilerin, huzurun ve mutluluğun başlangıcı olan Nevruz Bayramınız kutlu olsun. Nevruz, içerdiği güçlü anlamlarla, yeni bir uyanışa, barışa, dostluğa, birlik ve beraberliğe yapılan bir çağrıdır.
Orta Asya’dan Balkanlara kadar uzanan geniş coğrafyada doğanın uyanışıyla birlikte kutlanan Nevruz, zengin kültürümüzün değerlerini ve çeşitliliğini yansıtan, kardeş Türk Cumhuriyetleriyle ile aramızdaki milli ve kültürel bağlarımızı pekiştiren, geçmişten günümüze büyük bir coşkuyla taşıdığımız önemli zenginliğimizdir. Türk dünyasında ve ülkemizde yıllardan beri bayram olarak kutlanan Nevruz, millet olarak bir arada huzur içerisinde yaşama arzusunun kuvvetlendiği karşılıklı sevgi, dayanışma ve hoşgörünün yaşandığı ortak bir kültür mirasımızdır.
Bayramlar, bireyleri ve toplulukları yakınlaştırarak bütünleştiren, unutulmaya yüz tutmuş değerleri yeniden gün yüzüne çıkaran ve gelecek kuşaklara aktaran ortak kültür bağlarını oluşturur. Baharın başlangıcı olarak yeniden doğuşu simgeleyen Nevruz, geleceğe dair umut, arzu ve temennileri de içinde barındırmaktadır. Nevruz ile yeniden doğan ve coşkuyla yenilenen sadece doğa ve tabiat değildir. İnsan da bedenen ve ruhen kendini temizler ve yeniler; böylece duygular ve fikirler de yenilenir. Bu yüzden Nevruz, doğadaki dirilişle birlikte bir bayram sevincini ve coşkusunu yaşatmanın yanı sıra, insana dair umutları ve dilekleri de temsil etmektedir.
Bu vesile ile Nevruzun, bolluğa, berekete, birlik ve beraberliğe vesile olması temennilerimle, tüm milletimizin Nevruz Bayramını en içten dileklerimle kutlar aziz hemşehrilerime sevgi ve muhabbetlerimi sunarım.
3 Kasım 1914 – 18 Mart 1915 yılları arasında Çanakkale Boğazı’nda meydana gelen deniz savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran bir zafer destanıdır.
Çanakkale Savaşları, maneviyatın maddiyatı yendiği yer olma özeliği ile dünya tarihi üzerinde büyük etkilere neden olmuş, asırlardır Avrupalılar tarafından sömürülen ülkelerin bağımsızlık fikrinin kuvvetlenmesine yardımcı olmuştur.
Çanakkale Zaferi hiç kuşkusuz sonuçları itibari ile tarihin akışını ve her şeyden önemlisi Türk ulusunun kaderini değiştiren çok önemli bir başarıdır. Çanakkale Zaferi, vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin neleri başarabileceğinin en büyük kanıtıdır.
Tarihte eşine az rastlanır çok uluslu bir güce kanları ve canları pahasına dur diyen ve tüm dünyaya “Çanakkale geçilmez” dedirten büyük Türk milleti ve onun bağrından çıkan kahraman Türk askeri, dün Çanakkale’de olduğu gibi bugünde Çanakkale muharebelerini kazandıran yüksek ruha sahip olarak, ülkesine ve milletine yönelik her türlü tehdit ve tecavüzü bertaraf edebilecek güç ve kararlılıktadır.
Cumhuriyetimizin temeli olan Çanakkale Zaferi, vatan uğruna canından, canlarından vazgeçmiş muhterem şehitlerimizin azmiyle gelecek nesillere armağan edilmiş sonucunda bize kalan şanlı al bayrağımız bu topraklarda her birimize emanet edilmiştir.
Hem ecdadımıza hem de geleceğimize borcumuz büyük. Bu kutsal emanetleri son nefesimizi verene kadar korumalı ve bizden sonraki nesillerimize daha güzel şartlar altında teslim etmeliyiz.
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanı uğruna şehitlik mertebesine ulaşan bütün aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet, ruhları şad olsun.
13 Mart 1992 yılında Erzincan’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyorum.
Depremlerle birçok kez yıkılıp yeniden inşa edilen ve Kuzey Anadolu fay hattında yer alan ilimizde, bir daha deprem yaşamamak, olası bir depremde can ve mal kaybına uğramamak en büyük temennimizdir.
Erzincan’ın tarihi boyunca gerçekleşen büyük depremler bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. Depremler geçmişte olduğu gibi gelecekte de olabilir. Depremlerde can ve mal kaybını en aza indirmek, depremlere hazırlıklı olmak ve şehir yapılanmasını deprem riskine göre yapmak hepimize düşen hayati bir görevdir. Bu gerçeği göz ardı etmeden şehrimizde yatay mimariye devam edeceğiz.
Göreve geldiğimiz günden itibaren özellikle kentsel dönüşüm alanında önemli çalışmaları gerçekleştirdik. Erzincan’ın en eski yapılarının bulunduğu Kızılay Mahallesinde kentsel dönüşüm çalışmalarımızı tamamladık. Hocabey Mahallesinde yıkım ve temizlik işlemleri tamamlandı. Eski Polis Lojmanları, eski Subay Lojmanları ve şehir merkezinde bulunan birkaç riskli binayı da bir kısmını Bakanlık işbirliği ile diğerlerini ise Belediye olarak satın alarak yıktık.
Allah nasip ederse görev süremiz boyunca bu çalışmalarımızı aksatmadan devam ettireceğiz.
Bu duygu ve düşünceler ile 13 Mart 1992 ve 27 Aralık 1939 yılında Erzincan’da, 06 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizde ve Ülkemizde şimdiye kadar yaşanan bütün depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, saygıyla anıyorum.
İstiklal Marşı’mızı 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edilerek ayakta okunmasından bugüne bütün bir millet, milyonlarca kez bu marşı ayakta okuyarak istiklaline ne kadar düşkün olduğunu, istiklalinden asla hiçbir şart altında vazgeçmeyeceğini bütün cihana haykırmıştır.
Bugün her defasından daha gür bir ses ve imanla, daha içtenlik ve sorumluluk bilinciyle, daha derin bir öz güven ve aşkla marşımızı tekrar etmeli; bu marşın doğduğu şartları ve kararlılığı içimizde hissetmeliyiz.
İstiklalimize uzanacak her türlü karanlık eli daha silahına uzanmadan kırmalı, Türk’ün asla istiklalsiz yaşayamayacağını cihana asrın idrakiyle donanmış olarak yeniden göstermeliyiz.
Allah bir daha bu memleketin, bu milletin istiklalini tehlikeye düşürmesin ve bir daha onu İstiklal Marşı yazmaya mecbur etmesin. Mehmet Akif’in o gün ne demek istediği bugün daha iyi anlaşılmaktadır.
Bizi milletçe birleştiren İstiklal Marşımızın ifade ettiği madde ve mana etrafında birlik olmak ve İstiklal Marşımızın ruhunda yeniden milli bağımsızlığımıza sahip çıkmak zorundayız.
Milletimizin tüm hissiyatına tercüman olan bu marşı yazdığı için milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunuyor, Allah’tan rahmet diliyorum.
Fedakarlığın, özverinin ebedi temsilcisi olan ve aile kurumunun kutsiyetinin temel öğesi olan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.
Hayatımızın her anında varlıklarıyla onurlandığımız, sevgi, fedakârlık ve hoşgörünün sembolü olan kadınlarımız, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır. Toplumun ve ailenin temeli olan kadınlarımız, insanlık mektebinin de ilk hocalarıdır. Bu mektebi sevgi ve hoşgörüyle inşa edip, insanlığın emeği ve merhameti olmuşlardır.
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Dünyada her şey kadının eseridir” diyerek kadınların değerini vurgulayan en önemli lider olmuş, tüm başarılarının ortağı olarak da kadınları görmüştür.
Fedakârlığı, sevecenliği, çalışkanlığı ve üretkenliğiyle her zaman ailesine ve topluma önemli katkılar sunan kadınları, hayatın her alanında etkin bir şekilde görmek bizleri sevindirmektedir. Günümüzde kadınlarımıza reva görülen her türlü şiddeti nefretle kınıyor, hastalıklı düşünceleri reddiyoruz.
Bu duygularla özverinin, sevginin ve asaletin kaynağı olmuş başta şehit ve gazi anneleri ile şehit ve gazi eşleri olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sevgi ve şefkati hiç bir karşılık beklemeden veren tüm annelerimizi ve kadınlarımızı en kalbi duygularla selamlıyor, sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.
Tefekkür ve şükür vesilesi mübarek Berat Kandili, bizlere kırılan kalpleri onarma, dargın duvarları yıkma, kinden nefretten uzaklaşma imkânı sunuyor.
Ramazan-ı Şerif’i müjdeleyen bu anlamlı gece, birliğimizi, beraberliğimizi ve gönül bağlarımızı güçlendirme imkânı veriyor. Mübarek Berat Kandili, Yüce Allah’ın huzurunda yenilenme gecesidir. Ramazan-ı Şerif’e günah ve yüklerimizden beraat ederek girme gecesidir.
Merhametin, iyiliğin, umudun ve huzurun gecesi, on bir ayın sultanı Ramazan’ın habercisi Berat Kandilinizi tebrik ediyor, beraberlik, barış ve huzur dolu bir ramazan ayına sizlerle ulaşmayı diliyorum.
06 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli ve 11 ilimizi etkileyen depremlerde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'dan Rahmet yaralı vatandaşlarımıza ise acil şifalar diliyorum.
Miraç kandiline ulaşmanın mutluluğu ve huzuru içerisindeyiz. Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin Miraç Kandili’ni içtenlikle kutluyorum.
Miraç, Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) Cebrail Aleyhisselam'ın rehberliğinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükselişidir.
Bu gece insanlığa dinin direği namaz hediye edildi. Namaz her mümine ikram edilmiş bir nimettir. Namaz, Müminin Allah’ın huzuruna çıkışı, bir nevi miracıdır. Bu gece her zamankinden daha çok ellerimizi semaya açıp kendimize, ailemize, memleketimize, milletimize ve tüm İslam alemine Yüce Yaratandan hayırlar niyaz edelim, ülkemizdeki barış, huzur ve sükun ortamına kastedenlere hidayet niyaz edelim.
Depremlerde binlerce canını toprağa vermiş bir şehrin evlatları olarak, Bugün de 10 ilimizi etkileyen bu deprem felaketinin acılarını en iyi anlayan bir şehiriz. Her zaman olduğu gibi bugünde Deprem bölgesindeki Depremzede kardeşlerimize destek verip yanlarında olarak bu zor günleri yine birlik ve beraberlik içerisinde atlatacağız. Bu vesileyle bir kez daha depremlerde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve Aziz Milletimize başsağlığı, yaralı kardeşlerimize ise acil şifalar diliyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle İdrak edeceğimiz Miraç Kandilinin yediden yetmişe tüm milletimize, İslam Alemine ve tüm insanlığa hayır, ve mutluluk getirmesini diliyor, tüm hemşehrilerimin bu aydınlık gecelerini tebrik ediyorum.
Erzincan’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 105. Yıl dönümünü kutluyor olmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Biz tarihimizle iftihar ediyoruz ve onu gelecek kuşaklara aktarmanın da en önemli vazifemiz olduğunun bilincindeyiz. Bugün bize emanet edilen bu kadim coğrafyada, birbirimizi hazmedebilme kültürünün geliştiği, eşitlik ve sosyal adaletin hız kazandığı bir Erzincan hedefimizdir.
1. Dünya Savaşı sonunda birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış Can Erzincan ve birçok doğu ilimiz Ruslar tarafından işgal edilip Ermeni eşkiyalarına teslim edilmiştir. 1918 yılında başlatılan Milli Mücadele ile toprağı uğruna canını ortaya koyan “önce vatan” diyen aziz Türk Milletimiz Rus ve Ermeni eşkiyalarını durdurmuş topraklarımızdan def etmiştir.
Bir asrı aşkın bir süre geçse de yüreğimizde ki sızı ilk günkü gibi taze ve kapanmayacak kadar da derindir. Türkiye Cumhuriyetinin tek dostu yine kendi yine Türk devletleridir. Al Bayrağın semada dalgalandığı Türkiye Cumhuriyetinin temelleri, kurtuluş yıllarında atılmış o dönemde kanla yazılan zaferler bugün ve bundan sonra da topraklarımıza göz dikeceklere büyük bir ders olmuştur.
Milletimiz o zorlu günlerde el ele vermiş bütün zorlukların üstesinden gelmiştir. Asırlar öncesine de baksak şimdiye de baksak bizim yükselmemizi varlığımızı kabullenemeyen gelecekte de karşımıza çıkacak düşmanlarımızın olduğu aşikâr. Ama unutulmaması gereken bir şey var ki karşılarında her daim Al Bayrağı için kanını son damlasına kadar akıtacak nice Mehmetçikler nice Alparslanlar nice Alperenler var. Bu kutlu günde, bu topraklar için hayatını veren, canını feda eden kahraman şehitlerimizin manevi huzurlarında saygıyla eğiliyorum.
Bizler en zor dönemlerimizde birlik ve beraberlik içerisinde olarak her şeyin üstesinden gelmiş bir milletiz. Birbirimize kardeş olmuş yaralarımızı hep birlikte sarmışız. Depremlerde binlerce canını taprağa vermiş bir şehrin evlatları olarak , Bugün de 10 ilimizi etkileyen bu deprem felaketinin acılarını en iyi anlayan bir şehiriz. Her zaman olduğu gibi bugünde Deprem bölgesindeki Depremzede kardeşlerimize destek verip yanlarında olarak bu zor günleri yine birlik ve beraberlik içerisinde atlatacağız. Bu vesileyle bir kez daha depremlerde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve Aziz Milletimize başsağlığı, yaralı kardeşlerimize ise acil şifalar diliyorum.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, kurtuluş mücadelesinin tüm komutanlarını ve devlet adamlarını minnetle yâd ediyorum. 1918 yılında şehrimizdeki işgali sona erdiren müdahalenin komutanı Kazım Karabekir Paşa ve şehre giren birliklerin başındaki Mehmet Vehip Paşa ile emirlerindeki her bir nefere şükranlarımı sunuyor ve Rahmetle anıyorum.
Üç ayların manevi iklimine girildiği müjdesini taşıyan Regaip Kandili'ne ulaşmanın heyecanı ve mutluluğu içerisindeyiz.
Rahmet ve bereket ayları olan üç ayların başlangıcını müjdeleyen mübarek Regaib Kandilimizin sevgi ve birlik hislerimizi kuvvetlendirmesini diliyor ve dünyadaki tüm Müslüman kardeşlerimizin Regaip Kandili'ni kutluyorum.
Regaip kandilinde Allahü Teâla müminlere ihsanlar ve ikramlar yapar bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur.
Bu mübarek gecede ibadet şuuru içinde kalp kırmaktan kaçınmalı, kardeşlik ve beraberliğimizi güçlendirmeye, birlik ve beraberliğimizi korumaya gayret göstermeli, elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalıyız. Regaibi ve üç ayları gerçek anlamda değerlendirmek de ancak bu yolla mümkün olur.
Bu duygu ve düşüncelerle Aziz Milletimizin ve bütün İslam âleminin Regaip Kandilini tebrik ediyor, bu gecenin Milletimizin ve İslam âleminin birlik ve dirliğine, insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.
Basın, her zaman ve her yerde doğru, tarafsız, ilkeli haber vererek, objektif davranarak haber alma özgürlüğümüzü sağlayan en etkili araçtır. Mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan ve milletin sesi olan Basın mensuplarımız; demokratik bir toplumun öncelikli unsurlarından biri olan halkın doğru ve tarafsız haber alma ve bilgi edinme hakkını etkin olarak kullanmasına aracılık ederek oldukça önemli bir kamu hizmetini yerine getirmektedir. Basın, her zaman ve her yerde doğru, tarafsız, ilkeli haber vererek, objektif davranarak haber alma özgürlüğümüzü sağlayan en etkili araçtır.
Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, “Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.” sözü ile basının tarafsız, doğru ve ilkeli habercilik anlayışının önemine dikkat çekmiştir.
Günümüz şartlarında bilgiye ve habere erişimin kolaylaştığı, internet ve sosyal medyada da halkı doğru ve tarafsız haberle hızlı bir şekilde buluşturan gazetecilerimizin yaptıkları görevin önemi daha da artmaktadır.
Bu duygu ve düşüncülerle, mesleğin gerektirdiği etik ve ahlak kuralları doğrultusunda görevlerini özveriyle yerine getiren Basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü içtenlikle kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Acısıyla tatlısıyla, hüznüyle coşkusuyla bir yılı daha geride bırakarak yeni bir yıla ulaşmış bulunmaktayız. Yeni yılın hem ülkemiz, hem de tüm dünya insanları için barışın, sevginin ve hoşgörünün hakim olduğu bir yıl olmasını diliyorum.
Erzincan Belediyesi olarak halkımıza hizmeti şiar edinmiş ve bu yolda hedeflerimize ulaşmak için var gücümüzle gece gündüz demeden çalışıyoruz. 2023 yılında da hizmetlerimizi Allah’ın izniyle daha da artırıp vatandaşlarına sunduğu hizmetleri çoğaltan bir Belediye olarak ilerlemeye devam edeceğiz.
Zaman harcandığında geri getirilemeyen, değiştirilemeyen çok değerli bir kaynaktır. Biz bunun bilincinde olarak vatandaş odaklı, katılımcı bir yönetim anlayışı ile gelecek nesillerimize daha güzel bir mirasın temelini atıyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle Erzincan’ımıza, Türkiye’mize 2023 yılının sağlık, huzur, bereket getirmesini diliyor. Tüm vatandaşlarımızın yeni yılını en içten duygularımla kutluyorum.
27 Aralık 1939 yılında Erzincan’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyorum.
Depremlerle birçok kez yıkılıp yeniden inşa edilen ve Kuzey Anadolu fay hattında yer alan ilimizde, bir daha deprem yaşamamak, olası bir depremde can ve mal kaybına uğramamak en büyük temennimizdir.
Erzincan’ın tarihi boyunca gerçekleşen büyük depremler bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. Depremler geçmişte olduğu gibi gelecekte de olabilir. Bu gerçeği göz ardı etmeden şehirleşmek, yapılaşmak ve yaşamak zorundayız. Depremlerde can ve mal kaybını en aza indirmek, depremlere hazırlıklı olmak ve şehir yapılanmasını deprem riskine göre yapmak hepimize düşen hayati bir görevdir.
Göreve geldiğimiz günden itibaren özellikle kentsel dönüşüm alanında çok önemli çalışmaları gerçekleştirdik. Allah nasip ederse görev süremiz boyunca bu çalışmalarımızı aksatmadan devam ettireceğiz.
Bu duygu ve düşünceler ile Rahmeti Rahman'a kavuşan tüm Deprem Şehitlerimizi Rahmetle anıyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Erzincan’ımıza da böyle bir badirenin inşallah vuku bulmaması için Yüce Mevlaya dua ediyoruz.
Sarıkamış Harekatı sırasında Allahuekber Dağları’nda donarak şehit olan şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Mehmetçiklerimizin gösterdiği kahramanlık ve fedakarlık, ülkemizde her zaman saygı ve minnet duygularıyla hatırlanacak hatıraları sonsuza kadar yaşatılacaktır. Sarıkamış Harekâtı, Mehmetçiğin vatan topraklarını düşman işgalinden kurtarabilmek amacıyla Allahuekber Dağlarında şehadete ulaştığı büyük bir fedakârlık örneğidir. Birinci Dünya Savaşında mücadele ettiğimiz Doğu Cephesi, Sarıkamış’ta Ruslar tarafından işgal edilen Kars, Ardahan ve Batum’u geri alabilmek, Doğu Anadolu’yu düşman işgaline karşı savunabilmek amacıyla açılmıştı. Ağır kış şartlarında eksi 30 dereceye varan dondurucu soğukta Allahuekber Dağlarını aşarak Sarıkamış’a ulaşabilmek için yılmadan mücadele eden vatan evlatlarına; kar, fırtına ve soğuk geçit vermemiş, on binlerce kahraman Askerimiz düşmanla karşı karşıya gelemeden şehit düşmüştür.
Bu vesileyle başta, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum.
Kişi özü ile yaşayacak, yaşatılacak ise insan hakları hususunda hiç ödün verilmemelidir. İnsanı insan yapan ona verilen değerdir. Bu değerler herkese eşit olunca kıymetlidir. Tüm insanlar hiçbir ayrım gözetilmeksizin yalnızca insan oluşlarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahiptir.
Demokratik bir hukuk devleti olan ülkemizde, insan hakları alanında atılan her olumlu adım vatandaşlarımıza verilen saygı ve önemin bir ifadesidir.
İnsana sevgisi yüce dinimizin özünü oluşturmuştur. Peygamber efendimizin veda Haccında 124 binden fazla Müslüman’a yaptıkları vaaz ve nasihatler “Veda Hutbesi” olarak adlandırılır. Veda Hutbesi, bütün insanlara yönelik olarak temel insan haklarını içeren evrensel mesajların verildiği bir vesikadır aynı zamanda. Veda Hutbesinde yaşama hakkından, mülkiyet hakkına, iffet ve namus dokunulmazlığından, eşitlik hakkına kadar her konuya değinmiştir yüce peygamberimiz. Peygamberimiz (SAV) eşitlik hakkıyla ilgili Veda Hutbesinde şöyle buyurmuştur; “Ey insanlar! Rabbiniz bir, babanız birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah katından en değerli olanınız, O'na en çok saygı gösterip, emirlerine uyanınızdır. Arap'ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. (Eğer varsa) bu, ancak takva iledir”
Türk Milletinin de en büyük değerlerinden biridir insan hakları. İslamiyet öncesi ve İslamiyet sonrası birçok Türk Devletinin yönetim anlayışında insanın can ve mal güvenliği, din ve ibadet hürriyeti ile zaruri ihtiyaçlarının karşılanması doğal bir hak olarak görülmüş uygulamalara da yansımıştır.
İnsan haklarının korunmasında her bir bireyin üzerine büyük bir görev düşmektedir. İnsan haklarının korunması görevi sadece hükümetlerin değil bütün kuruluşların, bütün insanların görevidir. Nitekim insan hakları bilincinin ve insan haklarının tam olarak benimsenerek, uygulanması için gerekli sorumluluk duygusunun toplumda ve bütün insanlarda bulunması büyük önem taşımaktadır.
Biz insan haklarının sadece taraftarı değil aynı zamanda taviz vermez savunucusuyuz. Her nerede bir hak ihlali varsa biz hakkı ihlal edilmiş o insanların yanındayız ve olmaya da devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm insanların karşılıklı hoşgörü ve anlayış içinde yaşadığı bir dünya diliyor, vatandaşlarımızın 10 Aralık İnsan Hakları Gününü ve İnsan Hakları ve Demokrasi Haftasını kutluyorum.
Birleşmiş Milletler 1992 yılında, 3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan edilmiş, kararın sonrasında da BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerin bugünü “engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla tanınmasını istemiştir.
Engelli yurttaşlarımıza yönelik gerekli olanaklar sağlandığında spor, sanat, eğitim, siyaset ve iş dünyasındaki başarıları ortadadır. Engellilik, sosyal hayatı engelleyen bir kusur olarak algılanmamalıdır.
Engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmak, onların sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak ve hayatlarını kolaylaştırıcı önlemler almak hem insanlık görevimiz hem de toplumsal sorumluluktur. Engelli olmak bir kusur değildir, engellilik insani bir halin özetidir. En büyük engel körelmiş kalplere sahip olan zihniyetlerdir.
İnsana insan olduğu için kıymet veren bir medeniyetin mensupları olarak, engellilere yardım etmenin Allah’a olan sadakatimizi gösteren bir davranış olduğunu bildiren bir peygamberin ümmetiyiz.
Erzincan Belediyesi olarak engelli vatandaşlarımızın hayatlarını huzur içinde geçirebilmeleri için üzerimize düşen ne varsa yapmak boynumuzun borcudur. Ulaşımdan eğitime, çalışma hayatından sağlık hizmetlerine varıncaya kadar her alanda engellilerimize insanca bir hayat sunmak, insani ve hukuki mükellefiyettir.
Bu duygu ve düşüncelerle 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde tüm engelli yurttaşlarımıza sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yaşam sürmelerini diliyorum.
Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 84. yıldönümünde bir kez daha şükran ve özlemle anmaktayız.
Mustafa Kemal Atatürk, bir ulusun ve hatta tüm dünyanın kaderini değiştiren ölümsüz bir kahraman, bütün hayatı mücadelelerden ve savaşlardan ibaret olan, ömrünü vatanına ve milletine vakfetmiş, adını tarihe altın harflerle yazdırmış dünya lideridir.
Hayatını vatanına ve milletine adayan Türk’ün son Ata’sı, ülkenin içinde bulunduğu zor şartlara ve sahip olduğu sınırlı imkânlara rağmen, milletinden aldığı güç ve destekle bağımsız ve millet egemenliğine dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna liderlik etmiştir.
Türk Milleti’nin istiklaline ve istikbaline adanan 57 yıllık ömrün sona erdiği 10 Kasım’ı matem günü olmaktan ziyade, Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerini, eserlerini ve fedakârlıklarını anma günü olarak idrak ediyoruz. Mustafa Kemal Atatürk; “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.” diyerek fikirlerini anlamanın önemini vurgulamıştır.
Mustafa Kemal Atatük’ün en büyük ideali, Türkiye’yi birlik ve beraberlik içinde, güçlü bir ülke olarak muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaktı. Bizler de Atatürk’ün gösterdiği istikamet doğrultusunda Cumhuriyetimizin kuruluş ilkelerine, fikir ve ideallerine bağlı kalarak, Cumhuriyetimizin temel değerlerini koruyarak, kazanımlarını arttırarak, ülkemizi ve milletimizi hak ettiği seviyelere çıkarma gayreti içerisinde yolumuza kararlılıkla devam etmeliyiz.
10 Kasım 1938 tarihinde aramızdan ayrılan Türk’ün son Ata’sını, bugün itibariyle ebediyete intikalinin 84. yıldönümünü idrak etmekteyiz. Aramızdan ayrılmasının derin üzüntüsünü hissettiğimiz bugünde kendisini saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.
Bu vesileyle İstiklal Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve milli mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle anıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 19 Mayıs 1919’da başlatılan Milli Mücadele’nin Büyük Zafer ile noktalanmasını takiben ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Türk Milleti’nin tabiat ve şiarına en uygun irade Cumhuriyet iradesidir” dediği Cumhuriyetimizin 99. kuruluş yıl dönümünü kutlamanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Her türlü zorluğa ve imkânsızlığa rağmen aziz milletimizin bağımsızlığına kavuşabilmek için kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle topyekun inanç ve kararlılıkla giriştiği Kurtuluş Savaşı’mız, her safhası eşsiz kahramanlık destanlarıyla dolu büyük bir zaferle sonuçlanmıştır.
Milletimizin yeniden özgür bir şekilde birlik ve beraberlik içerisinde yaşamasını sağlayan Cumhuriyetin kuruluşu tarihimizdeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Milletimizin ortak eseri ve atalarımızdan bize en büyük miras olan Cumhuriyeti korumak ve sonsuza dek yaşatmak hepimizin görevidir. İstiklalimiz ve istikbalimiz uğruna; yediden yetmişe verdiğimiz çetin mücadelenin zafer ile taçlandırıldığı Kurtuluş Savaşı’nın akabinde ilan edilen Cumhuriyetimiz; ilelebet tarihteki ve gönlümüzdeki yerini muhafaza edecektir.
Cumhuriyetimizin 99. yıl dönümünde büyük Türk milletinin sahip olduğu tüm değerlerle hissettiği bu coşku ve heyecanının hiç eksik olmamasını temenni ediyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimizi de şükranla selamlıyorum.
Büyük Türk milletinin Cumhuriyet Bayramını içtenlikle kutluyor, en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Muhtarlık müessesesi, kültürümüzün ve toplumsal hayatımızın önemli yapı taşlarından biridir. Halkımızın tercihi ve seçimle göreve gelen muhtarlarımız, son derece önemli bir vazife üstlenmektedir. Devletimizin vatandaşlarımıza ulaşmasında her zaman en ön saflarda olan muhtarlarımız, halkımızın kendi içlerinden biri olarak gördükleri, her türlü sorun, sıkıntı ve taleplerini rahatlıkla ilettikleri temsilcileridir.
Biz Erzincan Belediyesi olarak muhtarlara verdiğimiz değeri ilk geldiğimiz günden ifade ettik ve Muhtarlık İşleri Müdürlüğünü kurduk, Muhtarlık İşleri Müdürlüğümüz münasebetiyle iletişim içerisinde olduğumuz tüm muhtarlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak için ivedi bir şekilde hareket etmekteyiz.
Toplumda çok önemli işlevleri olan ve yerel yönetimin temel taşlarından biri olan muhtarlarımıza hizmetlerinden ve gayretlerinden dolayı şükranlarımı sunarım. Bu vesile ile geçmişten bugüne öncelikle hayatlarını kaybetmiş muhtarlarımıza rahmet diliyorum. Şehrimize büyük emek ve katkıları olan ve bugün muhtarlık görevini sürdüren tüm muhtarlarımızın bu anlamlı gününü kutluyor, hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum.
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin dünyayı teşrifini müjdeleyen Mevlid Kandili’ne ulaşmanın huzuru ve mutluluğu içerisindeyiz.
Peygamberimizin doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştır. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan sevgili Peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir.
Peygamberimiz, yaşamı boyunca insanlara iyiliği, adaleti, hoşgörüyü, kardeşliği ve güzel ahlakı tavsiye etmiştir. Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizi anlama, anlatma, yaşama ve genç nesillere anlatmak için en önemli zamandır. Bununla beraber, O‘nun ahlak ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir.
Birlik ve beraberliğe, kardeşlik ve dayanışmaya en çok muhtaç olduğumuz bu günlerde mübarek gün ve gecelerin önemini daha iyi idrak ederek, bu güzel vatanda birlikte yaşadığımız bütün kardeşlerimizi, felaketlerle boğuşan yakın ve uzak çevremizdeki tüm insanlar için sevginin, barışın ve huzurun olması dileğiyle, Erzincanlı hemşerilerimin ve tüm İslam Âlemi’nin Mevlid Kandili’ni kutluyorum.
Ecdadımızın Anadolu’yu yurt yapmasına yardımcı olan tarihteki en önemli sivil toplum kuruluşlarından Ahilik teşkilatı, 13. yüzyılda temelleri atılan ve iyi ahlak, doğruluk, kardeşlik, yardımseverlik gibi değerler üzerinden yüzümüzü ağartan, başımızı dik kılan bir medeniyet projesidir.
Ahilik; bilginin hikmetle, ticaretin ahlakla buluşmasıdır. Ahilikte hamd vardır, şükür vardır, kanaat vardır. Ahilik sadece ticari bir meşguliyet değil, manevi değerlerimizin, geleneklerimizin ve kültürümüzün muhafızıdır. Toplumsal dokunun, sosyal dayanışma ve adaletin teminatıdır. En önemlisi de esnafımız, güvenirliliğin, dürüstlüğün emin olma simgesidir.
Selçuklu Devleti’nde, Osmanlı Devleti’nde ve Türkiye Cumhuriyeti’nde de esnaf ve sanatkârlarımız toplumun ana omurgası, kültürümüzün taşıyıcı kolonları olmuş ve olmayı da sürdürmektedirler. Her daim hakka ve hakikate tanıklık eden ve daima iyiliğin gören gözü, tutan eli olan ecdadımızdan aldığımız bu kutsal emaneti daha da zenginleştirerek, sonraki nesillere aktarmak için çalışmaya devam edeceğiz.
Bu duygularla, Ahilik geleneğini yaşatan ve yaşatılması için gayret gösteren herkese şükranlarımı sunuyorum.
Yeni bir eğitim öğretim yılına başlamanın heyecanını ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Sevgili çocuklarımızın, değerli öğretmenlerimizin ve velilerimizin coşkusunu yürekten paylaşıyor, yeni eğitim öğretim yılının eğitim camiasına hayırlı olmasını temenni ediyor, huzurlu ve başarılı bir ders yılı diliyorum.
Hayatımızın vazgeçilmez unsuru, geleceğimizi şekillendiren en büyük faktörlerden biri olan okul, bizleri hayata hazırlayan, gelişme ve çağdaşlaşma çabalarını başarıya ulaştıran sistemli bir eğitim yuvasıdır. Her çocuğumuzun eğitim öğretime kavuşmasını sağlamak, eğitimini donanmış bir şekilde vererek evlatlarımızı bir sonraki öğretim kademesine hazırlamak, ilgi ve kabiliyetlerini geliştirmesine fırsat verecek ortamları oluşturmak, nihayetinde ülkesine bağlı, milletini seven, değerlerine sahip çıkan mutlu bireyler yetiştirmek hepimizin asil görevidir.
Yeni bir eğitim öğretim yılına başlayan çocuklarımızın azim ve kararlılık içinde yeni bilgi ve beceriler kazanacaklarına, bunun sonucunda başarılı olacaklarına tüm kalbimizle inanıyor ve onlara güveniyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle sevgili öğrencilerimiz başta olmak üzere meslektaşlarım olan öğretmenlerimizin ve tüm eğitim camiamızın İlköğretim Haftası’nı kutluyor, yeni eğitim öğretim yılının Erzincanımıza ve ülkemize başarılar getirmesini temenni ediyorum.
Zabıta teşkilatımız, vatandaşlarımızın sağlıklı, huzur ve güven ortamında yaşamasının güvencesidir. Yaptığı uygulama ve denetimlerle vatandaşlarımızın esenliği için güvenli, sağlıklı ve düzenli bir yaşam alanı hazırlayan Zabıta Teşkilatımız, kentsel gelişimimizde de katkı sağlayan önemli bir birimimizdir. Görevi gereği belediyenin gören gözü, işiten kulağı olan Zabıta Teşkilatımız belediye ile vatandaşlarımız arasında köprü vazifesi görmektedir.
Bugüne kadar yaptıkları fedakârca çalışmalarından dolayı başta Erzincan Belediyesi Zabıta Teşkilatımız olmak üzere ülkemizin dört bir yanında vatandaşların huzur ve sağlığı için görevini özverili bir şekilde sürdüren tüm Zabıta Teşkilatının Zabıta Haftasını kutluyor, görevlerinde başarılar diliyorum.
1071 yılında Anadolu’nun kapılarını Türklere açan Malazgirt Zaferi’nin 951. yılını kutlamanın gururu ve heyecanını bir kez daha yaşıyoruz. 26 Ağustos 1071’de Büyük Selçuklu Hükümdarı Sultan Alparslan komutasında şanlı Türk ordusu, kendisinden dört kat daha kalabalık Bizans ordusunu yenerek bir kahramanlık destanı yazmış ve Anadolu’ya Türk mührünü vurmuştur.
Sultan Alparslan’ın “Size öyle bir vatan aldım ki ebediyen sizin olacaktır” sözünden de anlaşılacağı gibi bu zafer, Anadolu’nun “Türk Yurdu” olmasını ve sonsuza kadar öyle kalmasını sağlayacak önemli bir zaferdir. Bu zafer, 1071’den bugüne kadar geçen sürede bu coğrafyanın ebedi bir Türk yurdu olduğunu tüm dünyaya ilan ve ispat etmiştir.
Anadolu’da birlik, beraberlik ve barışa dayanan anlayışın hâkim olmasını sağlayan Malazgirt Zaferi ruhu, üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen milletin sinesinde dipdiridir. Cumhuriyetimizi daha aydınlık geleceğe taşırken geçmişimizden aldığımız güç, bizlere her zaman yol gösterecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle, Sultan Alparslan ve Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere canları ve kanlarıyla vatan topraklarını bize emanet eden aziz şehitlerimizi, her türlü maddi ve manevi fedakârlığı göstermiş olan gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Zaferimiz kutlu olsun.
Bizi birbirimize bağlayan manevi değerlerimizden olan Kurban Bayramı’nın rahmet ve bereketinde buluşmanın mutluluğu içerisindeyiz. Bizleri bir bayrama daha kavuşturan yüce Allah’a şükürler olsun.
Bayramlar paylaşmanın en çok hissedildiği ve hissettirildiği özel günlerdir. Birlikteliğimizin ve kardeşliğimizin pekiştirilmesi için de bir fırsattır. Huzur içerisinde idrak edilmesini temenni ettiğimiz, toplumsal hayata mana ve değer katan Kurban Bayramı sevincinin en iyi şekilde yaşanmasını diliyorum. Bayramların arttırdığı hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma duygularından yararlanarak bu kutlu günlerde birlik ve beraberliğimizi perçinlemeli, barış ve sevgi dolu günler geçirmek için elimizden geleni yapmalıyız.
Kıymetli hemşerilerim, bayram tatilinin uzun bir süre olması sebebi ile memleketine ve şehir dışına gidecek olan vatandaşlarımızın trafik kurallarına uyarak araç kullanmalarını isteyerek, Kurban Bayramı’nın ülkemize birlik, beraberlik, sevgi, barış, kardeşlik ve huzur getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Başta Erzincanlı hemşerilerim olmak üzere tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Erzincanımızın Kemaliye İlçesine bağlı Başbağlar Köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde hain terör örgütü tarafından gerçekleştirilen katliamın yıl dönümünü ilk günkü acı ile anmaktayız. Tarihe kara olarak geçen bu gecede 28 vatandaşımız kurşuna dizilerek, 5 vatandaşımızda ateşe verilen evlerde hayatını kaybetti.
Başbağlar katliamı ile birlikte terör en aşağılık yüzünü bir kez daha sergilemiştir. Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne göz diken hain odaklar Başbağlar’da da kardeşlik hukukumuzu bozmaya yeltenmiş fakat yaşanan büyük acılara rağmen başarılı olamamışlardır. Tarihte hiçbir zaman ülkemizi parçalamak isteyen hainler asla emellerine ulaşamadı ve ulaşamayacaktır. 29 yıldır Başbağlar milletimizin ortak acısı, ortak yasının adı olmuştur. Her karışına kanını, canını feda etmiş şehitlerimizin, gazilerimizin emaneti olan bu toprakların neferi olan bir milletiz biz. Birlik ve beraberliğe her şeyden çok ihtiyacımız olan bu günlerde, vatanımıza göz diken hainlere her bir ağızdan diyoruz ki; Madımak’ta yanan canda bizim, Başbağlar’da dökülen kanda bizim. Biz bir ölürsek bin diriliriz.
Bu duygu ve düşüncelerle bu menfur katliamın mağdurlarına sabır, kaybettiğimiz canlara ise Allah’tan rahmet temenni ediyorum. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın.
Aileyi oluşturan yapı taşlarından olan anne ve babalar, aile değerlerimizin korunmasında, adalet, paylaşma, sorumluluk, sevgi, saygı ve otorite gibi değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılmasında belirleyici bir rol üstlenmektedir.
Hayatımızın her alanında varlıklarıyla bizleri onurlandıran babalarımız ise aile içerisinde üstlenmiş oldukları görev ve sorumlulukları büyük bir özveriyle yerine getirmektedirler.
Yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren, ailenin mutluluğu için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan babalarımız, çocuklarını geleceğe güvenle hazırlamak için ellerinde gelen tüm gayreti sarf etmektedirler. Babaların sadece bugünde değil, her zaman gönüllerinin hoş tutulması, sevgi, saygı ve vefa duygusunun bir gereğidir.
Bu vesileyle başta şehit babaları olmak üzere koca yürekli tüm babaların Babalar Günü’nü kutluyor, aileleri ile birlikte sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hayat geçirmelerini diliyorum.
İnsanlarda çevre kirliliğine yönelik farkındalık yaratabilmek ve çevreye duyarlı bir nesil yetiştirilebilmesi için her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanan “Dünya Çevre Günü” tüm insanlığın bugününü olduğu gibi geleceğini de yakından ilgilendirmektedir.
Doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesi, dünyamızın düşüncesizce kirletilmesi, şüphesiz ki yaşamın sürekliliğini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyecektir. Temiz bir dünyada yaşayabilmek ve gelecek nesillerimize temiz bir çevre bırakabilmek, devletin olduğu kadar bireylerinde temel ilkesi olmalıdır. Bunun için herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Temiz bir çevrede yaşamak için öncelikle çevremizi kirletmekten kaçınmalı ve temiz tutmalıyız.
Erzincan Belediyesi olarak temiz çevre, yaşanılabilir ve daha yeşil bir Erzincan için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü, bu hedefleri konuşmak, değerlendirmek ve birlikte hareket etmek adına önemli bir fırsat olarak düşünüyor, daha güzel, daha sağlıklı ve daha temiz bir gelecek temennisiyle Dünya Çevre Günü'nü kutluyor, bütün vatandaşlarımıza güzel, temiz bir çevrede mutlu ve sağlıklı bir ömür diliyorum.
19 Mayıs 1919 kurtuluş mücadelemizin başlangıcı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan sürecin ilk adımıdır. Zor şartlar altında kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde örnek bir mücadelenin eseridir. Cephelerde kazanılan bu mücadele, kurtuluştan sonra atılan dev adımlarla sonsuza dek pekişmiştir.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetlerine sahip çıkmak, başta gençlik olmak üzere, hepimizin görevidir. Umudumuz olan gençlerimizin; bağımsızlığa ve 19 Mayıs ruhuna sahip çıkacağına inancım tamdır.
İçinden geçtiğimiz zor günler dahi, Cumhuriyetimizin kuruluşunun ilk günündeki heyecan, coşku, azim ve kararlılıkta her yıl daha da katlanan bir gururla geleceğe yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle tüm gençlerimin ve hemşerilerimin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları olmak üzere Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar olan tüm şehitlerimize rahmet diliyorum.
Engelli vatandaşlarımıza karşı duyarlılık ve farkındalığın arttırılması amacıyla 10-16 Mayıs tarihlerini Engelliler Haftası olarak kutlamaktayız.
Ülkemizde yaşayan tüm vatandaşlarımız gibi engelli vatandaşlarımızın da sahip oldukları temel hak ve hürriyetlerden en iyi şekilde yararlanmaları, yaşam standartlarının yükseltilmesi ve sosyal yaşama katılımları konusunda hepimize önemli görevler düşmektedir. Unutmamak gerekir ki her insan bir engelli adayıdır. Engelli vatandaşlarımıza ihtiyaç duydukları yarım elini uzatmak, kalplerdeki ve zihinlerdeki engelleri hep birlikte kaldırmak için gayret göstermek, sorunlarının çözümünde onlara destek olmak, onların hayatlarını kolaylaştırmak, yaşam standartlarının iyileştirilmesini sağlamak ve her adımda yanlarında olmak hepimizin görevi ve sorumluluğudur.
Bu düşüncelerle Engelliler Haftasının toplumsal farkındalığı artırmasını temenni eder, tüm engelli vatandaşlarımıza aileleriyle birlikte sağlıklı, mutlu, huzur dolu bir yaşam dilerim.
Dünyaya gözlerimizi ilk açtığımız andan itibaren sevgisiyle, merhametiyle bizleri kucaklayan, hayatını evlatlarına adayan her anımızda yanımızda olan ve hakkı hiç ödenmeyecek olan annelerimizin bu özel gününü kutluyorum.
Ülkemize ve insanlığa faydalı nesiller yetiştirmek için her türlü zorluğa göğüs gererek fedakârca çalışan anneler, aile değerlerinin yaşatılması ve geleceğe taşınmasının da en önemli güvencesidir. En mutlu anlarımızda olduğu gibi, tüm sıkıntılarda sığındığımız liman olan annelerimizin tek beklentisi, bizlere gösterdikleri sevgi ve ilgiyi onlara da hissettirmektir. Hiçbir hediye anne sevgisinin üzerinde değildir. Peygamber Efendimizin “Cennet annelerin ayakları altındadır” hadis-i şerifi ile payelendirdiği anne sevgisi dünyadaki en değerli sevgidir.
Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit anneleri olmak üzere eşim, annem ve tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, ebediyete intikal eden annelerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
Bayramlar, dini ve milli duyguların perçinleştiği, dargınlıkların ve kırgınlıkların son bulduğu, yardımlaşma ve dayanışma duygularının en üst seviyelere çıktığı, milletleri var eden milli birlik ve beraberlik şuurunun güçlendiği önemli günlerdir.
On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’i büyük bir birliktelikle tamamlamanın ve sevgiyle, muhabbetle kucaklaşacağımız Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu güzel günleri Erzincan halkı için unutulmaz kılmak adına, Ramazan ayı boyunca çeşitli etkinlikler düzenledik. Erzincan’da Ramazan ayı etkinlikleri ile vatandaşlarımıza eski ramazanları yaşatmayı amaçladık. Yüce Allah, hoşgörünün, birlik ve beraberliğin pekiştiği ramazan ayına tekrar kavuşmayı bizlere nasip etsin inşallah.
Ramazan Bayramı’nın dünyanın dört bir yanında acı çeken başta Müslüman kardeşlerimiz ve soydaşlarımız olmak üzere bütün insanlığa barış ve huzur getirmesini diliyor, milletimizin ve İslam âleminin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.
Bin aydan daha hayırlı mübarek Kadir Gecesi'ne kavuşmuş olmanın mutluluğu içerisindeyiz. Manevi lütuf ve bereket kapılarının ardına kadar açık olduğu bu mübarek gecenin yolumuzu ve ruhumuzu hidayet ışığıyla buluşturması en büyük dileğim. Müjdelerle dolu Kadir Gecesi umutsuzluğa, bezginliğe ve karamsarlığa tüm kapıları kapatan, nefsi mücadelelere hazırlanmak için sunulan bulunmaz bir fırsat gecesidir. Türk-İslam âleminin yeniden dirilişe geçmesi, birlik ve bekasını kardeşlik bağlarıyla güçlendirmesini, İslam coğrafyasını mesken tutmuş acıların son bulmasını Yüce Allah’tan dilerim. Bu bilinçle birlik beraberliğimizi muhafaza ederek nifak tohumlarına karşı tek vücut olarak karşı durması gerekmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle bu gecede yapılan dua ve yakarışların, İslam âleminin birlik, dirlik ve beraberliğine, toplumsal birlikteliğimizin güçlenmesine, insanlığın barış, huzur ve saadetine vesile olmasını niyaz ediyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde millet iradesinin kararlılığıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamanın gururunu yaşıyoruz.
Büyük Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ile taçlanmış, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilan edilmiştir. 23 Nisan 1920, egemenliğin millet iradesine bırakıldığı, demokrasinin temelinin atıldığı Cumhuriyetimizin yapı taşı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun yanı sıra, geleceğimizin teminatı çocuklarımızın da bayramıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı gelecek nesillere verilen önemin ve güvenin de simgesi olmuştur. Daha güçlü ve daha huzurlu yarınlar için geleceğimizin güvencesi, teminatı çocuklarımızı çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak, en iyi şekilde yetiştirmek, geleceğe hazırlamak hepimizin ortak hedefidir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar önemli bir vesiledir.
Egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 102. yılında tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı içtenlikle kutluyor, büyük Türk milleti için büyük anlam taşıyan bugünde Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, gazilerimizi ve kahraman şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Rahmet ve bereket simgesi, mübarek Ramazan ayına bir kez daha kavuşmanın ve karşılamanın sevinci ve mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız.
Tüm insanları huzur ikliminde buluşturarak, milletimizin paylaşma, yardımlaşma, birlik ve beraberlik gibi hasletlerinin artmasına vesile olan Ramazan ayı yuvalarımıza bolluk bereket, huzur getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum. Manevi huzuru bulduğumuz Ramazan ayının ruhu ile kardeşlik duygularını asırlar boyunca en iyi şekilde yaşamış, insani hasletlerimizi, kadim değerlerimizi nesilden nesile aktaran bir milletin mensupları olarak, maddi ve manevi güzelliklerin yaşandığı bu ayda halkımızın ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yardım elini uzatarak, onlarla dayanışma içersinde olacaklarına inanıyorum. İnşallah manevi coşku ve lezzetin yaşandığı bir ay boyunca Türk-İslam âlemi diriliş ve silkinişle birlikte sükûnete kavuşur.
Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan ayının ilimiz, ülkemiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni eder, tüm hemşerilerime sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde bir Ramazan ayı geçirmelerini dilerim.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Bereketin, beklentilerin, huzurun ve mutluluğun başlangıcı olan Nevruz Bayramınız kutlu olsun. Nevruz, içerdiği güçlü anlamlarla, yeni bir uyanışa, barışa, dostluğa, birlik ve beraberliğe yapılan bir çağrıdır.
Orta Asya’dan Balkanlara kadar uzanan geniş coğrafyada doğanın uyanışıyla birlikte kutlanan Nevruz, zengin kültürümüzün değerlerini ve çeşitliliğini yansıtan, kardeş Türk Cumhuriyetleriyle ile aramızdaki milli ve kültürel bağlarımızı pekiştiren, geçmişten günümüze büyük bir coşkuyla taşıdığımız önemli zenginliğimizdir. Türk dünyasında ve ülkemizde yıllardan beri bayram olarak kutlanan Nevruz, millet olarak bir arada huzur içerisinde yaşama arzusunun kuvvetlendiği karşılıklı sevgi, dayanışma ve hoşgörünün yaşandığı ortak bir kültür mirasımızdır.
Bayramlar, bireyleri ve toplulukları yakınlaştırarak bütünleştiren, unutulmaya yüz tutmuş değerleri yeniden gün yüzüne çıkaran ve gelecek kuşaklara aktaran ortak kültür bağlarını oluşturur. Baharın başlangıcı olarak yeniden doğuşu simgeleyen Nevruz, geleceğe dair umut, arzu ve temennileri de içinde barındırmaktadır. Nevruz ile yeniden doğan ve coşkuyla yenilenen sadece doğa ve tabiat değildir. İnsan da bedenen ve ruhen kendini temizler ve yeniler; böylece duygular ve fikirler de yenilenir. Bu yüzden Nevruz, doğadaki dirilişle birlikte bir bayram sevincini ve coşkusunu yaşatmanın yanı sıra, insana dair umutları ve dilekleri de temsil etmektedir.
Bu vesile ile Nevruzun, bolluğa, berekete, birlik ve beraberliğe vesile olması temennilerimle, tüm milletimizin Nevruz Bayramını en içten dileklerimle kutlar aziz hemşerilerime sevgi ve muhabbetlerimi sunarım.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
3 Kasım 1914 – 18 Mart 1915 yılları arasında Çanakkale Boğazı’nda meydana gelen deniz savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran bir zafer destanıdır.
Çanakkale Savaşları, maneviyatın maddiyatı yendiği yer olma özeliği ile dünya tarihi üzerinde büyük etkilere neden olmuş, asırlardır Avrupalılar tarafından sömürülen ülkelerin bağımsızlık fikrinin kuvvetlenmesine yardımcı olmuştur.
Çanakkale Zaferi hiç kuşkusuz sonuçları itibari ile tarihin akışını ve her şeyden önemlisi Türk ulusunun kaderini değiştiren çok önemli bir başarıdır. Çanakkale Zaferi, vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin neleri başarabileceğinin en büyük kanıtıdır. Tarihte eşine az rastlanır çok uluslu bir güce kanları ve canları pahasına dur diyen ve tüm dünyaya “Çanakkale geçilmez” dedirten büyük Türk milleti ve onun bağrından çıkan kahraman Türk askeri, dün Çanakkale’de olduğu gibi bugünde Çanakkale muharebelerini kazandıran yüksek ruha sahip olarak, ülkesine ve milletine yönelik her türlü tehdit ve tecavüzü bertaraf edebilecek güç ve kararlılıktadır.
Cumhuriyetimizin temeli olan Çanakkale Zaferi, vatan uğruna canından, canlarından vazgeçmiş muhterem şehitlerimizin azmiyle gelecek nesillere armağan edilmiş sonucunda bize kalan şanlı al bayrağımız ve bu topraklarda her birimize emanet edilmiştir. Neticesinde hem ecdadımıza hem de geleceğimize borcumuz büyük bu kutsal emanetleri son nefesimizi verene kadar korumalı ve bizden sonraki nesillerimize daha güzel şartlar altında teslim etmeliyiz.
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ülkü arkadaşları olmak üzere, vatanını uğruna şehitlik mertebesine ulaşan bütün aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet, ruhları şad olsun.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Tefekkür ve şükür vesilesi mübarek Berat Kandili, bizlere kırılan kalpleri onarma, dargın duvarları yıkma, kinden nefretten uzaklaşma imkânı sunuyor.
Ramazan-ı Şerif’i müjdeleyen bu anlamlı gece, birliğimizi, beraberliğimizi ve gönül bağlarımızı güçlendirme imkânı veriyor. Mübarek Berat Kandili, Yüce Allah’ın huzurunda yenilenme gecesidir. Ramazan-ı Şerif’e günah ve yüklerimizden beraat ederek girme gecesidir.
Merhametin, iyiliğin, umudun ve huzurun gecesi, on bir ayın sultanı Ramazan’ın habercisi Berat Kandil’inizi tebrik ediyor, beraberlik, barış ve huzur dolu bir ramazan ayına sizlerle ulaşmayı diliyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
13 Mart 1992 yılında Erzincan’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle yâd ediyorum.
Depremlerle birçok kez yıkılıp yeniden inşa edilen ve Kuzey Anadolu fay hattında yer alan ilimizde, bir daha deprem yaşamamak, olası bir depremde can ve mal kaybına uğramamak en büyük temennimizdir.
Erzincan’ın tarihi boyunca gerçekleşen büyük depremler bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. Depremler geçmişte olduğu gibi gelecekte de olabilir. Bu gerçeği göz ardı etmeden şehirleşmek, yapılaşmak ve yaşamak zorundayız. Depremlerde can ve mal kaybını en aza indirmek, depremlere hazırlıklı olmak ve şehir yapılanmasını deprem riskine göre yapmak hepimize düşen hayati bir görevdir.
Göreve geldiğimiz günden itibaren özellikle kentsel dönüşüm alanında önemli çalışmaları gerçekleştirdik. Erzincan’ın en eski yapılarının bulunduğu Kızılay Mahallesinde kentsel dönüşüm çalışmalarımızı tamamladık. Allah nasip ederse görev süremiz boyunca bu çalışmalarımızı aksatmadan devam ettireceğiz.
Bu duygu ve düşünceler ile 13 Mart 1992 yılında yaşanan depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, saygıyla anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
İstiklâl Marşı’nın 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edilerek ayakta okunmasından bugüne bütün bir millet, milyonlarca kez bu marşı ayakta okuyarak istiklâline ne kadar düşkün olduğunu, istiklâlinden asla hiçbir şart altında vazgeçmeyeceğini bütün cihana haykırmıştır.
Bugün her defasından daha gür bir ses ve imanla, daha içtenlik ve sorumluluk bilinciyle, daha derin bir özgüven ve aşkla marşımızı tekrar etmeli; bu marşın doğduğu şartları ve kararlılığı içimizde hissetmeliyiz.
İstiklâlimize uzanacak her türlü karanlık eli daha silahına uzanmadan kırmalı, Türk’ün asla istiklâlsiz yaşayamayacağını cihana asrın idrakiyle donanmış olarak yeniden göstermeliyiz.
Allah bir daha bu memleketin, bu milletin istiklâlini tehlikeye düşürmesin ve bir daha onu İstiklâl Marşı yazmaya mecbur etmesin. Mehmet Akif’in o gün ne demek istediği bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Bizi milletçe birleştiren İstiklâl Marşımızın ifade ettiği madde ve mana etrafında birlik olmak ve İstiklâl Marşımızın ruhunda yeniden milli bağımsızlığımıza sahip çıkmak zorundayız.
Milletimizin tüm hissiyatına tercüman olan bu marşı yazdığı için millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunuyor, Allah’tan rahmet diliyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Fedakarlığın, özverinin ebedi temsilcisi olan ve aile kurumunun kutsiyetinin temel öğesi olan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.
Hayatımızın her anında varlıklarıyla onurlandığımız, sevgi, fedakârlık ve hoşgörünün sembolü olan kadınlarımız, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır.Toplumun ve ailenin temeli olan kadınlarımız, insanlık mektebinin de ilk hocalarıdır. Bu mektebi sevgi ve hoşgörüyle inşa edip, insanlığın emeği ve merhameti olmuşlardır. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Dünyada her şey kadının eseridir” diyerek kadınların değerini vurgulayan en önemli lider olmuş, tüm başarılarının ortağı olarak da kadınları görmüştür.
Fedakârlığı, sevecenliği, çalışkanlığı ve üretkenliğiyle her zaman ailesine ve topluma önemli katkılar sunan kadınları, hayatın her alanında etkin bir şekilde görmek bizleri sevindirmektedir. Günümüzde kadınlarımıza reva görülen her türlü şiddeti nefretle kınıyor, hastalıklı düşünceleri reddiyoruz.
Bu duygularla özverinin, sevginin ve asaletin kaynağı olmuş başta şehit ve gazi anneleri ile şehit ve gazi eşleri olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sevgi ve şefkati hiç bir karşılık beklemeden veren tüm annelerimizi ve kadınlarımızı en kalbi duygularla selamlıyor, sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.
Miraç kandiline ulaşmanın mutluluğu ve huzuru içerisindeyiz. Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin Miraç Kandili’ni içtenlikle kutluyorum.
Miraç, Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) Cebrail Aleyhisselam'ın rehberliğinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükselişidir.
Bu gece insanlığa dinin direği namaz hediye edildi. Namaz her mümine ikram edilmiş bir nimettir. Namaz, Müminin Allah’ın huzuruna çıkışı, bir nevi miracıdır. Bu gece her zamankinden daha çok ellerimizi semaya açıp kendimize, ailemize, memleketimize, milletimize ve tüm İslam alemine Yüce Yaratandan hayırlar niyaz edelim, ülkemizdeki barış, huzur ve sükun ortamına kastedenlere hidayet niyaz edelim.
İdrak edeceğimiz Miraç Kandilinin yediden yetmişe tüm milletimize, İslam Alemine ve tüm insanlığa hayır, huzur ve mutluluk getirmesini diliyor, tüm hemşehrilerimin bu aydınlık gecelerini tebrik ediyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan ve milletin sesi olan Basın mensuplarımız; demokratik bir toplumun öncelikli unsurlarından biri olan halkın doğru ve tarafsız haber alma ve bilgi edinme hakkını etkin olarak kullanmasına aracılık ederek oldukça önemli bir kamu hizmetini yerine getirmektedir. Basın, her zaman ve her yerde doğru, tarafsız, ilkeli haber vererek, objektif davranarak haber alma özgürlüğümüzü sağlayan en etkili araçtır.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, “Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.” sözü ile basının tarafsız, doğru ve ilkeli habercilik anlayışının önemine dikkat çekmiştir. Günümüz şartlarında bilgiye ve habere erişimin kolaylaştığı, internet ve sosyal medyada da halkı doğru ve tarafsız haberle hızlı bir şekilde buluşturan gazetecilerimizin yaptıkları görevin önemi daha da artmaktadır.
Bu düşüncülerle, mesleğin gerektirdiği etik ve ahlak kuralları doğrultusunda görevlerini özveriyle yerine getiren basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü içtenlikle kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
2022 yılının ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, barış, kardeşlik, huzur, bereket, mutluluk getirmesini ve dünyanın ortak sorunlarının çözülmesi için yeni bir başlangıç oluşturmasını diliyorum.
Gücümüze inanarak, karamsarlığa kapılmadan, çağdaş dünyayla bütünleşme yolunda yorulmadan ilerleyeceğiz. Hizmetlerimiz vatandaş odaklı, temel hedeflerimiz açıklık, şeffaflık ve verimlilik olacaktır.
Erzincan’ımız açısından önümüzdeki yılda hizmetlerimiz sizlerin desteği ile artarak devam edecek. 2022 yılında Erzincan’ımızı her yönden daha da ileriye götürmenin heyecanı ve gayreti içinde olacağız. Şehrimizin vizyonunun gelişmesi, modern ve yaşanılabilir bir kent olması yolunda çalışmalarımız bugün olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm hemşerilerimin yeni yılını en içten duygularla kutlar saygı ve sevgiler sunarım.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Deprem, insanoğlunun en çok etkilendiği doğal afetlerin başında gelmektedir. Yıkıcı etkisi oldukça büyük olan depremler gerek doğada gerekse insanoğlunun hayatında büyük tahribatlara yol açmaktadır. Bu doğal afet, birtakım sosyolojik ve psikolojik problemleri beraberinde getirmiş ve sarılması zor yaralar açmıştır. 27 Aralık 1939 Erzincan depremi ise tarih boyunca Anadolu coğrafyasında yaşanmış en büyük depremler arasında yer almaktadır.
Erzincan 27 Aralık 1939 tarihinde büyük bir depreme maruz kalmıştır. Merkez üssü Erzincan olan depremin şiddeti 7,9 civarında ölçülmüştür. Bu özelliği ile Anadolu’da 19. yüzyıldan günümüze kadar olan dönemde meydana gelen depremler arasında en büyük deprem olarak nitelendirilmektedir. Kayıt altına alınan diğer depremlerin zayiatları ile kıyaslandığında ülkemizde en çok hasar bırakan deprem olmuştur. Bu depremde resmi rakamlara göre; 32.968 insan hayatını kaybetmiş, 116.720 bina yıkılmıştır. Bunun yanında binlerce hayvan telef olmuştur. Dünya tarihinde depremlerde ölen insanların miktarı sıralamasında Erzincan Depremi 27. Sırada, 20. yüzyılın depremleri düşünüldüğünde ise 8. sırada yer almaktadır.
Üzerinden 72 yıl geçmiş olmasına rağmen, acıların hala taze olduğu ve yaşamlarını yitiren vatandaşlarımızın asla unutulmadığı bir vakıadır. Yaşanan bu acı olayın meydana geldiği ilk andan itibaren devletimiz ve milletimiz, büyük bir yardımlaşma ve dayanışma içerisine girerek, yaraları sarmıştır. Depremlerde can ve mal kaybının en az olması veya hiç olmamasını sağlamanın yolu, depreme dayanaklı binaların inşa edilmesidir. Çünkü “Deprem öldürmez, binalar öldürür.” Bu gerçeği aklımızdan hiçbir zaman çıkarmamalıyız. Bu çerçevede, gelecek nesillerimize önce deprem bilincini sonra da daha dayanıklı bir yapılaşma bırakmak ve hem kamu, hem de özel sektör olarak yapılacak tüm yapıların temelden çatısına kadar kanun, tüzük ve yönetmeliklerin öngördüğü standartlara uygun olarak yapılmasını sağlamak öncelikli görevimizdir.
Bu duygu ve düşünceler içerisinde, ilimizde, ülkemizde veya dünyanın hiçbir yerinde bu tür acıların bir daha yaşanmamasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Depremde yaşamlarını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Tüm Erzincanlı hemşerilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Daha iyi bir yaşam sürdürebilmelerine, geleceğe daha umutla bakmalarına ve hayattan beklentilerinin karşılanmasına, toplumsal farkındalığın artmasına vesile olması dileğiyle tüm engelli kardeşlerimizin, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü en içten dileklerimle tebrik ediyorum.
Unutmamalıyız ki hayatta her canlı bir engelli adayıdır ve engelliler için atılan her adım sadece engelli vatandaşlarımız için değil kendimiz için de atılmış önemli bir adımdır. Engelli vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak, toplumla bütünleşmelerini sağlamak, geleceğe umutla bakan bireyler olarak onların da toplumsal sorumluluk almalarına öncülük etmek, dayanışma ve yardımlaşma duygularımızın da güçlenmesini sağlayacaktır.
Günümüz şartlarında kullanabileceğimiz imkânlarla tüm engelli vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırabiliriz fakat madden karşılana bilecek tüm imkânları manen destekleyemediğimiz için o imkânların bir değeri kalmıyor. Engeller ruhumuzda olmadığı sürece aşılamayacak hiçbir sorun yoktur yeter ki fikren ve zihnen temiz düşünüp empati yaparak engelli insanların sorunlarını anlamaya çalışalım.
Hayatlarını zorluklar içinde idame ettirmeye çabalayan ve birçok sıkıntıya göğüs geren engelli kardeşlerimizin bizim için önemi ve kıymeti çok büyüktür. Hayatlarını huzur ve güven içinde sürdürebilmeleri ve kendi kendilerine yetebilecekleri şartlara sahip olabilmeleri için elimizden gelenin en iyisini yapmak bizim insanlık görevimizdir.
Engelli olmalarına rağmen, hayat mücadelesi veren ve hayatlarını onurlu bir şekilde geçirmek adına ekonomik ve sosyal hayatın içerisinde olan engelli vatandaşlarımız bizim için birer güç kaynağıdır. Tüm zorluklara rağmen spordan sanata, edebiyattan siyasete, eğitimden çalışma hayatına her alanda önemli başarılara imza atan engelli kardeşlerimizin verdikleri mücadeleler takdire şayandır.
Bu duygu ve düşüncelerle; tüm engelli kardeşlerimizin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutluyor, bir gün değil, her gün yanlarında olduğumuzu belirterek, selam ve sevgilerimi sunuyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
24 Kasım, Millet Mektepleri’nin açıldığı ve okuma yazma seferberliğinin başladığı gündür. Bugün sadece Millet Mektepleri açılmamış ayrıca elinde tebeşir kara tahtanın başına geçip okuma yazma öğreten Mustafa Kemal Atatürk Başöğretmen olarak kabul edilmiştir. Bu önemli tarih 1981 yılından itibaren yurdun dört köşesinde her 24 Kasım günü öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmıştır.
24 Kasım günü, toplumun gerçek mimarları olan öğretmenlerimize adanmıştır. Öğretmenler, bir insan topluluğundan çağdaş bir ulus meydana getiren, onları akıl ve bilimin aydınlığı ile kuşatan ve kendi öz saygısını kazanmış, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller olarak yetiştiren kahramanlardır. Öğretmenler, bir ulusun, hatta bütün bir insanlığın geleceğe emin adımlarla yürümesini sağlayan yegâne unsurlardır. Bu nedenle, bir toplumun en saygın ve en değerli şahsiyetleridir.
Büyük Türk milletinin ruh ve karakterine biçim veren, bugünün mimarı, yarınların hazırlayıcısı muhterem öğretmenlerimize çok şey borçlu olduğumuz iyi bilinmelidir.
Sahip oldukları bilgi, kültür ve deneyimi benimseterek kuşaklara aktaran öğretmenlerimiz, sosyolojik sürekliliğin sağlanmasına da büyük bir katkı sağlamaktadır. Öğretmenlerimiz bu özelliklerinden dolayı yaşadıkları çevrenin öncüsü olmuşlardır. Nitekim gelecek nesillerin yetişmesinde en önemli rol öğretmenlerimizindir.
Başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ülkemizin her yerinde görev yapan fedakâr öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor, gelecek nesillerin yetişmesi için çalıştıkları sırada şehit edilen Neşe öğretmeni, Aybüke öğretmeni ve Necmettin öğretmeni ve ebediyete irtihal eden tüm öğretmenlerimizi saygıyla ve minnetle anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük komutan, eşsiz devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 83. yılında saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.
İçinde bulunulan imkânsızlık ve yokluklar nedeniyle bağımsızlık umutlarının azalmakta olduğu bir dönemde, tarihinde asla esaret altına alınamamış, milletimize olan inancını kaybetmeyerek birbirine kenetlenmesini ve ayağa kalkmasını sağlayan Atatürk, milletimizin Kurtuluş Savaşı gibi tarihte eşine az rastlanır bir zafere ulaşmasına öncülük etmiştir. Milletimiz; Atatürk öncülüğünde Kurtuluş Savaşında elde ettiği büyük zafer ile bin yıldır yurdumuz olan bu toprakların sonsuza kadar Vatanımız olarak kalacağını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.
Dahi bir asker ve komutan, takdire şayan liderlik vasıflarıyla büyük bir devlet adamı olan Mustafa Kemal Atatürk yalnızca Türk milletinin ebediyen unutmayacağı bir lider değil, aynı zamanda emperyalist güçlerin saldırısı altında bulunan bütün mazlum milletler için de bir esin kaynağı olmayı başarmıştır.
Kolay kazanılmadığını bildiğimiz bağımsızlığımızın ve birliğimizin korunmasında Gazi Mustafa Kemal ve O’nun yanında ülkemiz, milletimiz için fedakârca mücadeleye koşan silah arkadaşlarının çabası bizlerin rehberi olmaya devam edecektir.
Birlik ve beraberliğimizi koruyarak, ele ele verdiğimiz takdirde aşamayacağımız hiçbir engelin olmadığını Atatürk ve arkadaşları, Kurtuluş Savaşı sonrasında çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak bizlere göstermişlerdir. Bizler şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da, O’nun bıraktığı ve ülkemizi çağdaş medeniyetler yolunda zirveye doğru götürecek emanetleri daima koruyacak ve yaşatacağız.
Bu düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının yıl dönümünde saygı, şükran ve rahmetle anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Mimari yapıları, tarihsel ve kültürel değerleri, çevre düzenlemeleri ile şehirler, toplumların gelişmişlik düzeyinin önemli göstergesidir. Sivil mimari örneklerinin en güzellerin sergilendiği Erzincan’ımızda bu güzelliklerin gün yüzüne çıkması ve bizden sonraki nesillere aktarılabilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Ecdadımızdan bizlere yadigâr kalan kültürel ve mimari değerler; şehirlerin geçmişiyle geleceğini birbirine bağlayan köprülerdir. Bu nedenle şehrimizin tarihi ve kültürel dokusuyla uyumlu bir yapılanmanın gerçekleştirilmesi önceliklerimiz arasındadır. Geçmişinden kopuk bir mimariyle şekillenen, sosyal ve kültürel mirasını yitiren, yaşam kalitesini düşüren, insana ve çevreye karşı duyarsız olan bir şehirleşme kabul edilemez. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına doğru ilerlerken medeniyetimizden aldığımız ilhamla sürdürülebilir, kimlikli, sağlıklı ve güçlü bir Erzincan’ı hep birlikte inşa ve ihya edeceğiz.
Bu amaçla kültürel dokusunu koruyan, öz kimliğine sadık bir Erzincan bırakılması noktasında çalışmalar yapmaya gayret ederek Dünya Şehircilik Günü’nü kutluyor, yürüttüğümüz şehircilik çalışmalarının başarıya ulaşması dileğiyle tüm hemşerilerimi saygıyla selamlıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasındaki kahraman ordumuzun ve büyük Türk milletinin, yedi düvele karşı verdiği mücadelenin sonucunda kurulan, tarih sahnesinde yeniden varoluşumuzun eşsiz sembolü olan Cumhuriyetimizin kuruluşunun 98. yıl dönümünü büyük bir sevinç, coşku ve heyecanla kutluyoruz.
Milletimizin yeniden özgür bir şekilde birlik ve beraberlik içerisinde yaşamasını sağlayan Cumhuriyetin kuruluşu tarihimizdeki en önemli dönüm noktalarından biridir. 600 yıllık bir cihan imparatorluğunun mirası üzerine kurulan Cumhuriyetimiz, başka bir milletin boyunduruğunda yaşamaktansa ölmeyi tercih eden milletimizin, bağımsızlık ve hürriyetinden asla taviz vermeyeceğinin göstergesidir. Milletimizin ortak eseri ve atalarımızdan bize en büyük miras olan Cumhuriyeti korumak ve sonsuza dek yaşatmak hepimizin görevidir. İstiklalimiz ve istikbalimiz uğruna; genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle, yediden yetmişe verdiğimiz çetin mücadelenin zafer ile taçlandırıldığı Kurtuluş Savaşının akabinde ilan edilen Cumhuriyetimiz; ilelebet tarihteki ve gönlümüzdeki yerini muhafaza edecektir.
İstiklal harbimizi zafer ile taçlandıran, Cumhuriyetimize hayat veren ruh, tıpkı 98 yıl önce olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır. Asırlar boyunca vatan ve millet bütünlüğü yolunda kararlı adımlarla yürüyen bu kutlu millet, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma çabasını “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” düsturuyla bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonrada sürdüreceği şüphesizdir.
Cumhuriyetimizin 98’inci yıl dönümünde büyük Türk milletinin sahip olduğu tüm değerlerle hissettiği bu coşku ve heyecanının hiç eksik olmamasını temenni ediyor, Cumhuriyet’i “En Büyük Eserim” diye tanımlayan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimizi de şükranla selamlıyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde yarınlara emin adımlarla ulaşmamız temennisiyle milletimizin Cumhuriyet Bayramını içtenlikle kutluyor, en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Doğrudan demokrasiyle temsil edilen muhtarlık görevi, bir kentin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biri; demokrasinin temel taşı, başta belediyeler olmak üzere tüm devlet kurumlarıyla, vatandaşlar arasında kurulan köprüdür. Özellikle belediyelerin vatandaşlara hizmeti ulaştırmasında muhtarların önemi büyüktür. Hiç kuşkusuz ki muhtarlarımız Erzincan’ımızın tüm mahallelerinde görevlerini fedakârca yerine getirmektedir. Mahallelerinde yaşanan sorulara birebir tanık olan, çözüme kavuşturmak için büyük çaba sarf eden muhtarlarımızla dün olduğu gibi bugünde, yarında, her daim koordineli hareket etmeye; Erzincan’ımızın sorunlarına birlikte çözüm bulmaya devam edeceğiz. Bu anlamlı günde toprağı, insanı, geleceği için durmadan çalışan tüm muhtarlarımızı saygıyla selamlıyor, Muhtarlar Günü’nü kutluyorum. Bütün muhtarlarımıza çalışmalarında başarılar ve kolaylıklar diliyorum. Aramızdan ayrılan muhtarlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Âlemlere rahmet olarak gönderilen, dünyayı karanlıktan aydınlığa kavuşturan, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in dünyaya gelişlerinin yıldönümünü, dualarla tekrar idrak etmenin mutluluğunu yaşayacağız.
Peygamberimiz; yeryüzüne hak ve adaleti, sevgiyi, saygıyı, eşitliği, yardımlaşmayı ve güzel ahlakı getirerek İslam’ın da müjdeleyicisi olmuştur. Tebliğ ettikleri ve hayatıyla insanlığın karanlığını aydınlığa, cehaleti saadete çevirmiştir. İçinde bulunduğumuz bu yüzyılda, O’nun öğütlerine, her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyoruz.
Böyle mübarek bir günde, tüm vatandaşlarımızın ve İslam âleminin dualarının kabul olmasını dilerim. Bu kutlu gecenin, tıpkı peygamber efendimizin dünyaya ilk gelişi gibi hayırlar getirmesini; tüm insanlığın barış ve huzuruna aracı olmasını, insanlığın içine düştüğü sıkıntıların, ülkemizde ve dünyada yaşanan sorunların aşılmasına, savaşların son bulmasına, kardeşlik ve merhamet duygularının güçlenmesine vesile olmasını Cenâb-ı Allah’tan bir kez daha niyaz eder, vatandaşlarımızın ve tüm İslâm âleminin kandilini tebrik ederim.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
İtfaiye çalışanları, insanları ve diğer tüm canlıları, başta yangın felaketi olmak üzere, deprem, sel gibi birçok doğal afete karşı koruyup onlara siper olmaktadır. Son zamanlarda ülke olarak yaşadığımız yangın ve sel felaketlerinde kahraman itfaiyecilerimizin önemi bir kez daha anlaşılmıştır. Erzincan Belediyesi olarak, İtfaiye ekiplerimizi gerekli tüm teçhizatla donanmış ve günün teknolojik imkânlarından en üst düzeyde faydalanan bir ekip haline getirmek için çalışmalarımız sürmektedir.
24 saat esasıyla görev yapan ve mesai mefhumu gözetmeden çalışan itfaiye ekiplerimize teşekkür ediyorum. Her türlü felaket ve acil durumlarda kendi hayatlarını tehlikeye atarak, zor şartlarda çalışan personelimiz başta olmak üzere bütün İtfaiye çalışanlarının İtfaiye Haftası’nı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
19 Eylül 1921, TBMM tarafından Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasının ardından Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e “Mareşal” rütbesi ve “Gazi” unvanının verildiği tarihi bir gündür. Bu nedenle 19 Eylül tarihi Gaziler Günü olarak kutlanmaktadır. Milletimiz, vatanı ve bağımsızlığı için tarih boyunca birlik ve beraberlik içinde tüm zorluklara göğüs germiş; gerektiğinde canını vermekten çekinmeyip, milletimizin daima büyük zaferlere ulaşmasını, hür ve müstakil yaşamasını sağlamıştır.
Ülkemizin topraklarını korumak ve savunmak adına, üstün bir cesaret örneği göstererek en güç koşullar altında bile canlarını ortaya koymaktan çekinmeyen şehit ve gazilerimiz her zaman onur kaynağımız olmuştur. Geçmişte verdikleri büyük mücadelelerle, bugün özgür ve huzurlu bir biçimde yaşamamızı sağlayan en başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bugün aramızda olmayan tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan gazilerimize de aynı duygularla minnet, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Asırlardır hür yaşayan ve şanlı tarihi zaferlerle dolu Türk milletinin iftihar abidesi olan 30 Ağustos Zaferinin 99. yıl dönümünü yaşamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.
30 Ağustos Zaferi, büyük Türk milletinin Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki bağımsızlık yürüyüşünde elde ettiği muazzam başarının adı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu yolunda, emperyalist güçlere karşı bir milletin geleceğine topyekûn sahip çıktığı mücadelenin taçlandığı gündür.
Tarihin en büyük meydan savaşlarından biri olan Dumlupınar’da, dehası ve cesaretiyle zaferin büyük mimarı ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, esareti kabul etmeyen kahraman milletimiz, 26 Ağustos’ta başlayan taarruzu 30 Ağustos 1922’de zafere çevirmeyi başarmıştır. Bu zafer birliğimize, dirliğimize, varlığımıza yönelik emeller besleyen emperyalistlere bir ders olmuş gerekli mesaj meydanda verilmiştir. Tarihin en büyük meydan savaşlarından birisine sahne olan Dumlupınar, aynı zamanda Türk milletinin yeniden dirilişine tanıklık etmiştir.
Büyük Türk milleti bu zafer ile makûs kaderini değiştirmiş ve hiçbir şekilde vatanın bütünlüğünden, bağımsızlık ve hürriyetinden ödün vermeyeceğini; millî birlik ve beraberlik şuuru içinde sonsuza kadar hür, bağımsız ve onurlu bir şekilde yaşayacağını bütün dünyaya ispat etmiştir.
Büyük bir coşkuyla kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kurtuluş mücadelemizin kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, 26 Ağustos Malazgirt Zaferi nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Aksun mesajında; “Anadolu’nun kapılarının Türklere ve İslam âlemine açıldığı 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan komutasındaki Türk ordusunun şanlı zaferin 950. yıl dönümünü kutlamanın sevincini ve gururunu yaşıyoruz.
Sultan Alparslan’ın komutanlığında Anadolu’yu; kendisine yurt, Türk-İslam medeniyetine beşik, mazlumlara umut ve zalimlere set yapmıştır. Anadolu, şanlı zafer, kutlu fetih Malazgirt ile kendi hüviyetine kavuşmuş, Türk-İslam medeniyetine sancak olmuştur.
Köklü geçmişten, güçlü bir geleceğe uzanan bu kutlu zaferin yankıları günümüzde hala sürmektedir ve daha nice bin yıllarda da yankılanacaktır. Askeri bir başarının ötesinde, aklın, yeteneğin, imanın, sabrın, fedakârlığın, dirayetin ve güçlü bir iradenin eseri olan Malazgirt Zaferi, bizlere atalarımızın örnek şahsiyetlerini ve gayretlerini hatırlatırken, aynı gaye ile Anadolu’muzu, Türkiye’mizi daha ilerilere taşımak için de adeta bir yol haritası niteliğinde örneklik teşkil etmektedir.
Kazanılan bu büyük zaferle, bin yıla yakın bir süredir yaşadığımız bu topraklar, birlik ve kardeşliğimizin merkezine dönmüştür. Dünya durdukça yaşamak istediğimiz Anadolu’da, millet olarak barış içinde, birlikte yaşamak en büyük dileğimizdir. Geleceğimize duyduğumuz güvenin teminatı, geçmişimizdir. Amacımız, geçmişimizden aldığımız ilhamla, dünya ülkeleri arasında varlığımızı onurlu bir şekilde devam ettirmektir. Geçmişimizdeki birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun hep daim olması dileği ile Malazgirt Zaferi’nin 950. yıldönümünü kutluyorum” dedi.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
İslam dininde en kıymetli 4 aydan birisi olan ve hicri takvimin ilk ayı Muharrem ayını karşıladık. Muharrem ayı bünyesinde birçok önemli olayları barındırmaktadır. Muharrem ayı hicri yılbaşımızdır, Hz. Adem'in tövbesinin kabul edildiği, Hz. Yakup'un oğlu Yusuf'a kavuştuğu, Hazreti Nuh'un gemisinin tufandan, Hz. İbrahim'in nemrut'un ateşinden, Hz.Musa ve İsrail oğullarının da Firavun'un zulmünden kurtulduğu günleri bünyesinde barındırmaktadır.
Muharrem Ayı; paylaşmanın, şükretmenin, bereketin adı olan Aşure Günü'nün ilahi bereketi ve feyzinin yanı sıra, 'Zulme boyun eğmeyen, adaletin ve doğruluğun yanından ayrılmayan Peygamberimizin sevgili torunu Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilmesi hüznünü de barındırmaktadır.
Aşure gününün ruhunda kardeşliğin, birliğin, sevginin, anlayışın ve hoşgörünün anlamı saklıdır. Bugün bu ruhtan feyiz alarak bütün bir ömrü hayır ve güzellikler içinde geçirmek için çokça dua edilmesi gereken bir gündür. Birlik, beraberlik, kardeşlik, paylaşma, dayanışma ve bereketin simgesi Aşure Günü’nün Tüm İslam Âlemine ve hemşehrilerimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum
Bu özel günde kaynayan kazanlarda farklılıkları ortaya çıkartarak ayrışmayı değil, birlik ve beraberlik içinde ortak bir tat yakalamayı hedeflemeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle tüm İslam âleminin Muharrem Ayı ve Aşure Günü mübarek olsun.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
15 Temmuz 2016'daki hain kalkışmanın; Türk Devleti'nin işgali, Türk Milleti'nin esareti ve Türk demokrasisinin hançerlenmesine yönelik bir ihanet ve acımasız bir terör saldırısı olduğu yüce milletimizin hafızasından silinmedi ve asla silinmeyecektir.
15 Temmuz gecesi ülkemizin birliğine, bütünlüğüne kast etmek isteyen hainlere karşı aziz Türk Milleti 7’den 70’e ayağa kalkmış ve dünyaya büyük bir demokrasi dersi vermiştir. Meydanlara çıkan kahraman milletimiz, minarelerden yükselen sala sesleri ile milli iradeye ve demokrasiye olan bağlılığını tüm dünyaya göstermiş, akıllarını dış güçlere satmış ve ordumuzun içerisine sızmış olan terör mensuplarına gereken dersi vermiştir.
15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişimi, tarih boyunca Türk Milletini bulunduğu coğrafyadan atmaya çalışan ve bunun için türlü oyunlara başvuranların sergilediği çirkin emellerin bir parçasıdır. Bu çirkin emellerin peşinde olanlar dün nasıl hüsran içerisinde oldularsa, 15 Temmuz gecesinde de hüsrana uğramışlardır ve bundan sonra da milletimizin birlik ve beraberliği ile devletimizin gücü karşısında yok olacaklardır.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle 15 Temmuz şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, gazilerimize ise şükranlarımı sunuyorum. Bu aziz millet, sizlerin kahramanlığını ve fedakârlığını asla unutmayacak ve unutturmayacaktır.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
15 Temmuz 2016'daki hain kalkışmanın; Türk Devleti'nin işgali, Türk Milleti'nin esareti ve Türk demokrasisinin hançerlenmesine yönelik bir ihanet ve acımasız bir terör saldırısı olduğu yüce milletimizin hafızasından silinmedi ve asla silinmeyecektir.
15 Temmuz gecesi ülkemizin birliğine, bütünlüğüne kast etmek isteyen hainlere karşı aziz Türk Milleti 7’den 70’e ayağa kalkmış ve dünyaya büyük bir demokrasi dersi vermiştir. Meydanlara çıkan kahraman milletimiz, minarelerden yükselen sala sesleri ile milli iradeye ve demokrasiye olan bağlılığını tüm dünyaya göstermiş, akıllarını dış güçlere satmış ve ordumuzun içerisine sızmış olan terör mensuplarına gereken dersi vermiştir.
15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişimi, tarih boyunca Türk Milletini bulunduğu coğrafyadan atmaya çalışan ve bunun için türlü oyunlara başvuranların sergilediği çirkin emellerin bir parçasıdır. Bu çirkin emellerin peşinde olanlar dün nasıl hüsran içerisinde oldularsa, 15 Temmuz gecesinde de hüsrana uğramışlardır ve bundan sonra da milletimizin birlik ve beraberliği ile devletimizin gücü karşısında yok olacaklardır.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle 15 Temmuz şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, gazilerimize ise şükranlarımı sunuyorum. Bu aziz millet, sizlerin kahramanlığını ve fedakârlığını asla unutmayacak ve unutturmayacaktır.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Erzincanımızın Kemaliye İlçesine bağlı Başbağlar Köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde PKK’lı katiller tarafından gerçekleştirilen katliamın acısını ilk gün ki gibi yüreklerimizde yaşıyoruz. Kara gecede 28 vatandaşımız kurşuna dizilerek, 5 vatandaşımızda ateşe verilen evlerde hayatını kaybetti. 5 Temmuz’un ardından Başbağlar’da 33 şehit, 30 dul kadın, 100’e yakın yetim çocuk kaldı.
İnsanlık tarihine kara bir sayfa, kara bir gün olarak geçen Başbağlar katliamı ile birlikte terör en aşağılık yüzünü bir kez daha sergilemiştir. Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne, milletimizin sarsılmaz birlik ve beraberliğine göz diken hain odaklar Başbağlar’da da kardeşlik hukukumuzu bozmaya yeltenmiş olsa da Aziz milletimiz yaşanan büyük acılara rağmen bu oyunlara gelmedi. Biliyoruz ki farklı zaman dilimlerinde, farklı tarihlerde bu ülkeyi parçalamak isteyenler asla emellerine ulaşamadı ve ulaşamayacaktır. 28 yıldır Başbağlar milletimizin ortak acısı, ortak yasının adı olmuştur. Her karışına kanını, canını feda etmiş şehitlerimizin, gazilerimizin emaneti olan bu toprakların neferi olan bir milletiz biz. Biz bir ölürsek bin diriliriz.
Bu duygu ve düşüncelerle bu menfur katliamın mağdurlarına sabır, kaybettiğimiz canlara ise Allah’tan rahmet temenni ediyorum. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Çocukluğumuzun ilk kahramanları, yetişkinliğimizin koca çınarları babalarımız.
Hayatı boyunca kendisini ailesine adayan ve karşılıksız sevginin simgesi olan, bize her zaman doğruyu gösteren, yaşam ormanlarımızın ulu çınarları, hangi yaşta olursak olalım arkamızda duran yegâne güç babalarımız.
Hiçbir karşılık beklemeden yaşam boyu varlıklarıyla bize güç veren, şefkat ve sevgisini bizden esirgemeyen, evladının yaşamının her anında ihtiyaç duyacağı yüce değerleri kazandıran ve yeri doldurulamayacak babalarımız.
Aile bireylerinin mutluluğunu kendi mutluluğu addeden, tecrübeleriyle her zaman yol gösterici olan, hayatlarının her anında emeği bulunan tüm babaların Babalar Gününü kutluyorum.
Babaların sadece bu özel günde değil, her zaman gönüllerinin hoş tutulması, onlara karşı duyulan sevgi, saygı ve vefa duygularının daima gösterilmesi dileklerimle tüm babalara ve baba adaylarına sağlıklı, mutlu ve huzurlu yıllar temenni ediyorum. Başta aziz şehitlerimizin babaları olmak üzere ebediyete irtihal etmiş tüm babaları saygıyla ve rahmetle anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının en yoğun şekilde hissedildiği bir Ramazan ayını daha geride bıraktık. Özlem duyduğumuz ve heyecanla beklediğimiz bayram günlerine Korona Virüs dolayısıyla 2020 yılında olduğu gibi bu yılda buruk bir ruh haliyle ulaşmış bulunuyoruz.
Bayram; buluşmanın, beraberliğin ve barışmanın öğütlendiği; dargınlığın, küslüğün ve ayrı düşmenin yerildiği mukaddes bir dönemin adıdır.
Bu bayram büyüklerimizin ellerinden küçüklerimizin gözlerinden öpemiyorsak eğer bunda hepimizin payı vardır.
Bayramı bayram gibi yaşayabilmek, bayram coşkusunu evlatlarımıza yaşatabilmek, bir daha ki bayrama da sağlıklı ve mutlu ulaşabilmek için hepimizin üzerine düşen görevler var. Bu görevi yapmak ne bir kuvvet, ne para ne de can istiyor. ama yapmazsan bunların kat kat fazlasını alıyor. Çocuklarımızın bayramlarını ellerinden almamak için maske, mesafe ve temizlik kurallarına riayet edelim. Bakın her dikkat edilmeyen unsur artık daha büyük zararlara sebebiyet veriyor.
Dileğim en kısa sürede bu illetten kurtulmuş bir Türkiye’ye kavuşmak, bayramları neşeyle hep birlikte sağlıklı bir şekilde kutlamak.
Bu duygu ve düşüncelerle Erzincan’lı hemşehrilerim başta olmak üzere tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlar sağlıklı, mutlu yarınlar dilerim. Saygı ve sevgilerimle.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Sevginin, şefkatin, bağlılığın emsalsiz temsilcileri olan annelerimizi hatırladığımız anlamlı bir günün içersindeyiz.
Çocuklarını aylarca bedenlerinde taşıyan, karşılıksız sevgileriyle büyüten, hayatının sonuna kadar evlatlarına desteklerini esirgemeyen annelerimizin haklarını ödeyebilmemiz mümkün değildir.
Nitekim “Cennet annelerin ayakları altındadır” kutlu seslenişi bunun en bariz kanıtıdır.
Annelerimizin hatırlanması, onlara karşı görevlerimizin eksiksiz yerine getirilmesi, ellerinin öpülmesi yalnızca bir günle sınırlı olmamalıdır.
Onların hayatımızdaki vazgeçilmez ve yeri dolmaz değerlerini her fırsatta göstermemiz hem inançlarımızın gereğidir, hem de var oluşumuzun gerektirdiği büyük bir sorumluluktur.
Anne; vatandır, anne topraktır, anne fedakârlıktır, anne candır. Bağımsızlık ruhumuzun, vatan sevgimizin bahçıvanıdır anne.
Bugün bu topraklarda Al Bayrağımızın altında huzurla, güvenle yaşayabiliyorsak eğer, vatan uğruna can vermeyi göze almış aziz şehitlerimizin ve onları yetiştiren kutlu analarımızın sayesinde yaşıyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle başta çocuklarını genç yaşta vatan topraklarına emanet eden muhterem şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin anneler gününü kutluyor, saygılar sunuyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Manevi lütuf ve bereket kapılarının ardına kadar açık olduğu bin aydan daha hayırlı mübarek Kadir Gecesi'ne kavuşmuş bulunmaktayız. Kainatın Kur’an-ı Kerim ile ödüllendirildiği Müjdelerle dolu Kadir Gecesi; Ramazan ayının manevi ikliminde bir ay süren feyizli ve yoğun ibadetlerin, ruhun üzerindeki tesirlerini yakından hissedebilmek, yeni manevi hamlelere ve nefsi mücadelelere hazırlanmak için sunulan bulunmaz bir fırsat gecesidir.
Bu mübarek gecenin nice manevi güzellik ve görkemiyle umutlanıyor, heyecanlanıyor, hevesleniyor, ellerimizi semaya, gönüllerimizi Mevlaya, dilimizi duaya açıyoruz. Manevi hal ve güzellikler tüm inananların yüreğine su serpecek, umutları çoğaltıp, gönülleri coşturup dua ve dilekleri buluşturacaktır. Kadir Gecesi'nin bin aydan daha hayırlı olduğu yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim tarafından müjdelenmiş ve böylesi bir muazzam ayrıcalığa layık bulunduğu da gözler önüne serilmiştir.
Millet olarak nice zorlukları birlik- beraberlik içerisinde aştık. Yaşadığımız bu günleri de tedbir ve tevekkülle, sabır ve dua ile atlatacağız inşallah. Salgın dönemini en kısa sürede geride bırakarak; Bu mübarek gecenin getirdiği esenlik ve selametin Erzincan’ımızı, ülkemizi ve tüm insanlığı sarmasını; yer yüzünde barış ve huzura vesile olmasını diliyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve tüm İslam dünyasının Kadir Gecesini tebrik ediyor, Yüce Mevla'dan barış ve huzur içinde hepimizi Ramazan Bayramı'na da eriştirmesini niyaz ediyorum
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
101 yıl önce atılmış muhteşem adımın, bir yıldönümünü daha yaşamanın gururu ve onuru içerisindeyim. Öncelikle bu milli eserin mimarları olan ecdadımıza şükranlarımı bir kez daha arz ediyor, bu mutlu olayın armağan edildiği sevgili çocuklarımızı ve aziz milletimizi en kalbi duygularımla kutluyorum.
Demokrasi ve milli egemenlik adına gelecek nesiller için Türk istikbali için atılan bu ilk adım, tarif edilemeyecek kadar büyük bir gurur ve onur vermekte. Bu sebepledir ki bugün salgın hastalık dolayısıyla,Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yüz birinci yaşını coşku seli, heyecan dalgası ve yoğun katılım eşliğinde ifa ve ifade edememenin burukluğu var içimizde.
Yine de gururumuz tarifsizdir.
Büyük Millet Meclisi, geleceğe açılan millet şaheseri, bağımsızlık ve demokrasinin zirvesidir. Şüphesiz, TBMM’nin açılışı ve milli mücadelenin hukuki ve siyasi merkezi haline gelmesi dönemin en önemli stratejik hamlelerinden birisi olmuştur.
Gazi Mustafa Kemal ve kurucu kahramanlar aziz milletimizin egemenliğine tam bir sadakatla 23 Nisan 1920’de Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atarak milli mücadelenin her şeyden önce meşruiyete ve milletin iradesine dayandığını Meclis’in açılışıyla göstermişlerdir.
Bir devletin kalıcılığı, millet ve devletin bütün olma esasıyla orantılıdır. Milletin devletine bağlılığı, azmi ve kararlılığı devletin temelidir. Bu temeli güçlendirmek için devletini, milletini seven çalışkan nesiller gereklidir.
Sözlerimi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle bitirmek istiyorum. “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz”
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun.
Bu düşüncelerle, 101 yıl önce TBMM’ni kuran ve bizlereemanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi tekrar minnet ve rahmetle anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Basın mensuplarımız; demokratik bir toplumun öncelikli unsurlarından biri olan halkın doğru ve tarafsız haber alma ve bilgi edinme hakkını etkin olarak kullanmasına aracılık ederek oldukça önemli bir kamu hizmetini yerine getirmektedir.
Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından ve temel taşlarından olan basın, her zaman ve her yerde doğru, tarafsız, ilkeli haber vererek, objektif davranarak haber alma özgürlüğümüzü sağlayan en etkili araçtır. Günümüz şartlarında bilgiye ve habere erişimin kolaylaştığı, internet ve sosyal medyada da halkı doğru ve tarafsız haberle hızlı bir şekilde buluşturan gazetecilerimizin yaptıkları görevin önemi daha da artmaktadır.
Bu düşüncülerle, mesleğin gerektirdiği etik ve ahlak kuralları doğrultusunda ilkeli ve sorumlu habercilik anlayışıyla görevlerini özveriyle yerine getiren basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü içtenlikle kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Acısıyla tatlısıyla, hüznüyle coşkusuyla bir yılı daha geride bırakarak yeni bir yıla ulaşmış bulunmaktayız. Yeni yılın hem ülkemiz, hem de tüm dünya insanları için barışın, sevginin ve hoşgörünün hâkim olduğu bir yıl olmasını diliyorum.
2020 yılında salgın hastalık dolayısıyla tüm insanlık alemi zorlu bir süreç geçirdi ve maalesef hala bu süreç devam ediyor. Dileğim 2021 yılının başta sağlık olmak üzere mutluluk, huzur ve bereketin hakim olacağı yeni yılların habercisi olmasıdır.
Erzincan Belediyesi olarak bugüne kadar şartlar ne olursa olsun halkımıza hizmeti şiar edinmiş ve bu yolda hedeflerimize ulaşmak için var gücümüzle topyekûn çalışmış bulunmaktayız. 2021 yılında da hizmetlerimizi Allah’ın izniyle daha da artırıp kendi kendine yetebilen üretebilen bir belediye olma yolunda ilerleyeceğiz. Zaman harcandığında geri getirilemeyen, değiştirilemeyen değerli bir kaynaktır. Biz bunun bilincinde olarak katılımcı yönetim anlayışı ile gelecek nesillerimize daha güzel bir mirasın temelini atacağız.
Bu duygu ve düşüncelerle Erzincan’ımıza, Türkiye’mize 2021 yılının sağlık, huzur, bereket getirmesini diliyor. Büyük milletimizin yeni yılını en içten duygularımla kutluyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Tüm insanlar hiçbir ayrım gözetilmeksizin yalnızca insan oluşlarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahiptir.
Demokratik bir hukuk devleti olan ülkemizde, insan hakları alanında atılan her olumlu adım vatandaşlarımıza verilen saygı ve önemin bir ifadesidir.
İnsana sevgisi yüce dinimizin özünü oluşturmuştur. Peygamber efendimizin veda Haccında 124 binden fazla Müslüman’a yaptıkları vaaz ve nasihatler “Veda Hutbesi” olarak adlandırılır. Veda Hutbesi, bütün insanlara yönelik olarak temel insan haklarını içeren evrensel mesajların verildiği bir vesikadır aynı zamanda. Veda Hutbesinde yaşama hakkından, mülkiyet hakkına, iffet ve namus dokunulmazlığından, eşitlik hakkına kadar her konuya değinmiştir yüce peygamberimiz. Peygamberimiz (SAV) eşitlik hakkıyla ilgili Veda Hutbesinde şöyle buyurmuştur; “Ey insanlar! Rabbiniz bir, babanız birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah katından en değerli olanınız, O'na en çok saygı gösterip, emirlerine uyanınızdır. Arap'ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. (Eğer varsa) bu, ancak takva iledir”
Türk Milletinin de en büyük değerlerinden biridir insan hakları. İslamiyet öncesi ve İslamiyet sonrası birçok Türk Devletinin yönetim anlayışında insanın can ve mal güvenliği, din ve ibadet hürriyeti ile zaruri ihtiyaçlarının karşılanması doğal bir hak olarak görülmüş uygulamalara da yansımıştır.
İnsan haklarının korunmasında her bir bireyin üzerine büyük bir görev düşmektedir. İnsan haklarının korunması görevi sadece hükümetlerin değil bütün kuruluşların, bütün insanların görevidir. Nitekim insan hakları bilincinin ve insan haklarının tam olarak benimsenerek, uygulanması için gerekli sorumluluk duygusunun toplumda ve bütün insanlarda bulunması büyük önem taşımaktadır.
Biz insan haklarının sadece taraftarı değil aynı zamanda taviz vermez savunucusuyuz. Her nerede bir hak ihlali varsa biz hakkı ihlal edilmiş o insanların yanındayız ve olmaya da devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm insanların karşılıklı hoşgörü ve anlayış içinde yaşadığı bir dünya diliyor, vatandaşlarımızın İnsan Hakları Gününü ve İnsan Hakları ve Demokrasi Haftasını kutluyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
3 Aralık Engelliler Günü, engelli vatandaşlarımızın sorunlarının masaya yatırılması ve onlar için daha iyi şartlar oluşturulmasına ortam hazırlamak için üzerimize düşen görevleri hatırlatan önemli bir gün bizler için. Hayatlarını zorluklar içinde idame ettirmeye çabalayan ve birçok sıkıntıya göğüs geren engelli kardeşlerimizin bizim için önemi ve kıymeti çok büyüktür. Unutmamalıyız ki hayatta her canlı bir engelli adayıdır ve engelliler için atılan her adım sadece engelli vatandaşlarımız için değil kendimiz için de atılmış önemli bir adımdır.
Yaşadığımız bu dünyada sadece bizlerin değil Engelli canlarımızın da olduğunu unutmadan hareket etmek, duygudaşlık kurmak, onların hayatlarını huzur ve güven içinde sürdürebilmeleri ve kendi kendilerine yetebilecekleri şartlara sahip olabilmeleri için elimizden gelenin en iyisini yapmak bizim insanlık görevimizdir. Engeller yüreğimizde olmasın. Zor yaşıyorlar, zorlaştırmayacağız kolaylaştıracağız.
Onları sadece bugün değil, nefes alıp verdiğimiz her an hatırımızdan çıkarmadığımızı, çıkarmayacağımızı özellikle bilmelerini ümit ve temenni ediyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde tüm engelli kardeşlerimize sevgi ve saygılarımı sunuyor, hepsine birden huzur, başarı ve esenlik dolu yıllar diliyorum.
Bekir Aksun
Belediye Başkanı
24 Kasım 1928'de yayımlanan ‘Millet Mektepleri Talimatnamesi’ gereğince, Ülkemizin her köşesinde Millet Mektepleri açılmış, aziz milletimize yeni harflerle okuma yazma öğretilmiş, Mustafa Kemal Atatürk bu çalışmalara "Millet Mektepleri Başöğretmeni” sıfatıyla katılmıştır.
Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.
Aziz milletimizin ruh ve karakterine biçim veren, bugünün mimarı, yarınların hazırlayıcısı muhterem öğretmenlerimize çok şey borçlu olduğumuz iyi bilinmelidir.
Sahip oldukları bilgi, kültür ve deneyimi benimseterek kuşaklara aktaran öğretmenlerimiz, sosyolojik sürekliliğin sağlanmasına da büyük bir katkı sağlamaktadır. Öğretmenlerimiz bu özelliklerinden dolayı yaşadıkları çevrenin öncüsü olmuşlardır. Nitekim gelecek nesillerin yetişmesinde en önemli rol öğretmenlerimizindir.
İçinde bulunduğumuz bu zorlu salgın sürecinde eğitim tüm dünyada sekteye uğramış devletimiz de buna karşılık okul tabanlı eğitimden dijital eğitim öğretime geçiş yapıp büyük ölçüde bu sorunun önüne geçmiştir. Devletimiz ve milletimiz öğretmenleri ile her şartlar altında zorlukların üstesinden geleceğini göstermiştir.
Değerli Meslektaşlarım;
Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın çağın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip olmaları, tarihimize ve milli kültüre bağlı, evrensel değerlere açık, aklı hür vicdanı hür kişiler olarak yetişmeleri için bin bir fedakârlık gösterdiğiniz için sizlere şükran duygularımı ifade etmek istiyorum.
İçinizden biri olarak son derece zor, yorucu ama bir o kadar da zevkli ve heyecanlı en kutsal mesleğe sahip olduğunuzu biliyorum. Gelecek nesillerin mimarları, Büyük Türk Milletinin geleceği sizin elinizde yetişecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle Başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere hayatını kaybeden tüm öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli olan ve görevine devam eden tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü en içten duygularımla kutluyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Ebediyete intikalinin 82. yıldönümünde, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve rahmetle anıyorum.
Sadece milletimizin değil, tüm insanlığın saygısını ve sevgisini kazanan Gazi Mustafa Kemal Atatürk; demokratik, hür ve modern Türkiye'nin temellerini atmış tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.
Temel felsefesi; bu ülkeyi muasırlaştırmak, milletimizin sahip olduğu imkânları güçlendirmek, Türkiye'yi birlik ve beraberlik içinde çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak olan Atatürk; dünyanın tanıdığı büyük liderlerden biri, 20. Yüzyılın ise, en büyük lideridir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk; kahraman bir komutan, inkılapçı ve büyük bir devlet adamı olarak çok önemli hizmetler ifa etmiştir. O Türk milletinin refahı ve mutluluğu için sürekli yeniyi ve mükemmeli arayan askeri bir deha, taktik ve strateji ustasıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk öngörü sahibi, uzak görüşlü, büyük bir vizyon ve misyon insanıdır. O’nun söz, mesaj ve mücadeleci hayatını örnek alarak yeni kapılar açmak mümkün olduğu kadar da gereklidir.
Bu duygu ve düşüncelerle, ebediyete intikalinin 82. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, tüm kurucu kahramanlarımıza, aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Alemlerin rahmet elçisi Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) doğum gününü temsil eden bir Mevlid Kandilini daha idrak etmenin huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) dünyayı teşriflerinin 1449. yıl dönümünü olan bu kutlu günü idrak ederken, onu daha iyi tanımaya, anlamaya ve sünnetlerini yaşamaya İslam ümmeti olarak en çok ihtiyacımız olduğu zamanları yaşamaktayız.
İnsan olabilmenin gereği olan tüm güzelliklerin toplandığı Rahmet Elçisi Peygamber Efendimiz(S.A.V) cihanın güneşi, ahlak ve imanın kalesi, taş kesilmiş yüreklerin bereketli vahasıdır.
Ne mutlu bizlere ki, O’nun ümmetindeniz, O’nun izinden yürüyor, mirasıyla övünüyor ve buna layık olmaya çalışıyoruz.
İnsan olabilmenin gereği olan tüm güzelliklerin toplandığı rahmet elçisi Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) doğumunu kutladığımız bu müstesna gecede, onun yaşayışını, hadis-i şeriflerini, mesajlarını yeniden hatırlamak, yeniden düşünmek insanlığa sunduğu değerleri layıkıyla anlayıp hayatımıza tatbik etmeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle Mevlid Kandilinin, cennet vatanımızın huzur ve mutluluğuna, aziz milletimizin birlik ve beraberliğine, bütün insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz eder hayırlara vesile olmasını dilerim.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Sakarya Meydan Savaşı’nın bitişinde; 19 Eylül 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e “Gazi” ünvanı verilişinin yıldönümü olan Gaziler Haftasının içerisindeyiz. Bugün, bu vatan topraklarının üzerinde birlik ve beraberlik içerisinde hür ve bağımsız olarak yaşıyorsak, bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz.
Bu cennet vatan bizlere şehitlerimizin ve gazilerimizin mirası, emanetidir.
Vatanımızın dirliğini sağlamak, birliğini korumak ve esenliğini devam ettirmek amacıyla; canlarını ortaya koyan kahraman gazilerimizin göz kamaştırıcı fedakârlıklarının her fırsatta hatırlanması ve hatırlatılması milli bir sorumluluktur.
Gazisine saygısı olmayan, bizler için şahadet şerbeti içen şehidini hatırlamayan, tarihinden bihaber olan bir milletin bağımsız yaşadığına tarih henüz tanıklık etmemiştir.
Tarihimiz boyunca mücadeleleriyle bölücü ve yıkıcı mihraklara göz açtırmayan vatan sevdalılarına borcumuzu asla ödeyemeyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle Şehitler ve Gaziler Gününü kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal eden şehit ve gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta bulunan gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Yankıları halen süren muazzam bir zaferin sonucu olan 30 Ağustos Zafer Bayramının 98’nci yıldönümünü içtenlikle kutluyorum.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkumandanlığında, bir kahramanlık destanına imza atılmış 30 Ağustos 1922 tarihinde, Dumlupınar’da vatanımıza gün doğmuş, semalarımızda güneş açmıştır. Varlığımıza göz diken emperyalist güçler süngülerimizin aleviyle sarsılmışlardır.
Bu zafer birliğimize, dirliğimize, varlığımıza yönelik emeller besleyenlere bir ders olmuş gerekli mesajı vermiştir. Tarihin en büyük meydan savaşlarından birisine sahne olan Dumlupınar, aynı zamanda Türk milletinin dirilişine ve heybetine tanıklık etmiştir.
Elbette ki tarihi zaferlerle dolu olan bir milletiz. Fakat 30 Ağustos Zaferi geçmişteki tüm muzaffer günlerimizin tamamlayıcısı ve devletimizin ve milletimizin parlak bir geleceğinin habercisi olmuştur.
30 Ağustos 1922’de Türk Milleti varlığına ve kaderine sahip çıkacağını fedakârlıklarla ispatlamış, son yurdumuzun üzerindeki kara bulutları dağıtmıştır.
Çocuklarını, eşini, anasını, babasını, torunlarını belki de bir daha göremeyeceğini bile bile yurdu için savaşa giden kahramanlarımıza olan minnet borcumuz ödenmez. Son yurdumuzun kutsal bir emanet olduğunu, bu toprakların her bir karışı için ne kadar minnet borcumuz olduğunu unutmamalıyız. Son nefesimizi verene kadar vatanımızın her bir karışına sahip çıkıp, vatanına ve milletine sevdalı evlatlar yetiştirip; bu toprakların sahipsiz olmadığını, hala o ruhun yaşadığını tüm cihana göstermeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, kutsal vatanımızın varlığı ve bağımsızlığının dünyaya kabul ettirildiği bu çok anlamlı zaferin yıldönümünde, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün silah arkadaşlarını; büyük Türk milleti için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi şükran ve minnet duygularımla anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
İslam dininde en kıymetli 4 aydan birisi olan ve hicri takvimin ilk ayı Muharrem ayını karşıladık. Muharrem ayı bünyesinde birçok önemli olayları barındırmaktadır. Muharrem ayı hicri yılbaşımızdır, Hz. Adem'in tövbesinin kabul edildiği, Hz. Yakup'un oğlu Yusuf'a kavuştuğu, Hazreti Nuh'un gemisinin tufandan, Hz. İbrahim'in nemrut'un ateşinden, Hz.Musa ve İsrail oğullarının da Firavun'un zulmünden kurtulduğu günleri bünyesinde barındırmaktadır.
Muharrem Ayı; Paylaşmanın, şükretmenin, bereketin adı olan Aşure Günü'nün ilahi bereketi ve feyzinin yanı sıra, 'Zulme boyun eğmeyen, adaletin ve doğruluğun yanından ayrılmayan Peygamberimizin sevgili torunu Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilmesi hüznünü de barındırmaktadır.
Bizlere düşen görev; bu müstesna günleri fırsat bilerek, geçmişte yaşanan ortak acılarımızın bugünün ayrışma noktaları olmasına fırsat vermeden, her zamankinden daha fazla sevgiyle birbirimize yaklaşarak, birliğe, kardeşliğe ve dayanışmaya daha fazla ehemmiyet göstermektir.
Bu duygu ve düşüncelerle Kerbela şehitlerini rahmetle anarken, Muharrem Ayının; birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızın daha da pekişmesine, dünya üzerinde barış, huzur ve mutluluk tohumlarının yeşermesine, gözyaşı, zulüm ve yaşanan olumsuzlukların sona ermesine vesile olmasını diliyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Yüce Allah’a manen yaklaşmanın en yoğun olarak hissedildiği seçkin günlerden olan Mübarek Kurban Bayramına kavuşmanın sevinci ve mutluluğu içerisindeyiz.
Rahmet ve bereketin cömertçe dağıtıldığı bir zamana da işaret eden bayramlar bizler için yaratana yaklaşmak için bir fırsattır. O’nun cömertçe dağıttığı rızkı ve mutluluğu elimizin ulaşabildiği her fert ile paylaşmak için en güzel ve en anlamlı günlerdir bayramlar.
Sevinçlerin paylaşılıp çoğalacağı, dargınların barışacağı, çaresizlerin hatırlanacağı günler olan bayramlar, milletimiz için hem milli hem de manevi değerini geçmişte olduğu gibi gelecekte de taşıyacak, milletimizin kültür hazinesinde her zaman var olacaktır.
Şüphesiz hem dini, hem de milli bayramlarımız bizi birbirimize yaklaştıran ve aramızdaki engelleri kaldıran ayrıcalıklı dönemlerdir.
Temennim bu duygu ve davranışların sadece bayramlarla sınırlı kalmaması, yılın tüm günlerinde vatandaşlarımıza hâkim olmasıdır.
Büyüklerimizi, küçüklerimizi, dost ve arkadaşlarımızı sevindirmenin, onlarla aramızdaki bağları güçlendirmenin ve hasretleri bitirmenin yegâne yollarından biri tartışmasız bayramlardır. Yalnız yaşadığımız pandemi süreci dolayısıyla sosyal mesafe kurallarına daha çok özen göstererek bu bayramı geçirmemiz gelecekte daha mutlu daha huzurlu günler ve bayramlar görmemize vesile olacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm hemşehrilerimin ve Türk-İslam aleminin mübarek Kurban Bayramı’nı tüm içtenliğimle tebrik ediyor, nice bayramlara ulaşmayı Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Korona virüs salgını dolayısıyla yaşadığımız sıkıntılı günlerin ardından özlemle beklediğimiz bayram günlerine buruk bir ruh haliyle de olsa ulaşmış bulunuyoruz.
Bu zamana kadar milletçe gösterdiğimiz çabayla büyük yol kat ettik. Virüsün kısa sürede etkisini yitirmesi için sosyal izolasyon hayati önem taşıyor. Arefe günü ve üç günlük bayram süresince sabrederek ve kurallara riayet ederek salgına son darbeyi vurup normal düzenimize, sevdiklerimize ve sağlıklı yarınlara kavuşacağız.
Bayram; buluşmanın, beraberliğin ve barışmanın öğütlendiği; dargınlığın, küslüğün ve ayrı düşmenin yerildiği mukaddes bir dönemin adıdır. Bu bayram büyüklerimizin ellerini, küçüklerimizin gözlerini öpemeyeceğiz ama evde kaldığımız kadar, kurallara uyduğumuz kadar da kendimizi, sevdiklerimizi, milletimizi korumuş olacağız.
Dileğim en kısa sürede bu illetten kurtulmuş bir Türkiye’ye kavuşmak; parklarda, sokaklarda cıvıl cıvılçocuk seslerini tekrar duymak.
Bu duygu ve düşüncelerle Erzincan’lı hemşehrilerim başta olmak üzere tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlar sağlıklı, mutlu yarınlar dilerim. Saygı ve sevgilerimle.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
101 yıl önce bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, Aziz Türk Milleti bağımsızlığın ve millet iradesinin hakimiyetinin temellerini attılar. 1919’un 19 Mayısında, topraklarımızın işgal ve istilaya uğradığı bir dönemde, kahramanlarımız Türk milletinin asaletinden doğan manevi kudretine inançla başladı bu mücadeleye.
19 Mayıs tarihi Türkiye Cumhuriyeti için çok şey ifade etmektedir. Tarih bu günü gösterdiğinde ilk kıvılcım ateşlenmiş Türk Milleti kenetlenmiş ve sönmek üzere olan umutlar yeniden canlanmıştır. Ve sonucunda ulaşılan bu zaferi Gazi Mustafa Kemal Atatürk gençlere armağan etmiştir.
Çünkü gençlik bizim gücümüzdür yarınlarımızdır. Özellikle bizim gibi nüfusunun büyük bir bölümü genç ve dinamik olan bir ülke için daha da büyük bir önem arz etmektedir.
Bilmeliyiz ki Türk Milleti var olduğu günden bu güne kadar tarihe adını altın harflerle yazdırmayı başarmış güçlü ve inançlı bir millettir. Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Tarihini bilmeyen bir millet, yok olmaya mahkumdur” sözünü görev bilip ceddimizin yaşadığı tüm zorlukları öğrenmek ve bunlardan ders çıkartmalıyız. Tarihini bilen, özüne sahip çıkan ve bunu nesilden nesileaktarmayı başaran milletler tarihin sonuna kadar var olmayı başaracak olan milletlerdir.
Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanan bu tarihi günde; geleceğimizin teminatları sevgili gençlerin, kendilerini çağın gerekleri doğrultusunda yetiştireceklerine inancım tamdır.
Asırlardır Türk Milletinin karşı karşıya olduğu tehditler devam ettiği gibi şimdide devam etmektedir. Ama asırlar önce karşılarında buldukları korkusuz, vatansever, Şanlı Türk Milleti şimdide aynı korkusuz, vatansever Şanlı Türk Milletidir. Bunu hıyanet emeli taşıyanlar çok iyi bilmelidir.
Bu düşüncelerle, 19 Mayıs 1919’un 101’inci yıldönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, milliyetçi kahramanları ve aziz şehitlerimizi şükranla, minnetle ve rahmetle bir kez daha anıyor, Türk gençliğinin ve Türk milletinin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı yürekten kutluyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Bin aydan daha hayırlı olduğu yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de müjdelenen mübarek Kadir Gecesi’ne kavuşmuş bulunmaktayız. Bu özel ve değerli günün milletimiz için bir milat ve kurtuluş destanın başlangıcı olan 19 Mayıs tarihine denk gelmesi de güzel bir tesadüf.
Bu sene ne yazık ki koronavirüs salgını dolayısıyla Ramazan ayına buruk ve hüzünlü girdik. Gönül isterdi ki yüce yaradana sadece evlerimizden değil de, hep birlikte camilerimizde de el açalım bu mübarek günlerde. Temennim yaşadığımız buruk ve hüzünlü günler bu mübarek gecede Yüce Allah’a ettiğimiz dualar ve yakarışlarla son bulacak, rabbim tüm İslam aleminedaha huzurlu ve daha sağlıklı yeni bir yaşam bahşedecektir.
Kardeşliğin, barışın ve güzelliğin öğütlendiği; merhametin, dostluğun ve muhabbetin övüldüğü; dargınlığın ve küslüğün reddedildiği yüce dinimizin buyruklarında ihtiyacımız olan maneviyatın varlığı hepimiz için ilahi bir nimettir.
Bu duygu ve düşüncelerle, Müslüman Türk milletinin, İslam aleminin mübarek Kadir Gecesini tebrik ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum bu zorlu günlerimizde Cenab-ı Allah yar ve yardımcımız olsun.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Fedakarlığın, sevginin, şefkatin pınarları olan annelerimizi hatırladığımız özel bir günün içerisindeyiz. Aylarca çocuklarını bedenlerinde taşıyan, karşılık beklemeden sevgiyle büyüten, hayatın her anında varlığını hissettirip desteğini asla esirgemeyen annelerimizin haklarını asla ödeyemeyiz.
Binbir türlü zorluğa göğüs gererek çocuklarının güvenliği, sağlığı, geleceği için saçını süpürge eden annelerimizi sadece bugün hatırlamanın onlara yapılacak en büyük hata olacağını hepimiz biliyoruz.
Annelerimize hayatımızın her anında hak ettikleri saygıyı, sevgiyi fazlasıyla göstermeli, onları incitecek ve kıracak her türlü davranıştan mutlaka uzak durmalıyız.
Milletimizin ve devletimizin gelecekte var olabilmesi, nesillerin sağlıklı, şuurlu ve milli bir zihniyetle olaylaraodaklanmaları ailelerinden alacakları eğitime bağlıdır. Buna bağlı olarak annelerimiz geleceğin hazırlayıcısı ve güzide mimarlarıdır.
Onlara, yaşadığımız müddetçe en değerli hazinemiz olarak saygıyla ve büyük bir hürmetle yaklaşmamız en öncelikli manevi sorumluluklarımız arasında yer almalıdır.
Bizleri her şeyden sakınarak büyüten annelerimizin kıymetlerinin daha fazla bilinmesi en öncelikli temennimdir.
Bu duygu ve düşüncelerle, yemeyen yediren, giymeyen giydiren, binbir emekle bizleri büyüten annelerimizin Anneler Günü’nü canı gönülden kutluyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Emeğiyle, alın teriyle, üretimiyle ülkemiz için değer üreten, milli gelire büyük katkılar sağlayan milyonlarca emektar işçilerimizin, tüm dünyada birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü olarak kutlanan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum.
Yediğimizden içtiğimize, giydiğimiz ayakkabıdan yaktığımız kömüre kadar her şey de emekleri olan, olmazsa olmazlarımız emekçilerimizin sosyal ve ekonomik hayatta büyük payları var.
Türkiye’nin gelişme ve kalkınma mücadelesindebüyük önem arz eden, emek veren, çalışan, yorulan, değer üreten işçilerimize, “İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz” diye buyuran Peygamberin ümmeti olarak sahip çıkmak, değer vermek bizim büyük sorumluluğumuzdur.
Bu duygu ve düşüncelerle emekçilerimizin, dayanışmanın ve emeğin bayramı olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü içtenlikle kutluyor, aileleriyle birlikte huzur, mutluluk ve esenlik içinde bir ömür geçirmelerini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennemden kurtuluş olan on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'e ulaşmanın sevinci ve mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız. Ramazan ayı hoşgörü, muhabbet, şefkat, merhamet ve rızkın bol olduğu değerli bir aydır. Yüce kitabımızın indirildiği ve orucun farz kılındığı mübarek Ramazan ayında tasa sevince, hüzün ise neşeye dönüşür.
İçerisinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini barındıran, rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı bu ayda ellerimizi semadan indirmeyelim şu günlerde içerisinde bulunduğumuz zorlu durumdan kurtulmak için daha çok dua edelim. Yüce Rabbim El-Mucîb adıyla kendisine dua edip yalvaranların isteklerini işitip cevap veren, onları cevapsız bırakmayandır.
Mübarek Ramazan ayının ülkemize, şehrimize ve tüm İslam alemine sağlık, huzur ve mutluluk getirmesi en büyük arzumuzdur.
Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan-ı Şerif’in ülkemiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni eder, tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde bir Ramazan ayı geçirmelerini dilerim.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Türk Milletinin iradesini temsil eden Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihin 100. Yıl dönümünü yaşamanın sevinci ve onuru içerisindeyiz. Büyük Millet Meclisinin açılışı Türk Milleti için yeni Bir milat, kutlu bir başlangıç, Türk Milletinin iradesinin hakim olduğu yüce devletimizin yarınlarının ebediyetinin sağlam temelidir.
Gazi Mustafa Kemal ve kurucu kahramanlar aziz milletimizin egemenliğine tam bir sadakatla 23 Nisan 1920’de Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atarak milli mücadelenin her şeyden önce meşruiyete ve milletin iradesine dayandığını Meclis’in açılışıyla göstermişlerdir.
Çocuklarımıza armağan edilen bu bayramı coşkuyla sokaklarda kutlamak isterdik. Yalnız içinde bulunduğumuz süreçten dolayı ne yazık ki bunu gerçekleştiremiyoruz. Her bir evladımızın yarınlara sağlıklı ve mutlu bir şekilde ulaşması, nice bayramları kutlayabilmesi için evimizde kalıp bu zorlu süreci atlatıp sağlıklı günlerde buluşacağımıza canı gönülden inanıyorum.
Buradan tüm evlatlarımızın bayramını kutluyor, hepsine aileleriyle birlikte mutlu, huzurlu ve başarılarla dolu bir ömür diliyorum.
Her çocuk bir gelecektir, her çocuk Türk milletinin umududur diyor bu düşüncelerle, 100 yıl önce TBMM’ni bize emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi tekrar minnet ve rahmetle anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Cenab-ı Hakk’ın dünya semasına rahmetiyle tecelli ettiği Berat gecesini idrak etmenin manevi iklimini yaşıyoruz. Gönüllerin merhamet dolduğu, insanların sabırlı, sevgi ve saygının hâkim olduğu ramazan ayının habercisi olan Berat Gecesi; kırılan kalpleri onarma, dargınlık duvarlarını yıkma, kin, nefret ve intikam duygularını aşma günüdür.
Berat gecesi de diğer mübarek gecelerimiz gibi gündelik hayatın akışı içinde bizlere yaşantımızı muhakeme etme ve insanoğluna verilen nimetlere şükür etme imkânları kazandıran birer fırsat olarak değerlendirilmelidir.
Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak manasına gelen berat’ın, manasına bu gecede varabilmeyi bu gecenin hürmetine günahlarımızdan arınmayı, başımızdaki salgından kurtulmayı Yüce Mevla’mdan diler bu duygu ve düşüncelerle tüm Türk- İslâm âleminin ve değerli Erzincanlı hemşerilerimin mübarek Berat gecesini kutlar feyz ve bereketinden hepimizin istifade etmesini dilerim.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Miraç kandiline ulaşmanın mutluluğu ve huzuru içerisindeyiz İdrak edeceğimiz Miraç Kandilinin yediden yetmişe bütün milletimize, İslam Alemine ve tüm insanlığa hayır, huzur ve mutluluk getirmesini diliyor, tüm hemşehrilerimin bu aydınlık gecelerini tebrik ediyorum.
Recep ayının 27'nci gecesi olan bu mübarek günde Alemlererahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Cebrail Aleyhisselam'ın rehberliğinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükseldi.
Mirac-ı Nebi'nin sırrına vakıf olmanın yollarından biri de ibadet etmektir. Dermanımızın Rabbimizde olduğunu aklımızdan hiçbir zaman çıkarmamalıyız. Sevgili Peygamberimizin Miraç'tan hediye olarak getirdiği Bakara suresinin 21. ve 22. Ayetlerinde; “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız. O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır” buyuruyor. Rabbim bizlere bu gecede halis ve samimi bir ibadette bulunmayı nasip etsin. Şu günlerde ülkemizi tehdit eden koronavirüs belasından ülkemizin kurtulması için Allah’a sığınıp tedbiri elden bırakmayalım.Yüce Allah’a ülkemizi, bütün Müslümanları ve insanlığı bu felaketten koruması için dua edelim. Diyanet İşleri Başkanlığımızın ve Sağlık Bakanlığımızın aldığı kararlara uyalım.B u salgının daha da yayılmaması için kandil dualarımızı evlerimizde eda edelim.
Hassas ve sorunlu dönemeçlerden geçtiğimiz şu günlerde Mirac-ı Nebi'ye hürmeten, kırılan kalpleri onarmak, yıkılan köprüleri yeniden kurmak, unuttuklarımızı bir daha hatırlamak, kaybettiklerimizin peşine düşmek yapmamız gereken vazifelerdir.
Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve bütün İslâm âleminin mübarek Miraç Kandilini tebrik ediyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Kanlarıyla bu topraklara can veren onu vatan yapan aziz şehitlerimizin milletimizin adını tarihe bir kez daha yazdırdığı günün 105. Yıl dönümüdür bugün.
Sadece Çanakkale’nin değil bu milletin geçilmeyeceğinin bir daha ispatlandığı gündür bugün.
Savaşmaya değil ölmeye giden bir milletin bize bıraktığı cennet vatanın yeniden var olduğu gündür bugün.
Bugün Çanakkale’dir… Bugün Türkiye’dir… Bugün bağımsızlıktır… Bugün dünümüzün armağanı, yarınlarımızın teminatıdır.
Çanakkale, Türk milletini boyunduruk altına almaya yeltenenlerin yerle bir edildiği kutlu bir yerin adıdır.
Çanakkale bizlere bırakılan en büyük miras, bir o kadar da bırakılan en değerli borçtur. Öyle bir güzel borçtur ki karşılığında sadece vatan sevdası, bayrak sevdası, ülkü sevdası isteyen bir borçtur.
Bugün eğer bu topraklarda huzurla, güvenle, özgürce yaşıyorsak; uğruna canlarını veren kınalı kuzuların sayesinde yaşıyoruz.
O kınalı kuzular bir dilim ekmeği bile zor bulduğu, içecek suyu bile olmadığı çamurdan barınaklarda ülkesini en modern silahlar, en ileri savaş araçları karşısında savundular, hilalin umutlarını Çanakkale’de tazelediler. Türk milletinin esaret altına girmeyeceğini bir daha gösterdiler.
Neye mal olursa olsun, şehitlerimizin emaneti bu aziz vatan ilelebet var olacaktır.
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde ; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ülkü arkadaşları olmak üzere, vatanını uğruna şehitlik mertebesine ulaşan bütün aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum.
Mekânları cennet, ruhları şad olsun.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Üç ayların manevi iklimine girildiği müjdesini taşıyan Regaip Kandili'ne ulaşmanın heyecanı ve mutluluğu içerisindeyiz.
Rahmet ve bereket ayları olan üç ayların başlangıcını müjdeleyen mübarek Regaib Kandilimizin sevgi ve birlik hislerimizi kuvvetlendirmesini diliyor ve dünyadaki tüm Müslüman kardeşlerimizin Regaip Kandili'ni kutluyorum.
Recep ayının ilk cuma gecesi olan Regaip kandilinde Allahü Teâla müminlere ihsanlar ve ikramlar yapar bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur.
Bu mübarek gecede ibadet şuuru içinde kalp kırmaktan kaçınmalı, kardeşlik ve beraberliğimizi güçlendirmeye, birlik ve beraberliğimizi korumaya gayret göstermeli, elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalıyız. Regaibi ve üç ayları gerçek anlamda değerlendirmek de ancak bu yolla mümkün olur.
Üç aylara girdiğimiz şu günlerde Türk Askerimiz İdlib’de, Libya’da tüm yurtta terörle mücadele ediyor. Bu mübarek gecede ellerimizi semaya açtığımızda ülkemizin yılmaz bekçisi olan sınır ötesinde ve yurdumuzda görevlerini icra eden tüm silahlı kuvvetlerimizi de unutmayalım Rabbim onlara güç kuvvet versin.
Bu duygu ve düşüncelerle Aziz Milletimizin ve bütün İslam âleminin Regaip Kandilini tebrik ediyor, bu gecenin Milletimizin ve İslam âleminin birlik ve dirliğine, insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Erzincan’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 102. Yıl dönümünü kutluyor olmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Biz tarihimizle iftihar ediyoruz ve onu gelecek kuşaklara aktarmanın da en önemli vazifemiz olduğunun bilincindeyiz. Bugün bize emanet edilen bu kadim coğrafyada, birbirimizi hazmedebilme kültürünün geliştiği, eşitlik ve sosyal adaletin hız kazandığı bir Erzincan hedefimizdir.
Bir asrı aşkın bir süre geçse de yüreğimizde ki sızı ilk günkü gibi taze ve kapanmayacak kadar da derindir. Türkiye Cumhuriyetinin tek dostu yine kendi yine Türk devletleridir. Al Bayrağın semada dalgalandığı Türkiye Cumhuriyetinin temelleri, kurtuluş yıllarında atılmış o dönemde kanla yazılan zaferler bugün ve bundan sonra da topraklarımıza göz dikeceklere büyük bir ders olmuştur.
Milletimiz o zorlu günlerde el ele vermiş bütün zorlukların üstesinden gelmiştir. Asırlar öncesine de baksak şimdiye de baksak bizim yükselmemizi varlığımızı kabullenemeyen gelecekte de karşımıza çıkacak düşmanlarımızın olduğu aşikâr. Ama unutulmaması gereken bir şey var ki karşılarında her daim Al Bayrağı için kanını son damlasına kadar akıtacak nice Mehmetçikler nice Alparslanlar nice Alperenler var.
Bu kutlu günde, bu topraklar için hayatını veren, canını feda eden kahraman şehitlerimizin manevi huzurlarında saygıyla eğiliyorum. Son günlerde sınırlarımızın içinde ve dışında vatanı için mücadele ederken şahadet şerbeti içen kahraman şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine ve milletimize sabırlar diliyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, kurtuluş mücadelesinin tüm komutanlarını ve devlet adamlarını minnetle yâd ediyorum. 1918 yılında şehrimizdeki işgali sona erdiren müdahalenin komutanı Kazım Karabekir Paşa ve şehre giren birliklerin başındaki Mehmet Vehip Paşa ile emirlerindeki her bir nefere şükranlarımı sunuyor ve Rahmetle anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
2019-2020 eğitim öğretim yılını yarılayan kıymetli öğretmenlerimiz ve karne heyecanı yaşayan tüm öğrencilerimizi emeklerinden ve başarılarından dolayı kutluyorum.
İlimizde 3 bin 500 öğretmenin 41 Bin öğrencisi ile başladığı maratonun çocuklarımıza ve ülkemize güzel yarınlar kazandıracağından hiçbir şüphem yok. İnanıyorum ki ve canı gönülden istiyorum ki, bugün şehrimizde karne alan çocuklarımız yarının eğitimcileri ve yöneticileri olarak geleceğin mimarları olacaklar.
Ara tatil de eğitime ara verilmiyor çünkü eğitim hayatın her bir noktasında var. Çocuklarımız okul eğitimlerine ara verseler de 16 günlük hayat eğitimlerine devam edecekler. Evet çocuklarımız için bir dönem sona erdi ve burada bir sürü emek sarf ettiler. Yoğun geçen bir dönemin ardından karne almanın heyecanını yaşıyorlar. Bu 16 günlük tatil süresince iyi dinlenmeleri ve eksikliklerini de gidermelerini ihmal etmemeleri gerekiyor.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm öğretmenlerimize ve öğrencilerimize iyi tatiller diliyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Gücünü milletten alarak mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan ve milletin sesi olan basın mensuplarının ne kadar ağır şartlarda çalıştığının farkındayız. Milli mücadele yıllarında dahi milli duygulara hitap ederek milli birlik ve beraberliğin sağlanması yönünde görevini en iyi şekilde yerine getirmiş, hem Anadolu’nun düşman işgaline karşı direnişin sesi olmuş hem de bu direnişin kahramanlarının destanını yazmıştır basın mensupları.
Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından ve temel taşlarından olan basın, her zaman ve her yerde doğru, tarafsız, ilkeli haber vererek, objektif davranarak haber alma özgürlüğümüzü sağlayan en etkili araçtır. Sürekli kendini yenileyerek daha kaliteli hizmet anlayışı doğrultusunda çalışan, kamuoyu ve kamu arasında köprü kuran, kamuoyunun nabzını tutan, ülkemizin gelişen ve güçlenen demokrasisine önemli katkıları olan basınımız görevini büyük gayretler sarf ederek yerine getirmektedir.
Bu önemli görevi icra eden başta yerelde çalışan gazetecilerimiz olmak üzere tüm gazetecilerimizin bu özel gününde yanında olduğumuzu belirtir 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü en içten dileklerimle kutlarım
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Acısıyla tatlısıyla, hüznüyle coşkusuyla bir yılı daha geride bırakarak yeni bir yıla ulaşmış bulunmaktayız. İnşallah milletimiz ve tüm İslam âlemi 2020 yılında daha güzel günler ve daha mutlu günler görecektir.
Değiştirilemeyen, azaltılıp çoğaltılamayan, harcandığında geri getirilemeyen değerli bir kaynaktır zaman. Bunun bilincinde olup her bir dakikamızı hemşehrilerimiz için değerlendirecek 2020 yılında ortak akılı, istişareyi, katılımcı yönetim anlayışını geliştirerek gelecek nesillerimize daha güzel bir mirasın temelini atacağız. Görevimiz süresince de aynı düsturla Erzincan’ımızı hemşehrilerimizin hak ettiği bir kent haline getireceğiz. Önümüzdeki süreçte yapacaklarımızla vatandaşlarımız her yeni yıla girişinde Can Erzincan’da ki farkı görecek ve bu şehirde olduğu için de kendini daha huzurlu daha güvenli hissedecektir.
Bu duygu ve düşünlerle Erzincan’ımıza, Türkiye’mize 2020 yılının sağlık, huzur, bereket getirmesini diliyor. Büyük milletimizin yeni yılını en içten duygularımla kutluyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
3 Aralık Engelliler Günü, engelli vatandaşlarımızın sorunlarının masaya yatırılması ve onlar için daha iyi şartlar oluşturulmasına ortam hazırlamak için üzerimize düşen görevleri hatırlatan önemli bir gün bizler için. Unutmamalıyız ki hayatta her canlı bir engelli adayıdır ve engelliler için atılan her adım sadece engelli vatandaşlarımız için değil kendimiz için de atılmış önemli bir adımdır.
Günümüz şartlarında kullanabileceğimiz imkânlarla tüm engelli vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırabiliriz fakat madden karşılana bilecek tüm imkânları manen destekleyemediğimiz için o imkânların bir değeri kalmıyor. Engeller ruhumuzda olmadığı sürece aşılamayacak hiçbir sorun yoktur yeter ki fikren ve zihnen temiz düşünüp empati yaparak engelli insanların sorunlarını anlamaya çalışalım. Küçük bir örnek verecek olursak araçlarımızı park ederken engelli geçidine dikkat etmeden hatta önemsemeden aracımızı bırakıp gitmememiz gerekiyor. Zor yaşıyorlar, zorlaştırmayacağız kolaylaştıracağız.
Hayatlarını zorluklar içinde idame ettirmeye çabalayan ve birçok sıkıntıya göğüs geren engelli kardeşlerimizin bizim için önemi ve kıymeti çok büyüktür. Hayatlarını huzur ve güven içinde sürdürebilmeleri ve kendi kendilerine yetebilecekleri şartlara sahip olabilmeleri için elimizden gelenin en iyisini yapmak bizim insanlık görevimizdir.
Bu duygu ve düşüncelerle 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde tüm engelli kardeşlerimize sevgi ve saygılarımı sunuyor, hepsine birden huzur, başarı ve esenlik dolu yıllar diliyorum.
Onları sadece bugün değil, nefes alıp verdiğimiz her an hatırımızdan çıkarmadığımızı, çıkarmayacağımızı özellikle bilmelerini ümit ve temenni ediyorum.
Bekir Aksun
Belediye Başkanı
Gelecek nesillerin yetişmesinde en önemli rol öğretmenlerimizindir. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır’ sözünde belirttiği gibi, öğretmenlerimizin üstlendiği görev, toplumsal ve bireysel anlamda en kutsal görevlerden biridir. Vatanperver, birikimli, bilinçli, milli ve manevi değerlerimizi özümsemiş nesillerin yetişmesi öğretmenlerimizin elindedir. Bu kutsal yolda öğretmenlerimize güvenim ve desteğim tamdır.
Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın çağın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip olmaları, tarihimize ve milli kültüre bağlı, evrensel değerlere açık, aklı hür vicdanı hür kişiler olarak yetişmeleri için bin bir fedakârlıkla çalışan, öğretmenlerimize şükran duygularımı ifade etmek istiyorum.
İçinizden biri olarak son derece zor, yorucu ama bir o kadar da zevkli ve heyecanlı en kutsal mesleğe sahip olduğunuzu biliyorum. Gelecek nesillerin mimarları, Büyük Türk Milletinin geleceği sizin elinizde yetişecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle Başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere hayatını kaybeden tüm öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli olan ve görevine devam eden tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü en içten duygularımla kutluyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, aramızdan ayrılışının 81. yılındayız. 57 yıllık hayatına koskoca bir tarih sığdıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk tarihine yön ve yol çizen eşsiz isimlerden birisi olarak milletimizin iftiharları arasında yer almış, dünyanın tanıdığı büyük liderlerden biri, 20. Yüzyılın ise, en büyük lideridir.
Kendini, varlığından güç aldığı büyük milletimize adayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk; kahraman bir komutan, inkılapçı ve büyük bir devlet adamı olarak çok önemli hizmetler ifa etmiştir.
Vatanın bölünmez bir bütün olduğunu ve Türk Milletinin gücünü unutan hadsizleri, büyük milletimizin binlerce yılda oluşturduğu maddi ve manevi haklarını çiğneme cüreti gösterenleri geldikleri gibi gönderen bir iradeye liderlik yapan bu büyük devlet adamına, çok şey borçluyuz.
O’nun üzerine titrediği bu cennet vatanın ceddimizden ne şartlar altında miras kaldığını çok iyi biliyoruz. Herkes bilsin ki canlarını hiçe sayarak kanının son damlasına kadar savaşan ecdadın torunları olduğumuzu unutmayacak, aynı kararlılık aynı bağımsız yaşama azmi ile Gazi Mustafa Kemal Paşamızın ve ecdadımızın izinde gideceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e vefatının 81. yıldönümünde Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Aziz milletimizin Bağımsızlık ülküsü etrafında cesaret ve iradesiyle topyekûn zafer kapılarını açtığı Kurtuluş Savaşının neticesi olan Cumhuriyet ‘in ilanının 96. Yıl dönümüne ilk günkü gibi birlik beraberlik içerisinde kavuşmanın sevinci içerisindeyim.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde ilan edilen Cumhuriyet ile milletin gücü tescillemiş ve gelecekte Türkiye Cumhuriyeti bir zümreye değil aziz Türk milletine emanet edilmiştir. Böylece milletin hâkimiyeti kurumsallaştırılmış ve kararlaştırılmıştır.
19 Mayıs 1919’dan 29 Ekim 1923’e kadar geçen süre içerisinde verilen bağımsızlık mücadelesi Cumhuriyet’in inşası adına saygı ve hayranlıkla andığımız bir zaman aralığı olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti, bu topraklar üzerinde kirli emelleri olan mihraklara karşı namus mücadelesi, bağımsızlık mücadelesi veren kahraman bir neslin emanetidir.
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu ilk günden bu yana, devlet yapısının tahrip olması için, Cumhuriyet ruhunun sarsılması için kirli eller gayretlerini sürdürmektedir.
Bu şahesere sahip çıkmak, korumak ve kollamak her Türk vatandaşının en temel ve vazgeçilmez görevi olmalıdır.
Herkes bilmeli ve unutmamalıdır ki, 5 bin yıllık bir tarihi olan Türk milleti bin yıllık son vatanında ettiği yemininden şartlar ne olursa olsun dönmeyecek dış mihraklara sevineceği imkânı asla sunmayacaktır.
Şanlı Türk Ordumuz bugünde güney sınırlarımızda ‘Barış Pınarı Harekâtı’ ile ülkenin huzur ve refahını bozmaya yönelik girişimlerde bulunan hainlere ağır bir darbe vurarak bölgeyi kontrol altına almış devletimizin gücünü bir kez daha göstermiştir. Bizlerde Erzincan’dan bir kez daha Şanlı Türk Ordumuzun daima yanında olduğumuzu belirtirken çıkmış oldukları bu yolda Rabbim’den Mehmetçiğimizi muzaffer eylemesini temenni ediyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, büyük Türk Milletinin Cumhuriyet Bayramı’nı içtenlikle kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün silah arkadaşlarını; büyük Türk milleti için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi şükran ve minnet duygularımla anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Büyük Türk Milleti, Aziz hemşehrilerim bizi tahakküm altına almak isteyen, bizi yok sayan, bize ihanet odakları oluşturmaya çalışan ne kadar kirli odak varsa mutlaka inlerinde yok edilecektir. Bunun sigortası Türk Silahlı Kuvvetleri dir ve Türk Silahlı Kuvvetleri tarihte her zaman yerini almış güç ve kudretini göstermiştir. 5000 yıllık tarihte Türk milletinin ordusu hep zaferlerle tanışmış bugün de o zaferlerden bir tanesini “Barış Pınarı Harekatıyla” sonuçlandırılmış olacaktır. Biz yıllardır kan gölüne çevrilen Ortadoğu'nun barışa, huzura, güvene ermesi için mücadele eden bir tarafız. Her ne kadar güvenli bölgenin oluşması için mücadele ettiysek hakim güçlerin bu konuda iyi niyetli olmadığını gördüğümüzden bugün biz müdahale etmek zorunda kaldık ve o güvenli bölgeyi oluşturacağız. Kesinlikle Suriyeli vatandaşlar huzur ve güven içerisinde kendi memleketlerine dönecek, Türk Silahlı Kuvvetleri de görevini yerine getirdikten sonra kendi topraklarına çekilecektir. Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yok, kendi toprağımızda gözü olanların da haddini bildirecek güç ve kudrete sahibiz. Zaferle sonuçlanacak bir barış harekatı herkes tarafından bilinmekte. Türk Silahlı Kuvvetlerine başarılar diliyor bütün şehitlerimizi rahmet minnet ve hürmetle anıyor geride bıraktıkları yakınlarına Sabr-ı Cemil niyaz ediyoruz.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Bağımsız ve onurlu yaşamak için, Türk milletinin hürriyet ve istiklalini yok etmeye çalışan düşman unsurlarına karşı verilen kurtuluş destanının sonucu olan 30 Ağustos Zafer Bayramının 97’nci yıldönümünü içtenlikle kutluyorum.
Türk Ordusu 97 yıl evvel Dumlupınar'da Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkumandanlığında muazzam bir zafere, yankıları halen süren bir kahramanlık destanına imza atmıştır.
26 Ağustos 1071 Malazgirt zaferiyle vatan haline gelen Anadolu’nun, 851 yıl sonra, yine bir 26 Ağustosta başlayan kutlu taarruzla hiçbir zaman hiçbir gücün ele geçiremeyeceğini milletimiz ispatlamış ve Sultan Alparslan’ın “Size öyle bir vatan aldım ki ebediyen sizin olacaktır” sözünü yere düşürmemiştir.
Bu zafer birliğimize, dirliğimize, varlığımıza yönelik emeller besleyenlere bir ders olmuş gerekli mesajı vermiştir.
Unutmamamız ve unutturmamamız gerekiyor ki biz, bu vatanın bir avuç toprağı için demir ve çeliğin karşısında iman ve inançla mücadele vermiş nesillerin torunlarıyız. Zafer için ömrünü canını hiçe saymış, vatanını namusu bilmiş ceddin torunlarıyız.
Ne yapsak bu topraklar için şehadet şerbeti içmiş şehitlerimize olan minnet borcumuz ödenmez. Son nefesimizi verene kadar vatanımızın her bir karışına sahip çıkıp, vatanına ve milletine sevdalı evlatlar yetiştirip; bu toprakların sahipsiz olmadığını, hala o ruhun yaşadığını cihana göstermeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, kutsal vatanımızın varlığı ve bağımsızlığının dünyaya kabul ettirildiği bu çok anlamlı zaferin yıldönümünde, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün silah arkadaşlarını; büyük Türk milleti için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi şükran ve minnet duygularımla anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Kardeşliğin, dostluğun değişmeyen adresi olan bayramlar Allah’a manen ve ruhen yaklaşmanın eşsiz bir fırsatıdır. İnanıyorum ki Allah rızası için kesilen kurbanlar birliğimizi ve beraberliğimizi güçlendirecek, Allah’a ettiğimiz dua ve niyazlar huzur ve selamet arayışımızın manevi mükâfatı olacaktır.
Son yurdumuzda aziz milletimizin varlığını güvenceye alacak ve ebedi kılacak en önemli hususların başında milli ve manevi değerlerimize sımsıkı sarılmak ve layıkıyla yaşamak gelmektedir.
Her bayram bir gönül alma, her bayram kucaklaşma, kaynaşma ve bir yakınlaşma vesilesidir. Bayramlar büyüklere hürmetin, küçüklere muhabbetin, akraba ve yakınlara şefkatin daha da fazlalaştığı müstesna zamanlardır.
Temennim birliğimizin, varlığımızın ve geleceğimizin, her günümüzün bir bayram günü gibi geçmesi, her anımızın iyilik ve doğrulukla zenginleşmesidir.
Bu düşüncelerle karışıklık ve kaos içinde dalgalanan İslam coğrafyasının ve bütün din kardeşlerimizin huzur ve esenlik bulmasını niyaz ediyor, bayramlarını tebrik ediyorum.
Aziz milletimizin, Türk Dünyasının ve tüm vatandaşlarımızın mübarek Kurban Bayramı’nı kutluyor, kurban ibadetlerinin Cenab-ı Allah katında kabul olmasını temenni ediyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Gazeteciler ve Basın Bayramı her yıl 24 Temmuz`da kutlanmaktadır. Tarafsız ve özgür bir basının varlığı güçlü demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur. Demokratik rejimlerin olmazsa olmazı, düşünce ve ifade özgürlüğünün vazgeçilmez aracı olan basın, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da önemini koruyacaktır. Halkımıza doğru haber alma imkânı sağlayan ve düşüncelerini başkaları ile paylaşmasına aracı olan basın kuruluşları, önemli bir toplumsal görev icra etmektedir. Toplumsal değerlere saygılı, sorumluluk bilinci içinde, tarafsız bir anlayışla görevini yerine getiren özgür basın, demokratik toplum düzeninin korunmasının en büyük güvencesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk`ün “Basın, Milletin müşterek sesidir” ifadesi basının toplumu aydınlatması bakımından üstlendiği misyonu en güzel şekilde açıklamaktadır.
Bu vesile ile görevini ilkeli ve tarafsız bir anlayışla sürdürecek olan tüm basın mensuplarımızın ‘24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramını' en içten dileklerimle kutluyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Büyük bir manevi huzurla idrak edilen ramazan ayının ardından, mübarek bayram günlerine ulaşmanın mutluluğunun yaşıyoruz. Aziz milletimizin gönül huzuruyla geçirecekleri, sevdikleriyle bir olacakları bir bayram diliyor, hepsine sevgi ve saygılarımı sunuyor, bayramlarını kutluyorum.
Hemen hemen her gün İslam coğrafyasından gelen patlama, saldırı, vahşet haberleriyle uyanıyoruz. Masum insanları hedef alan saldırılar, derin endişe ve üzüntü yaratmaktadır. En acı olanı da, Müslüman Müslümanı öldürmektedir.
Yüce Rabbimden tüm İslam coğrafyasının barış, huzur ve kardeşlik içinde bir bayram geçirmesini diliyorum. Bu bayram günlerinin Müslüman ülkelerin yeniden dirilişi için bir fırsat olmasını umuyorum.
Bu bayramın Türk –İslam âlemine mutluluk ve güç getireceği ümidiyle tüm İslam coğrafyasına iyi dileklerimi sunuyor, bayramlarını tebrik ediyorum. Bayramın 2. Günü saat 13.00-15.00 arası Belediye binamızda gerçekleştireceğimiz bayramlaşma törenine tüm hemşehrilerimizi davet ediyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Sayısız zaferlerle dolu Şanlı Türk Tarihi’nde 19 Mayıs 1919’un özel bir yeri ve önemi var. 100 yıl önce bugün, Türk Milleti, milli önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde önce milli mücadeleyi kazanarak Kurtuluş’a, sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak bağımsızlığa ulaşmasının ve bugünlere gelmesinin temellerini atmıştır.
Vatanımızın kurtuluşu ve milletimizin hürriyeti için başlayan bu kutlu yolculuk, sönmek üzere olan umutları canlandırmış ve herkesin bir ülkü etrafında toplanmasına varan sürece hız ve anlam kazandırmıştır.
En az dün kadar bugün de lazım olan aynı ruh ve şuurun gençliğe kazandırılması milli geleceğimiz açısından hayati derecede önemlidir. Türk gençliğine olan güvenimiz sonsuzdur. Gençlik, yeni fikirler, şuurlu nesiller yetişebilmesi için en büyük güvencemizdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk sözlerinde “Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. “ diyerek, gençliğe verdiği önemi bir kez daha vurgulamıştır. Bizlerde bu şuuru ebediyen yaşatmak için gerekli olan maddi manevi tüm imkânlarımızı kullanarak gençlerimizle aydınlık bir geleceğe emin adımlarla yürüyeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle Türk Milletinin ve geleceğimizin teminatı gençlerimizin bayramını kutluyor bu eserin mimarı Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, kurucu kahramanları ve aziz şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Tek bir kelimeyle dünyayı anlat deseler anne deriz belki de hepimiz. Anne; vatandır, anne topraktır, anne fedakârlıktır, anne candır. Bağımsızlık ruhumuzun, vatan sevgimizin bahçıvanıdır anne.
Anne; İslam’ın neferi Türk milletinin tarihi boyunca, her zaman baş üstünde tuttuğu en kıymetli yapı taşıdır. Hayatımızın hiçbir evresinde yeri doldurulamaz annelerimizin. Yemeden yediren, giymeden giydiren, göz nuruyla, binbir emekle bizleri büyüten annelerimiz bizlere yüce rabbimizin en büyük emanetidir. Nitekim 'Cennet annelerin ayakları altındadır' kutlu seslenişi bunun en bariz kanıtıdır.
Hayatımızın her anında onlara hürmetle, saygıyla, şükranla yaklaşmamız bizim en öncelikli sorumluluklarımız içindedir. Bu duygu ve düşüncelerle tüm annelerimizin anneler gününü kutluyor saygılar sunuyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Bugünün, engellerin aşılmasına, bilinç ve farkındalık düzeylerinin yeniden, ölçülüp yeniden değerlendirilmesine vesile olmasını tüm içtenliğimle belirtmek isterim.
Engelli olmak bir kusur değildir. Eğer bir engel arıyorsak, bilinmeli ki en büyük engel körelmiş kalplere sahip olan vücutlardır. Bilmeliyiz ki hepimiz bir engelli adayıyız. Bugünün ve yarının engellileri için atılan her adımı kendi şahsımız için atılmış bir adım olarak görebilirsek engelsiz yarınların temelini en sağlam şekilde atmış oluruz.
Engelli vatandaşlarımızın hayatlarını huzur içinde geçirebilmeleri için Erzincan Belediyesi olarak üzerimize düşen ne varsa yapmak bizim boynumuzun borcudur. Şayet Ulaşımdan eğitime, çalışma hayatından sağlık hizmetlerine varıncaya kadar her alanda engellilerimize insanca bir hayat sunmak, insani ve hukuki mükellefiyettir.
İstiyoruz ki engelli vatandaşlarımız hayatın her anında bizim eksikliğimizden kaynaklanan engellere maruz kalmasın. Bu duygu ve düşüncelerle engelleri aşmış bir toplum, kalplerdeki engellerin kalkmış olduğu bir toplum diliyor saygılar sunuyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Rahmet ve bereket simgesi, mübarek Ramazan ayına bir kez daha kavuşmanın ve karşılamanın sevinci ve mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız. Kutlu bir misafir olarak gelen ramazan’a milletçe hoş geldin diyor Ramazan ayının Milletimize ve tüm İslam âlemine huzur, barış, adalet ve merhamet getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.
Yüce kitabımızın indirildiği ve orucun farz kılındığı mübarek Ramazan ayında, iftar sofralarında sadece ekmeğimizi suyumuzu değil, sevgimizi, içtenliğimizi ve kardeşliğimizi de paylaşmalıyız.
İnşallah manevi coşku ve lezzetin yaşandığı bir ay boyunca Türk-İslam alemi diriliş ve silkinişle birlikte sükûnete kavuşur. Rabbim’den niyazım Tüm dünyada akan kanın durması, şiddetin sonlanması, barış ve kucaklaşmanın her tarafta hakim olmasıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan ayının İlimiz, Ülkemiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni eder, tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde bir Ramazan ayı geçirmelerini dilerim.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Emeğiyle hayatını kazanan, alın teriyle geçimini temin eden ve milletçe elde ettiğimiz toplam milli gelire büyük katkılar sağlayan milyonlarca çalışanımızın gururla idrak ettikleri anlamlı bir günün içindeyiz.
Helal kazancını elde etmenin arayışında olan ve emeğinden başka herhangi bir gücü olmayan kardeşlerimizin, millet ve devlet hayatında yeri doldurulamaz önem ve kıymeti bulunmaktadır.
Vatanımızın her köşesinde sahip oldukları en önemli değer olan emekleriyle, milletimizin ihtiyaçlarını karşılayan, beklentilerini gideren; dayanışmanın ve birlikte çalışmanın güzelliklerini sergileyen emekçilerimizin, sosyal ve ekonomik hayatta büyük payları vardır.
Ekonomik istikrarın yakalanabilmesi ve demokrasinin gerçek anlamına kavuşabilmesi her şeyden önce çalışanlarımızın bilinçli tercihleriyle mümkün olacaktır.
Dileğim, emekleriyle geçinen ve karşılarına dikilen birçok zorluğa göğüs germeye çalışan emekçilerimizin, biriken sorunlarının da bir an önce çözülmesi ve hak ettikleri ekonomik ve sosyal şartlara kavuşturulmalarıdır..
Bu duygu ve düşüncelerle, tüm emekçilerimizin bu anlamlı gününü kutluyor, aileleriyle birlikte sağlık ve mutluluk içinde bir ömür geçirmelerini Cenab-ı Allahtan niyaz ediyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
23 Nisan Türk Milleti’nin egemenliği kendi eline aldığı, kendi hayatı ve kaderi üzerinde hâkimiyetini herkese ilan ettiği gündür.
TBMM’nin kurulması ile egemenlik millete geçmiş, Türk toplumu, demokratik bir ortamda hak ve özgürlükleri kullanabilmenin bilinciyle yeniden şekillenmiştir. “Temel ilke, Türk milletinin onurlu ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu, ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir. Ne denli zengin ve gönençli olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet, uygar insanlık karşısında uşak durumundan öteye gidemez” diyerek bizlere asıl hedefimizi gösteren Mustafa Kemal Atatürk'ün öngördüğü gibi, Cumhuriyet'imizi ve ülkemizi daha ileriye götürecek kuşaklar yetiştirmek temel ilkemiz olmalıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir ve 23 Nisan 1929’da da bu bayramı çocuklara armağan etmiştir. Ulu Önder Atatürk’ün bu bayramı çocuklara armağan etmesi, geleceğimizi şekillendirecek olan çocuklarımıza duyduğu sevgi ve güvenin bir göstergesidir. Bütün bir milleti tek bir hedef altında kenetleyen bu anlamlı günün yıldönümünde, halkın iradesinin önünde hiçbir gücün bulunmadığını ve bulunamayacağını bir kez daha yüksek sesle söyleyebilmenin mutluluğunu yaşamaktayız.
Bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı, egemenliğin ilan edildiği gün, diğer taraftan 'yarının büyükleri, geleceğin garantisi' çocuklarımız için bir şenlik olan 23 Nisan’ı Yüce Türk Milletine hediye eden başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarına, bu toprakları bizlere vatan yapabilmek uğruna canlarını hiçe sayan milli mücadele kahramanlarımız gazilerimiz ile şehitlerimize şükran ve minnet duygularımı bir kez daha yineliyor geleceğimizin teminatı çocuklarımız başta olmak üzere aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı
Öncelikle şehrimizde ve ülkemizde huzur ve güvenliğimiz için gece gündüz demeden mesai mefhumu gözetmeden görevini ifa eden tüm polis teşkilatı mensuplarının polis haftasını kutluyorum. Türk polis teşkilatımız hukuk üstünlüğüne ve insan haklarına saygıyı ön planda tutarak onurlu ve şanlı bir şekilde 174 yılı geride bırakmıştır. Bizde bu vesile ile polis teşkilatının kuruluşunun 174. Yıldönümünü kutlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.
Son yıllarda terörle mücadelede şehitlerimizin yadigârı cennet vatanımızı bölmek isteyen hainlere karşı kahramanca mücadele eden Türk Polis Teşkilatımız, ülkemizin bütünlüğüne ve istikbaline yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi destansı mücadelesiyle bertaraf ederek, aziz milletimizin gönlünde taht kurmuştur.
Bu duygu ve düşüncelerle Erzincan’ımızın ve ülkemizin her bir köşesinde başarılı çalışmalar yürüten emniyet teşkilatımızın polis haftasını kutluyor bu cennet vatan uğruna can vermiş tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Bekir Aksun
Erzincan Belediye Başkanı